3. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var BirinciBirinci 123
Gösterilen Sonuçlar: 21 ile 26 ve 26

Konu: Necip Fazıl Kısakürek Şiirleri

  1. #21
    Forumun Kıpkıdemlisi HüsniyeDuman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Yaş
    28
    Mesajlar
    18.004
    Ettiği Teşekkür
    0
    1 mesaja 1 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    104

    Standart

    VEDA

    Elimde, sükutun nabzın dinle,
    Dinle de gönlümü alıver gitsin!
    Saçlarımdan tutup,kor gözlerinle,
    Yaşlı gözlerime dalıvar gitsin!

    Ümidim yılların seline düştü,
    Saçının en titrek teline düştü,
    Kuru yaprak gibi eline düştü,
    İstersen rüzgara salıver gitsin!
    Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
    Pir Zöhre Ana





    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] -[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

  2. #22
    Forumla Bütünleşmiş güzide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    29-03-2008
    Bulunduğu Yer
    Uzay
    Yaş
    31
    Mesajlar
    1.892
    Ettiği Teşekkür
    0
    1 mesaja 1 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    26

    Standart

    KARACAAHMET

    Deryada sonsuzluğu zikretmeye ne zahmet!
    Al sana, derya gibi sonsuz Karacaahmet!

    Göbeğinde yalancı şehrin, sahici belde;
    Ona sor, gidenlerden kalan şey neymiş elde?

    Mezar, mezar, zıtların kenetlendiği nokta;
    Mezar, mezar, varlığa yol veren geçit, yokta...

    Onda sırların sırrı: Bulmak için kaybetmek.
    Parmakların saydığı ne varsa hep tüketmek.

    Varmak o iklime ki, uğramaz ihtiyarlık;
    Ebedi gençliğin taht kurduğu yer, mezarlık.

    Ebedi gençlik ölüm, desem kimse inanmaz;
    Taş ihtiyarlar, servi çürür, ölüm yıpranmaz.

    Karacaahmet bana neler söylüyor, neler!
    Diyor ki, viran olmaz tek bucak, viraneler,

    Zaman deli gömleği, onu yırtan da ölüm;
    Ölümde yekpare an, ne kesiklik, ne bölüm...

    Hep olmadan hiç olmaz, hiçin ötesinde hep;
    Bu mu dersin, taşlarda donmuş sukuta sebep?

    Kavuklu, başörtülü, fesli, başacık taşlar;
    Taşlara yaslanmış da küflü kemikten başlar,

    Kum dolu gözleriyle süzüyor insanları;
    Süzüyor, sahi diye toprağa basanları.

    Onlar ki, her nefeste habersiz öldüğünden,
    Gülüp oynamaktalar, gelir gibi düğünden.

    Onlar ki, sıfırlarda rakamları bulmuşlar,
    Fikirden kurtularak, ölümden kurtulmuşlar.

    Söyle Karacaahmet, bu ne acıklı talih!
    Taşlarına kapanmış, ağlıyor koca tarih!
    Babam Seninle Dogdum Seninle Ölecegim Varsın Bana Ölüm Senin Yolunda Senin Işıgında Gelsin Grurumsun Pirimsin Atamsın Örnek Aldıgım Tek Lidersin BABAM
    Atatürk

  3. #23
    Forumla Bütünleşmiş güzide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    29-03-2008
    Bulunduğu Yer
    Uzay
    Yaş
    31
    Mesajlar
    1.892
    Ettiği Teşekkür
    0
    1 mesaja 1 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    26

    Standart

    UTANSIN

    Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
    Hedefe varmayan mızrak utansın!

    Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!
    Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!

    Eski çınar şimdi noel ağacı;
    Dallarda iğreti yaprak utansın!

    Ustada kalırsa bu öksüz yapı,
    Onu sürdürmeyen çırak utansın!

    Ölümden ilerde varış dediğin,
    Geride ne varsa bırak utansın!

    Ey binbir tanede solmayan tek renk;
    Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın!
    Babam Seninle Dogdum Seninle Ölecegim Varsın Bana Ölüm Senin Yolunda Senin Işıgında Gelsin Grurumsun Pirimsin Atamsın Örnek Aldıgım Tek Lidersin BABAM
    Atatürk

  4. #24
    Forumla Bütünleşmiş güzide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    29-03-2008
    Bulunduğu Yer
    Uzay
    Yaş
    31
    Mesajlar
    1.892
    Ettiği Teşekkür
    0
    1 mesaja 1 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    26

    Standart

    MUHASEBE ..

    Ben artık ne şairim, ne fıkra muharriri!
    Sadece beyni zonklayanlardan biri!

    Bakmayın tozduğuma meşhur Babialide!
    Bulmuşum rahatımı ben bir tesellide.

    Fikrin ne fahişesi oldum, ne zamparası!
    Bir vicdanın, bilemem, kaçtır hava parası?

    Evet, kafam çatlıyor, güya ulvi hastalık;
    Bendedir, duymadığı dertlerle kalabalık.

    Büyük meydana düştüm, uçtu fildişi kulem;
    Milyonlarca ayağın altında kaldı kellem.

    Üstün çile, dev gibi geldi çattı birden! Tos!!
    Sen cüce sanatkarlık, sana büsbütün paydos!

    Cemiyet, ah cemiyet, yok edilen ruhiyle;
    Ve cemiyet, cemiyet, yok edilen güruhiyle...

    Çok var ki, bu hınç bende fikirdir, fikirse hınç!
    Genç adam, al silahı; iman tılsımlı kılınç!

    İşte bütün meselem, her meselenın başı,
    Ben bir genç arıyorum, gençlikle köprübaşı!

    Tırnağı en yırtıcı ******ın pencesinden,
    Daha keskin eliyle, başını ensesinden,

    Ayırıp o genç adam, uzansa yatağına;
    Yerleştirse başını, iki diz kapağına;

    Soruverse: Ben neyim ve bu hal neyin nesi?
    Yetiş, yetiş, hey sonsuz varlık muhasebesi!

    Dışımda bir dünya var, zıpzıp gibi küçülen,
    İçimde homurtular, inanma diye gülen...

    İnanmıyorum, bana öğretilen tarihe!
    Sebep ne, mezardansa bu hayatı tercihe?

    Üç katlı ahşap evin her katı ayrı alem!
    Üst kat: Elinde tespih, ağlıyor babaannem,

    Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve aşıkları,
    Alt kat: Kızkardeşimin (Tamtam) da çığlıkları;

    Bir kurtlu peynir gibi, ortasından kestiğim;
    Buyrun ve maktaından seyredin, işte evim!

    Bu ne hazin ağaçtır, bütün ufkumu tutmuş!
    Koku iffet, dalları taklit, meyvesi fuhuş...

    Rahminde cemiyetin, ben doğum sancısıyım!
    Mukaddes emanetin dönmez davacısıyım!

    Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana;
    Yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana.

    Zaman, korkunç daire; ilk ve son nokta nerde?
    Bazı geriden gelen, yüzbin devir ilerde!

    Yeter senden çektiğim, ey tersi dönmüş ahmak!
    Bir saman kağıdından, bütün iş kopya almak;

    Ve sonra kelimeler; kutlu, mutlu, ulusal.
    Mavalları bastırdı devrim isimli masal.

    Yeni çirkine mahkum, eskisi güzellerin;
    Allah kuluna hakim, kulları heykellerin!

    Buluştururlar bizi, elbet bir gün hesapta;
    Lafını çok dinledik, şimdi iş inkilapta!

    Bekleyin, görecektir, duranlar yürüyeni!
    Sabredin, gelecektir, solmaz, pörsümez Yeni!

    Karayel, bir kıvılcım; simsiyah oldu ocak!
    Gün doğmakta, anneler ne zaman doğuracak?
    Babam Seninle Dogdum Seninle Ölecegim Varsın Bana Ölüm Senin Yolunda Senin Işıgında Gelsin Grurumsun Pirimsin Atamsın Örnek Aldıgım Tek Lidersin BABAM
    Atatürk

  5. #25
    Forumla Bütünleşmiş güzide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    29-03-2008
    Bulunduğu Yer
    Uzay
    Yaş
    31
    Mesajlar
    1.892
    Ettiği Teşekkür
    0
    1 mesaja 1 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    26

    Standart

    TAKVİMDEKİ DENİZ

    Hasreti denizlerin,
    Denizler kadar derin.
    Ve o kadar bucaksız.
    Ta karşımda yapraksız
    Kullanılmış bir takvim.
    Üzerinde bir resim;
    Azgın, sonsuz birdeniz.
    Kaygısız, düşüncesiz,
    Çalkanıyor boşlukta
    Resimdeyse bir nokta;
    Yana yatmış bir gemi,
    Kaybettiği alemi
    Arıyor deryalarda.
    Bu resim rüyalarda
    Gibi aklımı çeldi,
    Bana sahici geldi.
    Geçtim kendi kendimden,
    Yüzüme o resimden,
    Köpükler vurdu sandım.
    Duymuş gibi tıkandım,
    Ciğerimde bir yosun.
    Artık beni kim tutsun.
    Denizler oldu tasam,
    Yakar onu bulmazsam
    Beni bu hasret dedim
    Varırım elbet dedim.
    Bir ömür geze geze
    Takvimdeki denize.
    Ne var bana ne oldu
    Odama nasıl doldu
    Birden bire bu meltem
    Ve dalgalandı perdem
    Havalandı kağıtlar.
    Odamda kıyamet var.
    Ah yolculuk yolculuk
    Ne kadar baygın soluk
    O gün bizde betbeniz
    Ve ne titrek kalbimiz.
    Ve eşyamız ne küskün.
    Yola çıktığımız gün
    Bir sıraya dizilmiş
    Gözyaşlarını silmiş,
    Bakarlar sinsi sinsi
    Niçin o anda hepsi
    Bir kuş gibi hafifler
    Arkandan geleyim der
    Niçin o güne kadar
    Dilsiz duran ne kadar
    Eşya varsa dirilir
    Yolumuza serpilir
    Ufak böcükler gibi
    Gezer onların kalbi
    Üstünde döşemenin
    Gizli bir didişmenin
    Saati çalar o an
    Birden bakar ki insan
    Herşey karmakarışık.
    Ayırmak olmaz artık
    Bir kalbi bir taraktan
    Ve kalb ağlayaraktan
    Çekilir geri geri
    Terkeder bu mahşeri.
    Bu mahşerin içinden
    O gün ben de geçtim ben,
    Nem varsa evim, anam,
    Çocukluğum, hatııram,
    Ve ne sevdalar serde
    Bıraktım gerilerde
    Kaçar gibi yangından.
    Rüzgarların ardından
    Baktım da süzgün süzgün
    Kurşun yükünü gönlün
    Tüy gibi hafiflettim.
    Denize hicret ettim.
    Babam Seninle Dogdum Seninle Ölecegim Varsın Bana Ölüm Senin Yolunda Senin Işıgında Gelsin Grurumsun Pirimsin Atamsın Örnek Aldıgım Tek Lidersin BABAM
    Atatürk

  6. #26
    Forumla Bütünleşmiş güzide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    29-03-2008
    Bulunduğu Yer
    Uzay
    Yaş
    31
    Mesajlar
    1.892
    Ettiği Teşekkür
    0
    1 mesaja 1 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    26

    Standart

    GECEYE ŞİİR -1-

    Kalbim bir çiçektir, gündüzler ölgün;
    Gelin, gelin, onu açın geceler!
    Beni yâdedermiş gibi, bütün gün
    Ötün kulağımda, çın, çın, geceler!

    Geceler çekmeyin benimçin hüzün,
    Gelin siz, ruhumu tenimden süzün;
    Bırakın nâşımı yerde gündüzün,
    Gölgemi alın da kaçın geceler!
    Babam Seninle Dogdum Seninle Ölecegim Varsın Bana Ölüm Senin Yolunda Senin Işıgında Gelsin Grurumsun Pirimsin Atamsın Örnek Aldıgım Tek Lidersin BABAM
    Atatürk

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21-11-2014, 18:08
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-12-2013, 19:22
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20-02-2012, 22:10
  4. Necip Fazıl Atatürk İçin Ne Yazmıştı?
    HüsniyeDuman - forum Atatürk Haberleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-12-2011, 11:59
  5. Necip Fazıl'ın Atatürk Düşmanlığı
    PELİN - forum

    Atatürk ve Ulusal Mücadele

    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05-04-2008, 17:11

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.