alevi köyleri,alevi ünlüler,alevi türküleri,alevi nedir,alevi sözleri


Sayfa 1 Toplam 69 Sayfadan 1231151 ... SonuncuSonuncu
Toplam 682 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree2Likes

Konu: 999 Adet Kitabın Özeti - Tam Arşivlik

  1. #1
    Forum Gönüllüsü PELİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Yaş
    25
    İleti
    6.513
    Tecrübe Puanı
    47

    Thumbs down 999 Adet Kitabın Özeti - Tam Arşivlik

    999 Adet Kitap Özetlerimizle Sizlerle Beraberiz.

    Konunun içerisinde bulunan kitap adları aşağıda yazmaktadır.

    ZöhreAnaForum Aracılığı ile..

    1 küçük ağa
    2 robin cook

    3 BİR TEREDDÜTÜN ROMANI
    4 SİMYACI
    5 BİZ İNSANLAR
    6 Çatıdaki Rüzgar
    7 ERMENİ İDDİALARI VE GERÇEKLER
    8 HUZUR
    10 ÇÖLDE BİR İSTANBUL KIZI
    11 VERONİKA ÖLMEK İSTİYOR
    12 KÜÇÜK AĞA
    13 ATEŞTEN GÖMLEK
    14 AŞK-I MEMNU
    15 AKŞAM GÜNEŞİ
    16 ÇATIDAKİ NEFES
    17 EKSİK PARÇALAR
    18 KAŞAĞI
    19 THE SUCCESSFUL LIEUTENANT
    20 SEMERKANT
    21 BİR KADIN DÜŞMANI
    22 BUGÜNÜN SARAYLISI
    23 ANKARA
    24 TOPRAK UYANIRSA
    25 ACIMAK
    26 MAİ ve SİYAH
    27 VAHŞİ BİR KIZ SEVDİM
    28 Yaprak Dökümü
    29 ADI AYLİN
    30 TOPRAK UYANIRSA
    32 YILANLARIN ÖCÜ
    33 VERONİKA ÖLMEK İSTİYOR
    34 ÜMİT DÜNYASI
    35 BOMBA
    36 ÇALIKUŞU
    37 KİRALIK KONAK
    38 YALNIZIZ
    39 YABAN
    41 KAN VE ONUR
    42 ŞİŞHANEYE YAĞMUR YAĞIYORDU
    43 FARELER VE İNSANLAR
    44 CEZMİ
    45 BİR ÖLÜNÜN DEFTERİ
    46 OLIVER TWIST
    47 Taif’te Ölüm
    48 Ankara
    49 KURTULUŞ SAVAŞÇILARI
    50 YÜKSEK ÖKÇELER
    51 GAZİ VE FİKRİYE
    52 Gerileme Hipotezlerini Onaylama Testleri
    53 CEZMİ
    54 EYLÜL
    56 SİLAHLARA VEDA
    57 SODOM VE GOMORE
    58 İKİ GÜZEL GÜNAHKAR
    60 HEPSİNDEN ACI
    62 ANAHTAR
    63 KAYIP ARANIYOR
    64 BEYAZ KALE
    65 ALDATACAĞIM
    67 DOKUZUNCU HARİCİYE KOĞUŞU
    68 Korkunç Yıllar
    69 İHTİYAR DOST
    72 AŞK-I MEMNU
    73 MUTLU ÖLÜM
    74 Simyacı
    75 İnce Memed
    76 BİZ İNSANLAR
    77 Anamın Kitabı
    78 HUZUR
    79 Benövşeler Üstte Göz Yaşları
    81Yezidin Kızı
    82 ANAHTAR
    83 DAĞLARI BEKLEYEN KIZ
    85 ÖLÜM DİYETİ
    86 Ankara Ekspresi
    88 DAĞA ÇIKAN KURT
    89 SODOM VE GOMORE
    90 MARTI
    92 DAMGA
    94 ADI AYLİN
    95 KİRALIK KONAK
    96 BEYAZ GEMİ
    99 KORKUNÇ YILLAR
    100 FATİH-HARBİYE
    101 Mikinler Tekkesi
    102 GÜNEŞ ÜLKESİ
    103 YÜZÜKLERİN EFENDİSİ
    104 KUYRUKLU YILDIZ ALTINDA BİR İZDİVAÇ
    107 İDEOLOJİK DEVLET FAALİYETİNİN ÖNEM KAZANMASI
    108 DAĞLARI BEKLEYEN KIZ
    111 Zulüm Dağları Aşar- Çanakkale İçinde
    112 LÜZUMSUZ ADAM
    113 Sessiz Ev
    114 YABAN
    115 Ankara’da Savaş Rüzgarları
    116 DAMGA
    118 Güneydoğu’dan Öyküler III Geride Kalanlar
    119 DUDAKTAN KALBE
    120 Yaprak Dökümü
    127 Mikinler Tekkesi
    128 Gulyabani
    138 SAVAŞÇI
    139 AGO PAŞA’NIN HATIRATI
    140 NEMİDE
    141 GÖDELİ MEHMET
    142 Ateş Geçitleri
    143 KIRIK HAYATLAR
    147 BALTACI MEHMET PAŞA VE KATERİNA
    149 The Cyprus Peace Operation:
    150 GÖLGELİ BAHÇE
    152 SERGÜZEŞT
    153 TÜRKÜN ATEŞLE İMTİHANI
    154 DOĞUNUN LİMANLARI
    155 Cemal Paşa’nın karargahı(4. Karargah)
    156 ESKİ HASTALIK
    157 The Balkan Wars (1911- 1913)
    159 HANDAN
    160 ÇANAKKALE ASKERİNE RÜTBE GEREKMEZ
    163 cengiz aymatov Bütün Eserleri-2
    164 Korkunç Yıllar
    165 NEHİR TANRISI
    166 The Battle of Arnhem (Operation Market Garden)
    167 KENTE GİDEN YOL
    168 İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN
    170 Ramses Kadeş Savaşı
    171 U.S. WOMAN IN VIETNAM
    173 ATEŞ GEÇİTLERİ
    175 PEARL HARBOR(On 7 December 1941)
    176 KUSURSUZ KADINLAR
    177 YÜREĞİMİ SANA BIRAKTIM
    181 HAYVAN ÇİFTLİĞİ
    185 ZAMBAKLAR AÇARKEN
    187 NESL-İ AHİR
    191 FATİH-HARBİYE
    193 KORKUNÇ YILLAR
    194 NEVA
    197 Lider ve Demagog
    198 ATAÇAĞ
    199 YALNIZIZ
    201 Üç İstanbul
    202 Sarıkamış Dramı
    203 Çanlar Kimin İçin Çalıyor
    204 YAPRAK DÖKÜMÜ
    205 İçimizdeki Çocuk
    207 İKİ ŞEHRİN HİKAYESİ
    208 SEVDALİNKA
    210 DİRİLİŞ
    212 ONLAR DA İNSANDI
    213 KÖPRÜ
    216 SUÇLU
    219 Değişen Stratejilerin Odağında Türkiye
    221 MAVİ TÜY
    224 KEŞANLI ALİ DESTANI
    225 SİLAHLARA VEDA
    226 Tek Adam
    227 ANADOLU NOTLARI
    229 OYUN
    230 ZELİŞ
    235 BİR ÇİFT YÜREK
    238 Değişen Stratejilerin Odağında Türkiye
    239 NAKARAT
    241 Kurt İzi
    247 ATEŞTEN GÖMLEK
    251 KAN DAVASI
    252 YÜREĞİNİN GÖTÜRDÜĞÜ YERE GİT
    253 FÜREYA
    254 KENDİ AYAKLARI ÜSTÜNDE
    255 İBNİ SİNA’NIN TALEBESİ HEKİM
    256 CEMİLE
    257 EYLÜL
    258 DOĞUNUN LİMANLARI
    259 ANA
    260 BİR ÖLÜNÜN DEFTERİ
    262 AYLAK ADAM
    263 ÇALIKUŞU
    265 Sınıf Arkadaşım ATATÜRK
    267 İNTİBAH
    268 MATEMATİĞİN AYDINLIK DÜNYASI
    269 NAMUS (ANDY JESSUP)
    270 Ankara Ekspresi
    273 RAMSES KADEŞ SAVAŞI
    276 MİLİİ SAVAŞ HİKAYELERİ
    277 EYLÜLÜN GOLGESiNDE BiR YAZDI
    279 ÖLÜDEN MEKTUP VAR
    280 İKİ ŞEHRİN HİKAYESİ
    281 KUMARBAZ
    283 ÇATIDAKİ NEFES
    284 MAHŞER
    286 GÜN OLUR ASRA BEDEL
    287 TOPRAK ANA
    288 İZMİR HİKAYELERİ
    292 MEMLEKET HİKAYELERİ
    295 SARAY VE ÖTESİ
    297 ARMAĞAN
    298 GURBET HİKAYELERİ
    300 Handan
    301 Davud
    302 Zambaklar Açarken
    304 Çölde Bir İstanbul Kızı
    306 Bir Kadın Kayboldu
    307 Ölü Ozanlar Derneği
    308 GELİBOLU
    310 MARTI
    315 Ümit Dünyası
    316 YÜKSEK ÖKÇELER
    318 Yemin
    320 GÖDELİ MEHMET
    321 Gençliğim Eyvah
    323 İNTiBAH
    326 HAYVAN ÇİFTLİĞİ
    327 ERİKLER ÇİCEK AÇTI
    329 Saray Ve Ötesi
    330 Hıçkırık
    331 KARLI DAĞDAKİ ATEŞ
    332 TREN
    333 BİR DEVRİN ROMANI
    334 Zeytindağı
    335 Doğu Ekspresinde Cinayet
    336 Tek Çarık Yüzbaşı
    338 Solan Umut
    339 YAPRAK DÖKÜMÜ
    345 İBN BATUTA SEYAHATNAMESİ’N DEN SEÇMELER
    346 HAREM
    347 PANORAMA
    348 GÖNÜLÇELEN
    349 SİNEKLİ BAKKAL
    350 Benim Adım Kırmızı
    351 SON SIĞINAK
    352 Yağmur Beklerken
    353 YALNIZ EFE
    355 Eski Hastalık
    357 FİLLER DE HATIRLAR
    358 SÜRGÜN
    360 KİRALIK KONAK
    364 GECE UÇUŞU
    367 ERİKLER ÇİÇEK AÇTI
    368 Ayaşlı İle Kiracıları
    369 AŞK BEKLİYOR
    371 Bir Devrin Romanı
    373 Solan Umut
    374 Fırtınaya Karşı
    375 Bir Kadın Düşmanı
    377 Son Tren
    378 İÇİMİZDEKİ BİZ
    381 CANAN
    387 GELİBOLU YENİLGİNİN DESTANI
    389 ÖLÜ CANLAR
    391 İSTANBUL’UN BİR YÜZÜ
    392 DAĞA ÇIKAN KURT
    394 CADI
    396 DOSTLUĞUN GÜCÜ
    399 ATEŞTEN GÖMLEK
    400 FERDİ VE ŞÜREKÂSI
    403 KIRIK HAYATLAR
    404 KÖPRÜ
    407 KURTLAR SOFRASI
    409 Suç ve Ceza
    413 SARI ZEYBEK
    417 BEYAZ GECELER
    418 Güneydoğu’dan Öyküler 1
    422 ATEŞ GECESİ
    428 KIZILCIK DALLARI
    429 YÜZBAŞI SELAHATTİN’İN ROMANI
    432 Subay Ve Centilmen
    434 AY BATTI
    435 DAVA
    442 SİNEKLERİN TANRISI
    444 Toprak Kurşun Geçirmez
    446 Robinson CRUSOE
    447 SON YENİÇERİ
    448 Zulüm Dağları Aşar ÇANAKKALE İÇİNDE
    452 CANBAZ
    456 Hayvan Mezarlığı
    457 Korkunç Yıllar
    462 KUMARBAZ
    474 DOĞUNUN LİMANLARI
    481 Ölü Canlar
    482 MİLLİ SAVAŞ VE HİKAYELERİ
    484 Uzun-Beyaz-Bulut GELİBOLU
    486 Veronika Ölmek İstiyor
    489 Yağmur Beklerken
    491 AŞK-I MEMNU
    492 Cahit KÜLEBİ Bütün Şiirleri
    494 BUDALA
    495 Çarpışma
    496 MİSKİNLER TEKKESİ
    497 KIZIL ELMA
    500 İhtiyar DOST
    501 Yüzleri Arayan Adam
    502 BİR KADIN DÜŞMANI
    504 BİR AKŞAMDI
    505 GÜNEŞE DÖN YÜZÜNÜ
    507 FİGAN
    509 YAPRAK DÖKÜMÜ
    510 HABABAM SINIFI
    511 ALEMDAĞ ’ DA VAR BİR YILAN
    512 YEŞİL GECE
    513 ŞIPSEVDİ
    514 HÜKÜM GECESİ
    515 DAVA
    516 Safiye Sultan
    518 TANRININ KIRBACI ATTİLA
    519 NİMETŞİNAS
    520 Cezmi
    521 Sergüzeşt
    522 KİRALIK KONAK
    523 ALDATACAĞIM
    524 MEZARINDAN KALKAN ŞEHİT
    525 RAMSES KADEŞ SAVAŞI
    526 MAVİ-IIGÖRSEL SANATLAR ÜZERİNE DENEMELER VE ELEŞTİRİLER
    530 Hayatınızın Amacı
    531 BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK
    532 BEYAZ LALE
    533 YEŞİL GECE
    534 Vurun Kahpeye
    535 SULARI ÜRPERTEN GECE
    537 Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini
    538 GENÇLİĞİM EYVAH
    541 Biz İnsanlar
    542 MİLLİ SAVAŞ HİKAYELERİ
    545 YÜZÜNCÜ AD
    546 PASİFİK DRAMI
    548 Dağ yolu
    549 Sarıkamış Dramı
    552 GELİBOLU – UZUN BEYAZ BULUT
    553 GÜNEBAKAN
    554 Ak Topraklar
    555 Gülen Ada
    556 Eğil Dağlar
    558 BOŞLUKTA SALANAN ADAM
    559 Mustafa Kemal ve Latife
    560 Ateş Gecesi
    561 DOĞUNUN LİMANLARI
    562 SAVAŞ PİLOTU
    563 BİR SÜRGÜN
    564 KADIN PENÇESİ
    565 YEZİD’İN KIZI
    566 KALP AĞRISI
    568 PANORAMA
    569 ATEŞ GECESİ
    571 Nehrin Dönemeci
    572 ESKİCİ VE OĞULLARI
    574 “KAR”
    575 “FERDİ VE ŞÜREKASI”
    576 SOFİ’NİN DÜNYASI
    577 RUHSAR HANIM
    580 Kırık Hayatlar
    582 Yüzüncü Ad
    584 KAMİL VE MERYEM’E DAİR
    586 ZAMBAKLAR AÇARKEN
    588 Tek Adam 1
    589 KOKU
    592 MEYYALE
    593 BİR YAZIN TARİHİ
    596 GÜLNİHAL
    597 CANAN
    599 Dağa Çıkan Kurt
    600 FÜREYA
    601 BİR KUCAK ÇİÇEK
    604 Geçmişin Geleceği
    606 BİR İÇİM SU
    607 KANUNSUZLAR
    608 YEŞİL GECE
    609 BOGAZİÇİ ŞINGIR MINGIR
    610 Fazladan Bir Adam
    611 KORKUNÇ YILLAR
    613 Bir Kadın Düşmanı
    615 FARELER VE INSANLAR
    616 MEDYUM
    617 TARİHİN TANIKLIĞINDA ERMENİLER VE RUMLAR
    618 Kosova Balkanları Anlamak İçin
    620 BİR DÜĞÜN GECESİ
    625 DÖNÜŞÜM
    626 KERTENKELENİN UYKUSU
    627 BİR TEREDDÜTÜN ROMANI
    629 BOMBA
    631 Miskinler Tekkesi
    635 Zulüm Dağları Aşar- Çanakkale İçinde
    637 TANRI DAĞI ZİYARETİ
    639 Nehir Tanrısı
    640 YÜZBAŞI SELAHATTİN’İN ROMANI
    641 HÜKÜM GECESİ
    642 FERDİ VE ŞÜREKASI
    644 HEPSİNDEN ACI
    645 BİR YAZIN TARİHİ
    646 YANLIŞ ADRES
    647 ESKİ HASTALIK
    650 İrtica ve Bölücülüğe Karşı Militan Demokrasi
    651 BEYAZ KALE
    652 Benövşeler Üstte Göz Yaşları
    654 İNCİ
    657 SARAY VE ÖTESİ
    659 ATEŞ GECESİ
    661 MAHŞER
    662 SİNEKLİ BAKKAL
    663 KADIN PENÇESİ
    664 Yavuz Sultan Selim Ağlıyor
    666 DUDAKTAN KALBE
    667 KALP AĞRISI
    669 Panorama
    670 SON TREN
    673 BİR TEREDDÜTÜN ROMANI
    676 BEYAZ GECELER
    681 EUGENİE GRANDET
    683 İHTİYAR BALIKÇI
    685 YAĞMUR BEKLERKEN
    687 STAR
    688 KURTLAR SOFRASI
    691 Hıçkırık
    692 FEDAİLERİN KALESİ ALAMUT
    694 GÜNEŞ ÜLKESİ
    695 SÜRGÜN
    696 VAHŞİ BİR KIZ SEVDİM
    698 Ölü Canlar
    702 ERİKLER ÇİÇEK AÇTI
    703 KAN DAVASI
    705 ÇETE
    706 Yeşil yol
    709 EYLÜL
    713 Zeytindağı
    717 Acı Kahve
    720 Ak Zambaklar Ülkesi Finlandiya’da
    721 Ada
    726 BOĞAZİÇİ ŞINGIR MINGIR
    728 Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
    731 AERITH'Lİ MORGAN
    733 AGO PAŞA’NIN HATIRALARI
    737 Ağaç Kurdu
    738 AH BEYOĞLU VAH BEYOĞLU YANDI GİTTİ KÜL OLDU
    740 TANRININ KIRBACI ATTİLA
    742 Şeytan Dönemeci
    745 AJAN
    746 AK DAĞLAR
    754 HITLER'S PROBABLE BEHAVIOR IN THE FUTURE
    756 CEMİLE – SULTAN MURAT
    757 Al Midilli
    759 Altın Postu Ararken
    767 Anamın Kitabı
    769 ANIT AĞAÇLAR
    772 ARABA SEVDASI
    779 Aşk-ı Memnu
    781 Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği
    782 Atatürk’ün Fikir Sofrası
    783 ATATÜRK’ün İzinde Bir Arpa Boyu
    784 ATATÜRK'ÜN ÜSTÜN KİŞİLİĞİ
    785 Atatürk Olmasaydı
    786 Atatürk'ün Avrasya Devleti
    792 Ayaşlı ve kiracıları
    794 GENİŞ ZAMANLAR
    795 HUZUR
    797 Yaralı Aşklar
    798 BABALAR VE OĞULLAR
    799 ONLAR DA İNSANDI
    804 Satranç
    808 BENİM ADIM KIRMIZI
    814 BEYAZ DİŞ
    817 BEYAZ KALE
    821 Uzun Beyaz Bulut Belibolu
    824 BİR AVUÇ SAÇMA
    825 Bir Bardak Süt
    830 BİR DEVRİN ROMANI
    832 Bir Dinazorun Anıları
    833 BİR DÜĞÜN GECESİ
    836 BİR İÇİM SU
    837 Bir Kadın Düşmanı
    839 BİR KADIN KAYBOLDU
    841 Bir Mahzun Büyücü
    849 BİR TEREDDÜTÜN ROMANI
    851 BİR TÜRK AİLESİNİN ÖYKÜSÜ
    854 Akşam Güneşi
    855 Harem
    858 PRIMO TÜRK ÇOCUĞU NASIL OLDU
    863 EKMEK ELDEN SU GÖLDEN
    864 Bugünün Saraylısı
    867 BİR SÜRGÜN
    870 BUYUK ÜMİTLER
    872 BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK
    882 Çatıdaki Rüzgar
    891 Yağmur Beklerken
    892 Cinayet Nedeni
    897 BİR KADIN DÜŞMANI
    899 DUDAKTAN KALBE
    900 KUMARBAZ
    901 ÖLÜDEN MEKTUP VAR
    902 BİR TEREDDÜTÜN ROMANI
    903 İKİ ŞEHRİN HİKAYESİ
    904 KAN VE ONUR
    905 CUMBA’DAN RUMBA’YA
    906 Cüceler
    907 Cüzzamlı
    908 DAMGA
    914 ÇANKAYA
    918 ÇÖLDE BİR İSTANBUL KIZI
    922 Dağların Gözyaşları II. Cilt
    923 Dağların Gözyaşları 1
    926 Dağ yolu
    933 KırkYıl
    934 DİRİLİŞ
    939 Doğunun Limanları
    946 Dördüncü Protokol
    948 DUDAKTAN KALBE
    951 ATEŞ GECESİ
    955 RAMSES BATI AKASYASININ ALTINDA
    956 Mefküreci Zabit
    957 ÜÇ İSTANBUL
    959 Eğil Dağlar
    967 YALNIZIZ
    969 BİR KUCAK ÇİÇEK
    971 DELİKANLI ADAMIN EL KİTABI
    977 AŞİNA YÜZLER
    979 AY BATTI
    985 Nehir Tanrısı
    986 OLIVER TWIST
    987 Yağmur Beklerken
    990 ŞEKER PORTAKALI
    991 BUGÜNÜN SARAYLISI
    993 Osmanlıların stratejik sorunları
    998 Eski Hastalık


    Not : Sıra atlamaları Aynı Kitabın 1 den fazla özeti bulunduğu içindir.

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » Kubilay'ı şehit eden Derviş Mehmet
    • » Allah Muhammed Ya Ali (şirazi)
    • » Sezer Tansuğ ( 1930)- (1988)
    • » Ülkücüler MHP'yi şikayet etti
    • » Alevilik nedir ne değildir?
    • » Obama ifade verdi
    • » İnsan bi başsağlığı diler değil mi???
    • » Şehitlik ziyareti gruplara paralı
    • » Atatürk'ün eşyalarına bakanlık sahip...
    • » Terörle mücadele sürüyor

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Edebiyat ve Psikoloji
    • » Nerdesin Be Anne...
    • » Anneeeeee(annelik işte buuu)
    • » Acı Ve İnsan
    • » Şahtan Şaha
    • » Dünya Dili Türkçe: Hangi dilde kaç...
    • » Ağır Kan Kaybı
    • » Batan Bu Köhne Şileb...
    • » Ben Sana Mecburum
    • » Tolstoy’un Holstomer hikâyesi Türkçe’de
    Konu PELİN tarafından (21-03-2009 Saat 11:10 ) değiştirilmiştir.



    Ben göremem daha uzun boyunu
    Ahret derler kısaltamam yolunu
    Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
    Yetis Ya Üseyin baban gidiyo

  2. #2
    Forum Gönüllüsü PELİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Yaş
    25
    İleti
    6.513
    Tecrübe Puanı
    47

    Standart

    TÜRK DİLİ VE KOMPOZİSYON-1 DERSİ
    KİTAP ÖZET FORMU

    KİTABIN ADI
    KÜÇÜK AĞA

    KİTABIN YAZARI
    TARIK BUĞRA
    YAYIN EVİ VE ADRESİ
    VARLIK YAYINEVİ
    BASIM YILI
    1973

    1-)KİTABIN KONUSU :

    Birinci Dünya Savaşı ile birlikte Osmanlı Devleti eski gücünü,heybetin i kaybetmeye başlamış,isyanl ar ve işgallerle zayıf duruma düşmüştür.Kitap ta , bir Anadolu kasabası olan Akşehir'den yola çıkılarak ,kurtuluş mücadelesinin bir bölümü anlatılmaktadır .Olaylar Akşehir’in bir kasabasında başla ve gelişir.

    2-) KİTABIN ÖZETİ :

    Dünya Savaşı resmen sona ermiş olmakla birlikte , Osmanlı Devleti üzerinde yarattığı etkiler tüm gücüyle devam emektedir.Savaş sonrası bir çok asker memleketlerine geri dönmüştür.Zayia tın büyüklüğü evlerine dönen erlerin çoğunun gazi oluşuyla daha da iyi anlaşılmıştır.B u erlerden biri de Salih adlı Akşehirli bir askerdir.Memlek etine döndüğünde kaybettiği kolunun acısıyla beraber , ülkenin durumunu daha acı bir şekilde anlayan Salih gittiğinden beri çok şeyin değiştiğini görür.Önceleri dost olarak yaşayan Rumlar ve kendi halkı şimdi birbirinden soğumuştur.Sali h’in samimi arkadaşı olan Niko da bir Rum dur ve gelişmelerden o da etkilenmiştir.Y avaş yavaş Yunan ve İngiliz ordularının işgal haberleri gelmekte ve iki halkın birbirine olan düşmanlığı artmaktadır.Sal ih ise yüzyıllardır Osmanlı himayesinde rahatça yaşayan Rumların bu davranışını bir ihanet olarak görmekle beraber arkadaşı Niko’dan kopamamaktadır. Rumlarla olan dostluğu kasabalı tarafından fark edilir ve kasabalı Salih’i dışlar.Salih artık sürekli Niko ve O’nun çevresiyle dolaşır olmuştur.Artık Osmanlı ve Padişaha olan güvenci de sarsılmıştır.Ka ybettiği kolunun hayatına tesiri büyük olmuştur.Kimsen in O’na hak ettiği saygıyı göstermediğine
    inanan Salih kendini namazdan niyazdan çekmiştir.Öte yandan halk işgallere tepkisiz kalmama kararı almıştır fakat bunun kimin önderliğinde yapılacağı karmaşası vardır.
    Salih günler geçtikçe kendi kasabalısının tepkisini kazanmış ve artık istenilmeyen biri olmuştur.Bu sırada kasabaya İstanbullu Hoca adında bir hoca gönderilir.İsta nbul’dan gönderiliş amacı kasabada padişaha ve Osmanlı’ya bağlılığı teşvik edici düşünceyi sağlamaktır.Hoc a gerçekten de çok etkili bir insandır ve halkın büyük beğenisini ve takdirini kazanır.Vaazlar da cemaate Osmanlı padişah ve din lehinde düşüncelerini aktarmaktadır.B u sırada memlekette Hoca’nın düşüncesine tam ters olmamakla birlikte , kurtuluş ümidi olabilecek bir örgüt kurulmaktadır.K uvayı Milliye adı verilen bu örgüt Anadolu’da işgalleri önlemek ve İstanbul ve padişah yönetiminin boyunduruğundan kurtulmak için kurulmuştur.Fak at Kuvayı Milliye’nin işi çok güçtür.Memleket te işgallere karşı veya işgallerden yana bir çok örgüt vardır. Kuvayı Milliye önce bu örgütleri kendi tarafına çekmeli veya bertaraf etmelidir.Hocan ın vaazları da Kuvayı Milliye ilkelerine ters düşmektedir.Hoc a her fırsatta padişaha bağlılıktan bahsetmektedir , Kuvayı Milliye ise padişahtan kurtulmak ,yeni bir yönetim kurmak amacını gütmektedir.İşt e bütün bu ihtilaflar dolayısıyla Kuvayı Milliye yandaşları ve Hoca arasında bir elektriklenme ve zıtlaşma meydana gelir.Hoca ise halka kendini çok sevdirmiştir çünkü her yönüyle iyi ve doğru bir insandır.Fakat Hoca da kendi içinde bir yandan yaptığı işin gerçekten doğru olup olmadığının sorgulamasını , padişaha olan güvencinin doğruluğunun şüphesini yoklamaktadır.K uvvacılarla Hoca arasındaki çatışma zamanla iyice açık şeklini alır ve vaazlarda karşıt fikirler açıklanır.
    Olaylar gelişirken Salih ise unutulmuşluk ve terkedilmişlikt en bir kaçış olarak Kuvayı Milliye’ye katılmaya verir.O’nu bu kararı vermeye zorlayan başka bir şey ise yakın arkadaşı Niko’nun da sonunda Osmanlıya karşı savaşta yer almasıdır.Salih bu ihanetin öcünün peşinden koşacak ve kurtuluş mücadelesinde büyük rol oynayacaktır.Ku vva bir türlü hizaya gelmeyen Hoca hakkında ölüm emri çıkartır.Hoca evliliği ve çocuğu ve en önemlisi de halkın zorlamasıyla Akşehir’den kaçar ve çete reislerine sığınır.Kuvva ile arasında yaşanan kovalamacadan sağ kurtulur ve kendi başına yanına adam da alarak bir kasabaya sığınır.Kuvva ise Hocayı kaçırdığı için üzgündür ve Salih’i O’nu bulmakla görevlendirir.H oca ise şimdi hangi tarafta yer almak gerektiğinin hesabını yapmaktadır.Kuv ayı Milliye ise her geçen gün başarı kazanmakta ve güçlenmektedir. Salih Hoca’yı bulur ve O’nu padişah hizmetinden vazgeçerek Kuvva yararına çalışmaya ikna eder.Beraberce Çerkez Ethem’in kardeşi Tevfik Bey’in çetesine katılırlar .Çerkez Ethem ve kardeşleri milli mücadelede en büyük rollerden birini üstlenmiş ve gerek düşman işgallerine gerekse ayaklanmalara karşı başarılar sağlamışlardır. Fakat şimdi düzenli ordu ve İsmet Paşa’nın emri altına girmek söz konusu olunca Çerkez Ethem ve kardeşleri zıt bir tavır takınarak Kuvva’ya ve Ankara’ya karşı isyan bayrağı açmıştır.Hoca ise bu yolun yanlış olduğuna inanır ve onları bu yoldan döndürmek için planlar kurar.Hoca’nın amacı Çerkez Ethem ve kardeşlerini Kuvva’ya karşı cephe almaktan vazgeçirmek olmasa bile olası bir isyan halinde güçlerini zayıflatmaktır. Bu sırada Hoca Salih’ i haber edinmek için Akşehir’e yollar.Akşehir’ de ise Hoca öldü bilinmektedir.O ysa Hoca hayattadır ve yeni kimliği “Küçük Ağa” ile kuvva yararına çalışmaktadır.H oca’nın Kuvva yararına çalıştığı haberi Salih tarafından Akşehir’de sadece Kuvvacı olan birkaç kişiye duyrulur ve memnuniyet yaratır.Başta Kuvayı Milliye hareketine büyük hizmet vermiş Doktor olmak üzere Kuvvacılar Hoca’nın kendi saflarına katılışından büyük haz duyarlar.
    [IMG]file:///C:/DOCUME~1/winxp/LOCALS~1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.g if[/IMG]Hoca Ethem’in İsmet Paşa hizmetine girmemek için yapacağı en büyük saldırı olan Kütahya saldırısında O’na bir oyun oynayarak başarısızlığını sağlar ve Kuvayı Milliye’ye en büyük hizmetini vermiş olur.Ethem ise Yunanlılara sığınacaktır.Ho ca ise bütün bu ihtiras ve gücü elinde bulundurma tutkusuna kapılan insanlardan nefret etmektedir.Artı k savaş alanından başka bir cephede de mücadele verilmektedir , şimdi iktidar çekişmeleri büyük tehdit oluşturmaktadır .Hoca bunu acıyla farkeder.Ankara ise Hoca’nın başarılarından haberdardır ve kendisini Ankara’ya davet eder.Daveti kabul eden Hoca Ankara’nın durumunu yakından görür ve cephede savaşmanın , bu iktidar kavgasında yanlış düşünenlere ve hainlere verilecek savaştan daha kolay olduğunu düşünür.Fevzi Paşa Hoca’ya yakınlık gösterir.Hoca bütün bu kişiliklerin önemini daha iyi anlamaktadır.Me mleket zafere doğru gitmektedir ve bu noktada Ankara ve Melis’e büyük iş düşmektedir.Bu sırada Küçük Ağa yani İstanbullu Hoca Ankara'da kendisini Akşehir'den tanıyan ve bir zamanlar zıt fikirleri yüzünden tartıştığı Kuvvacı Doktor ile buluşur.Doktor böyle saygıdeğer birinin kendi saflarına katılışından duyduğu mutluluğu Hoca’ya söyler ve asıl kimliğini bilenin sadece kendisi olduğunu , kendisi dışındakilerin O’nu Küçük Ağa diye tanıdıklarını anlatır.Hoca ise artık özlediği eşi ve çocuğunun özlemiyle yanmaktadır.
    Küçük Ağa Fevzi Paşa ile birlikte Akşehir’e gelir ve burada da tanınmadığını ve Küçük Ağa olarak bilindiğini görür.Eşi ve Çocuğu hakkında bilgi alır ve çocuğunu bulur fakat eşinin durumu kötüdür.Eşine geldiğini haber eder fakat kadın ölmek üzeredir ve oğlunu Hoca’ya emanet ettiğini söylemekle kalır ve günler sonra da ölür. Hoca daha sonra Ankara’ya döner ve mücadeleye devam eder.


    3-)KİTABIN ANA FİKRİ:

    Vatan ve millet sevgisi , bağımsızlık duygusu. Kurtuluş savaşının küçük bir kasaba' dan görünüşü.

    4-)KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLME Sİ:


    Küçük Ağa(İstanbullu Hoca):Kurtuluş mücadelesine büyük hizmetler vermiş binlerce kişiden biri.

    Salih:Birinci Dünya Savaşında sağ kolunu kaybetmiş ve hayatının anlamını Kurtuluş Mücadelesi ile tekrar kazanan biri.

    Çerkez Ethem:Başlarda vatan ve millet için yeri tutulmaz hizmetler vermiş , cephede büyük başarılar göstermiş, fakat düzenli orduya geçme kararı alındığında tamamen zıt fikirleri benimsemiş ve zararlı olmuş bir çete reisi.

    Doktor Haydar Beyünya Savaşında Yüzbaşı rütbesiyle görev yapmış ve milli mücadele yıllarında Kuvayı Milliye’ye büyük hizmetler vermiş bir asker.

    Ali Emmi:Kurtuluşu Kuvayı Milliye’de gören ve çok büyük fedakarlıklarda bulunan yaşlı bir vatandaş.

    5-)YAZARIN HAYATI

    2 Eylül 1918 tarihinde Akşehir'de doğdu. İlk ve ortaokulu Akşehir'de okudu. İstanbul Lisesi'nin yatılı kısmında okurken bu lisenin yatılı kısmının kapatılması üzerine kaydını Konya Lisesi'ne aldırdı ve liseyi burada bitirdi. (1936). Lise yıllarında Tarık Nazım müstear ismiyle hikaye ve şiirler yazmaya başlayan Tarık Buğra, İstanbul Üniversitesi Tıp ve Hukuk fakültelerinde bir süre okuduktan sonra kaydolduğu Edebiyat Fakültesi Türk Dili Edebiyatı Bölümünün son sınıfında ayrıldı. Askerlik hizmetinden sonra Şişli Terakki Lisesi'nde muallim muavini olarak işe başladı.
    Cumhuriyet gazetesinin açtığı yarışmada Oğlum(uz) adlı öyküsüyle bin liralık büyük ödüle layık görüldüğü ilan edildi. (1948). Ancak, Tarık Buğra'ya bu para yerine altın bir kalem ödül olarak verildi. Aynı yarışmada Doğan Nadi'nin bölük komutanı birinci ilan edildi ve bu zatın hikayeci olarak adına ikinci bir kez daha rastlanılamadı. Yine de bu ödül neticesinde aldığı yoğun iş teklifleriyle basın hayatına atılma konusunda cesareti artan Tarık Buğra, Akşehir'e dönerek Nasrettin Hoca Gazetesi'ni çıkardı (26 Temmuz 1949-28 Haziran 1952). Milliyet gazetesi, Vatan, Yeni İstanbul gazetesi (1952- 1956), Yol Dergisi (1968) ve Tercüman gazetesinde (1970-1976) sanat sayfaları düzenledi, fıkralar yazdı, yazı işleri müdürlüğü yaptı. Hisar dergisi ve Türkiye gazetesinde de yazan Tarık Buğra, 26 Şubat 1994 tarihinde İstanbul'da öldü.

    BAŞLICA YAPITLARI :
    Bu Çağın Adı, Dönemeçte, Osmancık, Gençliğim Eyvah, Küçük Ağa, İbiş'in Dünyası, Firavun İmanı, Yarın Diye Bir şey Yoktur, Siyah Kehribar, Politika Dışı, Yağmur Beklerken, Yalnızlar



















    Ben göremem daha uzun boyunu
    Ahret derler kısaltamam yolunu
    Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
    Yetis Ya Üseyin baban gidiyo

  3. #3
    Forum Gönüllüsü PELİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Yaş
    25
    İleti
    6.513
    Tecrübe Puanı
    47

    Standart

    TÜRK DİLİ VE KOMPOZİSYON-I DERSİ
    KİTAP ÖZETİ

    KİTABIN ADI
    İstila
    KİTABIN YAZARI
    Robin COOK
    YAYINEVİ VE ADRESİ
    Cumhuriyet Kitab Kulübü Çağaloğlu/ İSTANBUL
    BASIM YILI
    1999


    1. KİTABIN KONUSU :
    Hızla gelişen bu evrende dünya ondan başka da dünyalar olduğunu fark etmeli ve buna yönelerek bu konuda kendine göre bir takım işlere başlamalıdır. Yoksa bir gün bu alanda bulunan (dış çevredeki) varlıklar onu fethedebilir. Bunu göze alarak bilime ve teknolojiye önem vermenin bilincinde olmalıdır.

    2. KİTABIN ÖZETİ :
    Her şey bir gece aniden olan bir meteor yağmuru ile başlar, şehirdeki tüm elektronik eşyalar yanmıştır. Bu olaydan sonra çevrede siyah çakıl taşlarına benzeyen cisimler fark edilir. İnsanlar bu çakıl taşlarına dokunduklarında bu çakıl taşları insanlara bir protein aşılayarak, insan ve tüm canlı genlerinde 2.5 milyar senedir pasif bir şekilde bulunan, fakat bu aşı ile beraber aktifleşecek bir virüs canlanır ve değişim başlar. Artık insanlık nezleden daha hızlı yayılan bir belayı bir avuç bilim adamı ile atlatmak zorundadır.

    3. KİTABIN ANA FİKRİ :
    Sürrealist bir görüşle; uzaydaki diğer toplumların da var olduğu, bizleri izlediği ve uygun ortam oluştuğu takdirde dünyadan insanlığın çıkarılıp yeni bir ırkın dünyayı istila edebileceği.

    4. KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLME Sİ:
    Kitapta gösterilecek bir şahıs veya eser kahramanı yoktur; çünkü yazar aniden insanlar tarafından bilinmeyen bir varlığın çıktığını ve hızlıca yayıldığını anlatan bir olayı yazıyor. Varlık, insanoğlunun gördüğü ve bildiği hiç bir şeye benzemiyor: yeni bir terminatör klasiği...

    5. KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
    Kitapta olay çok heyecan verici bir şekilde gelişerek devam ediyor. Her insanı şaşırtabilecek bir yetkiye sahip diyebiliriz.Kit abın getirdiği yeniliği şöyle ifade edebiliriz; 2.5 milyar gibi çok uzun bir zaman periyoduna bağlı bir senaryoya internet kavramının ve hüzünlü bir aşk hikayesinin sığdırılabilmes i. Kitapta bilim ve yeni çağımız hakkındaki kavramların bulunması kitabı daha da zevkli hale getirmiştir, bunu okuyan herkesin bu kitabı seveceğine inanıyorum.

    6. KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:
    Robin Cook romanlarıyla çok büyük üne kavuşmuş bir yazardır, çok sıradışı bir hayat yaşamıştır ki, genelde tüm yazarların hayatı böyle olur. Bilime çok önem veren ve bunu eserlerinin çoğunda kullanan bir yazardır. Onun eserleri hakkında hatta şöyle derler; ”Bizi ölümüne korkutmayı, bir zamanlar doktor olan Robin Cook’a bırakın”. Robin Cook, en bastırılmış çekincelerimizi bile şaşırtıcı bir yetenekle gün ışığına çıkarıp bizi kendimizle yüzleştiren bir yazar. En kışkırtıcı yapıtı olarak nitelenen bu kitapta, Robin Cook; kaynağı bilinmeyen, bu nedenle daha da dehşet verici olan yeni bir varlığın ortaya çıkıp aniden yayılmasını anlatıyor.











    Ben göremem daha uzun boyunu
    Ahret derler kısaltamam yolunu
    Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
    Yetis Ya Üseyin baban gidiyo

  4. #4
    Forum Gönüllüsü PELİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Yaş
    25
    İleti
    6.513
    Tecrübe Puanı
    47

    Standart



    KİTABIN ADI

    BİR TEREDDÜTÜN ROMANI

    KİTABIN YAZARI
    PEYAMİ SAFA
    YAYIN EVİ
    ŞEFİK MATBAASI – İSTANBUL
    BASIMYILI
    1987


    1) KİTABIN KONUSU:

    Bir yazarın iki kadın arasında evlenmek için yaşadığı tereddütü anlatıyor.

    2) KİTABIN ÖZETİ:

    Kitap Mualla adında bir kızın arkadaşı tarafından tavsiye edilen bir kitabı okumasıyla başlar. Kitap kendisine çok ilginç gelir ve yazarıyla bir baloda karşılaşır. Yazar Mualla’yı görür görmez beğenir ve evlenme teklif eder. Mualla da düşünmek için süre ister.

    Yazar daha sonra eskiden tanıştığı ve bir hayranı olan Vildan ile karşılaşır. Vildan da yazara evlenme teklif eder. Ona kocasından ayrılarak geldiğini söyler. Fakat yazar bunu nazik bir dille geri çevirir. Vildan yazarı intihar etmekle tehdit eder. Bir kaç ay geçtikten sonra yazar tekrar Vildan ile karşılaşır. Kendi izini ona bir süre kaybettirmiştir . Ama bu yeni karşılaşma Vildan’daki değişikliği yazara fark ettirir. Vildan’ın, evine çağırma teklifini kabul eder. Evine gittiğinde Vildan’dan bazı itiraflar duyar. Vildan’ın asıl isminin Vildan olmadığını ve kocasından ayrılmadığını ve bir de sevgilisi olduğunu öğrenir. Ertesi gün Vildan’ın evine gelip gerçekleri öğrenmek istediğinde ise evden taşındığını öğrenir ve Vildan hakkında hiçbir bilgi alamaz.


    3) KİTABIN ANA FİKRİ:

    İnsanlar önemli bir karar verirken daima tereddüt içinde olmuşlardır. Önemli buluşlar ve icatlar hep şüphe ve tereddütten doğmuştur.



    4) KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLME Sİ:

    Mualla: Çok zengin ve asil bir ailenin kızı, dünyaya bakış açısı çok farklı olan bir kişiliğe sahip, devamlı farklı şeylerin arayışı içinde.

    Vildan: Acayip davranışları bulunan, yaşamayı sevmeyen söyledikleriyle yaptıkları arasında çelişki olan ihtiraslı bir kadın.

    Yazar: İnsanların ruhi tasvirlerini çok iyi yapabilen, düşüncelerinde daima kuvvetli ve kararlı olmaya çalışan güçlü iradeye sahip bir insan.



    5)KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:

    Kitap dil bakımından fazla yalın olduğu söylenemez. Yabancı kelimelere biraz fazla yer verilmiş; ama yine de akıcı ve sürükleyici bir yapıt. Esrarengizlikle rle dolu her an diğer sayfasında ne olacakmış düşüncesiyle okunacak bir kitap. Sonunda da yine okuyucuya yorum imkanı bırakarak bu özelliğini göstermiştir.

    6)KİTABIN YAZARI HAKKINDA BİLGİ:

    Çocukluğu hastalık ve geçim zorlukları içinde geçti. Düzenli bir öğrenim görmedi. Bazı gazetelerde fıkra yazarı olarak çalıştı. felsefe konularına ve psikolojik çözümlemelere geniş yer verdi. XX. yüzyılda Türk toplumunun geçirdiği medeniyet değişimi ve sosyal bunalımlar üzerinde durdu. Başlıca romanları: Sözde Kızlar, Şimşek, Mahşer, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Fatih-Harbiye, Yalnızız.










    Ben göremem daha uzun boyunu
    Ahret derler kısaltamam yolunu
    Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
    Yetis Ya Üseyin baban gidiyo

  5. #5
    Forum Gönüllüsü PELİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Yaş
    25
    İleti
    6.513
    Tecrübe Puanı
    47

    Standart

    KİTABIN ADI

    SİMYACI

    KİTABIN YAZARI
    PAULO COELHO
    YAYIN EVİ
    CAN YAYINLARI-İSTANBUL
    BASIMYILI
    1999


    1) KİTABIN KONUSU:

    İspanya’dan kalkıp Mısır Piramitlerinin eteklerinin hazinesini aramaya gelen Endülüslü çoban Santiago’nun masalsı yaşamının felsefi öyküsü.

    2) KİTABIN ÖZETİ:


    Romanın kahramanı Santiago’nun anne ve babası rahip olması için onu papaz okuluna göndermiştir. On altı yaşına geldiğinde rahip olmak istemediğini, okuldan ayrılmayı ve gezginci olmak istediğini babasına söyler. Bunun üzerine babası da, oğluna içinde üç adet altın İspanyol parası olan bir kese vererek oğluna “git, kendine bir sürü al ve en iyi şatonun bizim şatomuz ve en güzel kadınların bizim kadınlarımız olduğunu öğreninceye kadar dünyayı dolaş” der ve oğlunu kutsar. Önce, babasının vermiş olduğu parayla bir koyun sürüsü alır ve yaşamının büyük düşünü gerçekleştirmey e başlar; artık geziyordur.

    Akşam yattığında uykusunda gördüğü rüyaların da etkisinde kalarak; gördüğü bir düşün gerçekleşme olasılığının yaşamını ilginçleştirece ğini düşünür ve o şekilde hareket eder. Romanın ana konusunu teşkil eden Mısır Piramitleri’ne gitmesi ve orada hazine bulacağı ona rüyasında söylenir. Romanın kahramanı, rüyasını gerçekleştirmek için önce bir falcı kadına rüyasını anlatır. Falcı kadın Salem kralı olarak tanıtan yaşlı adamla konuşur, kendi amaçlarını anlatır. Yaşlı adam, hayatın gizemleri hakkındaki bilgiye karşılık Santiago’dan sürüsünün onda birini vermesini ister. Yaşlı adam, Santiago’ya biri beyaz diğeri siyah olmak üzere iki adet gizemli taş verir ve siyah olanı “evet”, beyaz olanı “hayır” anlamını taşıyan bu taşları “zora düştüğün zamanlarda kullanırsın ancak kendi kararını kendin vermeye çalış” der.

    Mısır’a gitmek için önce koyun sürüsünü satar ve parasını cebine koyarak yola çıkar. Arap çocuğu ile tanışır, beraber pazara giderler. Fakat Arap paralarla birlikte kaçarak Santiago’yu bu şehirde parasız pulsuz bırakır. Bunun üzerine Santiago para kazanmak için bir billuriyeci dükkanında çalışmaya başlar. 6 ay kadar burada çalıştıktan sonra Santiago yeterli parayı kazanarak tekrar yola koyulur. Yolda bir İngiliz’le karşılaşır. Yolda karşılaştıkları güçlüklerde kendi kişisel menkıbelerini aramak üzere yola çıktıklarını söylerler.

    Santiago, yüreğinin söylediklerini dikkatle dinleyerek çölde ilerlemesine devam eder. Karşılaştıkları güçlükler karşısında hep kendi kişisel menkıbesine güvenir ve sonunda kumullar tepesine ulaşır. Piramitler, bütün görkemiyle karşısında yükseliyordur. “Gerçekte kendi kişisel menkıbesini yaşayan kimseye karşı hayat cömerttir” diye düşünür. Sabah uyandığında gerçekten bulunduğu yeri kazmış ve içi mücevher dolu bir sandık bularak rüyasında gördüğü ve Mısır’a piramitlere kadar gidip bulmayı arzuladığı hazineye kavuşmuştur.



    3) KİTABIN ANA FİKRİ:

    Hayattaki mutluluğumuz bazen bize uzak gibi görünse de çok yakınımızda olabilir. Bunu geç de olsa anlamak bize hayatın tadına varmamızı sağlayacaktır.

    4) KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLME Sİ:

    Santiago: İhtiraslı çalışkan bir kişiliğe sahiptir. Çevredekilere çabuk uyum sağlayabilen şıpsevdi bir kişidir. Tek arzusu dünyada mutlu olmak ve kendi dilediği gibi yaşamaktır.

    İngiliz: Kitap okumayı çok seven, akıllı ve macera seven bir kişiliğe sahiptir. Kişisel menkıbesini aramak üzere yola çıkan bir gezgindir.


    5)KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:

    Kitap çok etkileyici ve sürükleyici bir yapıt felsefi konulara yer verilmiştir. Yalın ve sade bir dille yazılmıştır. Herkesin okurken kendisinden ve hayattan bir şeyler bulacağı bir kitaptır.

    6)KİTABIN YAZARI HAKKINDA BİLGİ:

    Paulo Coelho

    Rio de Janeiro’da doğdu. Roman yazarlığına başlamadan önce, oyun yazarı, tiyatro yönetmeni ve sevilen bir şarkı yazarıydı. Coelho, gençliğinde bir hippiydi. 1986 yılında Hıristiyanların , Batı Avrupa’dan başlayıp İspanya’da Santiago de Compostela kentinde sona eren geleneksel bir hac yolculuğu yaptı; bu deneyimini 1987’de yayımladığı The Pilgrimage adlı kitabında anlattı. 1988 yılında yayımlanan ikinci kitabi Simyacı, Coelho’yu en çok okunan çağdaş yazarlardan biri yaptı. .Öteki kitapları; Brida, Valkürler ve son yazdığı Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum, Ağladım’dır. Simyacı 42 ülkede yayımlandı. 26 dile çevrildi.



    Ben göremem daha uzun boyunu
    Ahret derler kısaltamam yolunu
    Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
    Yetis Ya Üseyin baban gidiyo

  6. #6
    Forum Gönüllüsü PELİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Yaş
    25
    İleti
    6.513
    Tecrübe Puanı
    47

    Standart

    kitabın adı
    biz insanlar
    kitabın yazarı
    peyami safa
    yayın evi
    ötüken
    basım yılı
    1987


    1.kitabın konusu : aşık olan bir insanın düşünme kabiliyetini nasıl kaybettiği ve gerçekleri görememesi

    2.kitabın özeti :kurtuluş savaşı zamanında zengin halktan bazıları kendi çıkarları için işgalci devletler ile yankınlaşma içerisine girer.orhan o dönemde yatılı okulda öğretmenlik yapmaktadır.tal ebelerinden tahsin, sınıf arkadaşı cemil’in kaşını taş atarak patlatır.orhan, cemil’in tedavisini yaptırıp annesinin yanına götürür.tahsin’ in cemil’e taş atmasının nedeni ‘eşşek türk’ diye hitap etmesidir. Orhan köşkte cemil’in ablası vedıa’yı görür.ilk bakışta birşey yok zanneder fakat aşık olmuştur.orhan tahsin olayından sonra okuldan istifa eder.çünkü orhan’a göre cemil’in bilmeyerek bütün türk halkına hakaret ettiğini düşünür.artık orhan’ı açlık ve yoksulluğun hüküm sürdüğü günler beklemektedir.k ar fırtınasının olduğu bir akşam orhan yatağında soğuktan yatamaz.en yakın caddeye çıkıp son parasıyla sıcak bir çay içmek ister.gittiğind e kahvehane kapalıdır ve olduğu yere düşer.kahvecini n erken gelmesiyle hayatı kurtulur ve öğretmenken en iyi anlaştığı necati’nin evine gider.necat’i orhan’a bir arkadaşının çevirmen aradığını söyler.artık orhan’ında parası vardır. Eski anılar canlanır ve vedia tekrar aklına gelir.onu unutamaz ama vedia ile evlanmek isteyen birçok kişi vardır.bunlarda n subay olan ahmet’i gördüğünde başına gelecekleri anlar ama aşkı daha üstün gelir.ve olacakları umursamaz. Tahsin’in babası bu arada hapishaneden çıkar.hapishane ye girmesinin nedeni vedia’nın annesidir. Vedia herkese aşıktır ve bu orhan’ı korkutur.vedıa ile bir an önce evlenmek ister.vedia buna yanaşmamaktadır .vedia’nın annesi köylüler tarafından sevilmez çünkü evine fransız bayrağı asmıştır.ahmet vedia’dan uzaklaşmak için cepheye gider ve orada ölür.orhan vedia ile buluşacağı bir gün vedia’nın hastahanede olduğunu öğrenir ve koşarak hastahabeye gider.vedia şuursuzca yatmaktadır.orh an günlerce hastahanede onun yanında kalır.çok halsiz düşmüştür.dokto rların tüm ısrarlarına rağmen dinlenmeyi kabul etmez.vedia eskisinden iyidir ama hala şuuru yerine gelmemiştir.içe rini havasından sıkılan orhan dışarıya çıkmak için ayğa kalkar ama sendeler.çok bunalır.ayağa kalkmak için tekrar hareket eder.duvarlarda n tutunarak koridoro çıkar.ama gözleri hiçbir şey görmez.merdiven lerden inerken dengesini kaybeder ve düşünmek istemediğini ölümü vedia’nın aşkından olur.vedia ertesi sabah iyileşir ama ahmet’in ölümüüne neden olduğu gibi orhan’ıda bilinmezlikleri n içine atarak ölümüne neden olur.ama vedia hala yaşamaktadır.

    3.kitabın ana fikri:bir şeyi ne kadar çok istersek isteyelim sağ duyumuzu,mantığ ımızı asla kaybetmemeli,he r zaman gerçekler doğrultusunda ve arkadaşlarımızı n önerilerine kulak vererek karar vermeli,duygusa l davranmamalıyız .

    [sıze=3]4.kitap hakkında şahsi görüşler: kitapta yabancı cümlelerin çok fazla kullanılmış olması kitabın akıcılığını olumsuz yönde etkilemektedir. kitap bildiğimiz aşk kurgusu uzerine yazılmasına rağmen zaman olarak kurtuluş savaşı yıllarının seçilmesi okuyucunun ilg,s,n, çekmektedir.ola yların fazla ve karmaşık olması okuyucunun isteğini kırmaktadır.aşk romanlarından hoşlanıyorsanız okumanızı tavsiye ederim[/sıze]
    5.kişilerin ve olayların incelenmesi:
    orhan :öğretmendir.far klı görüşleri yüzünden evden genç yaşta ayrılmıştır. Arkadaşları tarafından sevilir ama biraz dik kafalıdır.yakış ıklı ve laf yapmasını bilen birisidir.vedia ’yı sever.aşırı duygusal bir kişiliğe sahiptir.
    vedia:her gördüğüne aşık olan birisidir.duygu sal yönden gelişmemiştir.c ivardaki en güzel kızdır.fiziksel olarak narin bir yapıya sahiptir.arkada şları tarafından sevilir.orhanla birlikte birçok kişiye aşıktır.
    ahmet :kendisi subaydır. Vedia’ya ilk gördüğünden beri aşıktır.biraz fazla duygusal olduğundan gerçekleri göremez.yakışık lı v esakin bir kişiliğe sahiptir.çevres iinde sevilir.
    tahsin:yatılı okulun en sessiz öğrencisidir.ba bası hapishanede ve annesi ölmüştür.zekidi r ama fazla konuşmaz.yerli halk tarafından çok sevilir.duygusa l açıdan çok zararlar görmüştür ama belli etmez.
    cemil:vedia’nın kardeşidir.batı kiltiri altında yetişmektedir. Kendini beğenmiş olduğundan pek sevilmez.burnu havadadır.zekid ir ama arkadaşlarını hor gördüğünden yalnızdır.tek dostu onu yetiştiren dadısıdır.
    necati:öğretmendir.her alanda bilgisi vardır.arkadaşl arı arasında sevilir.orhan’ı n en iyi dostudur.gerçek lere göre karar verir.yardım severdir.milliy etçi bir yapıya sahiptir.
    vedia’nın annesi:batı hayranıdır.yerl i halk tarafından sevilmez.çocukl arını batılı gibi yetiştirmek istemektedir.ko casını kaybetmiştir.he r gece istila kuvvetlerine parti verir.zeki ve kinci bir kişiliğe sahiptir.halkı umursamaz ve onları küçük görür.

    yazar hakkında kısa bilgi:
    [sıze=3]peyami safa[/sıze]

    [sıze=3]1899- 15 haziran 1961): Yazar. Istanbul'da doğdu. Meşhur şair ismail safa'nın oğludur. Düzenli bir öğrenim göremedi. Kendi kendisini yetiştirdi. 13 yaşında hayata atıldı. Posta telgraf nezaretinde çalıştı. öğretmenlik (1914-1918), gazetecilik (1918-1961) yaptı. Hayatını yazıları ile kazandı. Istanbul'da öldü.[/sıze]
    romanları: Gençliğimiz (1922), şimşek (1923), sözde kızlar (1923), mahşer (1924), bir akşamdı (1924), süngülerin gölgesinde (1924), bir genç kız kalbinin cürmü (1925), canan (1925), dokuzuncu hariciye koğuşu (1930), fatih-harbiye (1931), atilla (1931), bir tereddüdün romanı (1933), matmazel noralya'nın koltuğu (1949), yalnızız (1951), biz insanlar (1959). Hikâyeleri: Hikâyeler (halil açıkgöz derledi, 1980).



    Ben göremem daha uzun boyunu
    Ahret derler kısaltamam yolunu
    Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
    Yetis Ya Üseyin baban gidiyo

  7. #7
    Forum Gönüllüsü PELİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Yaş
    25
    İleti
    6.513
    Tecrübe Puanı
    47

    Standart


    KİTABIN ADI
    Çatıdaki Rüzgar
    KİTABIN YAZARI
    V.C.ANDREWS
    YAYINEVİ VE ADRESİ
    Altın Kitaplar Yayınevi Cağaloğlu / İSTANBUL
    BASIM TARİHİ
    1999


    KİTABIN KONUSU:

    Çocukların Aile Yaşantılarının, Geleceklerini Nasıl Etkileyecekleri ni Anlatmaktadır.

    KİTABIN ÖZETİ :

    Chris, Carrie ve Cathy adlı üç gencin, annelerinin üzerlerinde kurduğu baskı ve öldürme girişimi karşısında evden kaçmasıyla başlayan yolculukları, çocukların üç yıl beş ay tavan arasında kapalı kalmaları, annelerine karşı kin beslemelerine neden olmuştur. Anneleri mirasa konmak için çocuklarını öldürmek üzere arsenik katılmış çörekleri çocuklara yedirir.

    Annelerinden kaçtıktan sonra doktor Paul Sheffield’ in üç çocuğu yanına alır. Onların hastalıklarının tedavisini yapar ve bir baba şefkatiyle yanına alıp onları özel okullara gönderir. Yıllar geçtikçe doktor ile en büyük kız olan Cathy arasında yakınlaşma olur. Ayrı kaldıklarında büyük çöküntü içine girerler. Cathy’ in balerin olma arzusu onu Julian ile tanıştırır. Onunla aşk yaşarken asıl amacının annesinden öcünü almak olduğunu hatırlar. Annesinin genç eşi olan Bart’ı ayarlayıp kinini ve çektiği acıları aynen onada yaşatmaya çalışır.

    Bir gün itirazda bulunarak “ben Catherine Leigh Foxworth’un bayan Winslow’ un ilk kocası Christopher Foxworth’ den olan büyük kızıyım. Herhalde babamın, annemin üvey amcası olduğunu ve evlendikleri için Malcolm Foxworth'un öz kızını mirastan yoksun bıraktığını anımsıyorsunuzd ur. Ağabeyim Christopher şimdi doktor oldu. Bir zamanlar Cory ve Carrie adında ikiz kardeşlerimde vardı. Ama ikisi de öldüler ...”der On beş yıl önceki noel partisinde Chris’le ben balkondaki dolaba gizlenmiş sizleri izlerken ikizler kuzey kanadındaki odamızda uyuyorlardı. Oyun yerimiz tavan arasıydı ve asla aşağıya inmezdik.

    Para annemizin yaşamına girdikten sonra biz istenmeyen sevilmeyen çatı fareleri olmuştuk. Cathy, Barta dönüp evet sevgilim ben karının kızıyım ve çalıştığım avukatlık firması, karının ilk evliliğinden dört çocuğu olduğunu öğrendiği takdirde her şeyi yitireceğinizi bilmektedir. Anne diye başlar.Donuk bir sesle Cary’nin cesedini ne yaptın der? Çevredeki tüm mezarlıkları dolaşıp kayıtları incelerler.1960 yılında Ekim ayının son haftasında sekiz yaşında bir çocuğun ölüp gömüldüğünü gösteren bir kayıt yoktur. Yutkunup yüzüklerini ışıldatarak ellerini ovuşturur “Ne yapacağımı bilemedim” diye fısıldar. “Daha hastaneye varmadan ölür. Birden bire soluk almaz olur. Kendimden nefret ettim. Onu öldürmek değil biraz hasta etmek istemiştim. Cinayetle suçlanabilirdim . Ben de bir hendeğe atıp üzerini yapraklar ve taşlarla örttüm” diye konuşur.

    Foxworth malikanesinde çıkan yangında Bart ve büyükanneleri ölmüştür. Jory ve Bart isminde çocukları ile yaşamlarını sürdürmek için Californiya’da dört odalı iki banyolu evlerine gidip, eski evlerindeki yaşantılarından uzaklaşırlar. Cathy de annesinin kendilerine yaptıklarını çocuklarına yapmayacağını söyler.

    Bu kitapta azimli ve hırslı olan Chris’in doktor, Cathy’nin ise balerin olması iyi bir olaydır. Yalnız bir kardeşten öte bir sevgili olarak görürler. Cathy’ ise kendini rüzgarın savurduğu istikamete bırakır ve birçok erkekle tanışıp, evlenir ama iyi bir yaşantısı olmaz. En son tekrar Chris’e dönmesi ise aile bağlarının önemini anlaşılır.

    3.KİTABIN ANA FİKRİ:

    Sonuç olarak küçüklüğünde insanların aile ortamları ve yaşantıları, anne ve babalarının çocukları üzerinde uyguladıkları yöntemler çocukların geleceğini etkilemektedir. Kötü uygulamalar çocukların zihninde bir hırs yaratıp aile yaşantısından uzaklaşarak ve ailesinden öcünü almaya kadar ve hatta kendi yaşantısında iyi bir geleceği garanti edemeyerek, özellikle kız çocuğu ise hayattaki kötü ve zor şartlarla uğraşıp, hayatı öğrenmek ve kişisel olarak düşük ve aciz hale düşmektedirler.

    4.KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLME Sİ

    Chris:Hırslı, azimli ve yardımsever bir doktordur.
    Cathy:Balerin olmak isteyen Chris’e aşık güzel bir kızdır.
    Winslow:Chris’in annesi gözünü para hırsı bürümüş kötü kalpli bir kadındır.

    5.KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER

    Kitap oldukça sade bir dille yazılmştır. Ama olaylar arasında kopukluklar olmuştur. Bu da kitabın akıcılığını bozmuştur. Dramatik roman türlerinden hoşlanan arkadaşlarıma bu kitabı tavsiye ederim.




    Ben göremem daha uzun boyunu
    Ahret derler kısaltamam yolunu
    Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
    Yetis Ya Üseyin baban gidiyo

  8. #8
    Forum Gönüllüsü PELİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Yaş
    25
    İleti
    6.513
    Tecrübe Puanı
    47

    Standart


    KİTABIN ADI:
    ERMENİ İDDİALARI VE GERÇEKLER
    KİTABIN YAZARI:
    DR.HÜSAMETTİN YILDIRIM
    YAYIN EVİ VE ADRESİ:
    CAN YAYINLARI
    BASIM YILI:
    1996



    1.KİTABIN KONUSU:

    I.Dünya Savaşı esnasında Ermenilerin izlemiş oldukları politika

    2.KİTABIN ÖZETİ:

    Asya ve Avrupa kıtaları arasında köprü konumunda olan Türkiye;Karaden iz’i Akdeniz’e bağlayan boğazları,Ortaa sya,Kafkasya ve Ortadoğu’daki doğal enerji kaynaklarının kesiştiği noktadaki jeopolitik konumuyla bütün dünyanın dikkatini çekmektedir.

    Geçmişte Osmanlı İmparatorluğu,b ugün de Türkiye,bu jeopolitik ve jeostratejik konumundan dolayı çeşitli entrikaların çevrildiği bir alan olmuştur.İmpara torluğu parçalayarak tarih sahnesinden silmek isteyen sömürgeci devletler,bu entrikalarında yüzlerce yıldır Türklerle dostça yaşayan Ermenileri de kullanmışlardır .

    Tarihte olduğu gibi günümüzde de Ermeni toplumu üzerinden siyasi ve ekonomik çıkar sağlamaya çalışan ülkeler olmaktadır.Bazı ülkelerde Türkleri ve Türkiye’yi sözde soykırımla tanımaya yönelik kararlar parlemento gündemlerine getirilmektedir .

    I.Dünya Savaşı’ndan önce çoğu kez üçüncü sınıf vatandaş muamelesi gören Ermeniler,Türkl erin Anadolu’ya girişlerini takiben;bir yandan Türklüğün adil ve insani töresinden yararlanmışlard ır.Askerlikten, kısmen de vergiden muaf tutulurken ticarette,zanaa tta,çiftçilikte ve idari işlerde yükselme fırsatını elde etmişlerdir.Hat ta devlet kademelerinde de önemli görevlere yükseleneler vardır.

    Ancak,Osmanlı Devleti’nin zayıflamaya başladığı dönemlerde,heme n her konuda Avrupa’nın müdalesi baş gösterince,Türk-Ermeni ilişkilerinde bozulmalar başlamıştır.I.d ünya Savaşı sırasında ise,Osmanlı askeri olarak düşmana karşı savaşan veya geri hizmetlerde çalışan Ermiler de bulunmasına rağmen,bunların büyük bir kısmı cephede düşmanla birlikte Türklere karşı savaşmış,yüz binlerce Müslüman’ın hayatına kastederek Anadolu’yu bir harabe haline çevirmişlerdir.

    Çıkarılan Sevk ve İskanla ilgili mevzuata uymadıkları gerekçesiyle toplam 1397 Ermeni çeşitli cezalara çarptırılmıştır .Savaş bölgesinde oturan ve birliklerin hareketini engelleyen,karş ı tarafa istihbarat sağlayan,yardım ve yataklık yapan ya da düşman ile birlikte onun safhında hareket eden halkların ve grupların cephe gerisine gönderildiği görülebilir.Sev k ve İskanın bir amacı da sivil halkın savaştan zarar görmesini önlemektir.
    Türkiye’de bugün,anne ve babaları ve büyükanne ve büyükbabaların I.Dünya Savaşı’nın korkunç olaylarına ilişkin hikayelerini hatırlayan milyonlarca kadın ve erkek vardır.Bu hikayelerde,tec avüzler ve evlerden zorla çıkarılmalar anlatılmaktadır .Kendilerine sorulduğunda,ai lelerinin geçmişini üzüntü ve kızgınlık içinde anlatmaktadırla r.

    Ermeniler gibi,Türkler de düşmanları tarafından öldürülmüşlerdi r;onlar açısından düşmanlar çoğu zaman Ermeniler olmuştur.Türkle r de Ermeniler gibi zamanında zorunlu göçlere maruz kalmışlar ve bu göçler sırasında çok sayıda insan hastalık ve açlıktan ölmüştür.

    Türk bilginleri ve Türk hükümeti her iki tarafın yaşadığı acıları fark etmeye ve üzülmeye başlamıştır,anc ak en çok hatırlarında kalan,doğal olarak kendi insanlarının çektikleridir.

    Türler kendileri,tarih lerini saptıranlara karşı çıkmamış olmaktan dolayı suçludurlar.191 2 ve 1922 yılları arasında korkunç savaşlardan sonra Türkiye büyük bir harabeye dönmüştür.Şehir ler yıkılmış çiftlik hayvanları öldürülmüş,ağaç lar ve ekinler geride hiçbir tohum kalmaksızın yakılmıştır.Bun ula birlikte,yine de bazıları savaşların devam etmesini istemiştir.Türk lere ait olan topraklar düşmanların elinde kalmıştır.Savaş larda herşeylerini kaybedenlerin akıllarında intikam duygusu yer etmiştir. Yeni Türkiye Cumhuriyeti’ni bu duyguların yönetmesi halinde daha fazla ölüm olayı yaşanacaktı. Mustafa Kemal Atatürk hükümeti bu nedenle geçmişteki kayıpları görmezlikten gelen ve eski düşmanlarla barış imzalayan bir politika ortaya koymuştur. Türk hühmeti, Ermenilere ve diğerlerine karşı Türk davasında baskı yapılmasının eski nefrtleri canlandıracağın ı ve savaşa davetiye çıkaracağını hissetmiştır. Bu yüzden Türkler dertleriyle ilgili hiç birşey söylememişlerdi r.bu, o dönem için alınabilecek en doğru karardı. Hiç kimsenin Türkler adına konuşmaması ise bu noktadaki olumsuz sonucu oluşturmuştur.

    Türkler, ancak Ermeni teröristlerin Türk diplomatları öldürmeye başlamasından sonra politikalarını değiştirmişlerd ir. Arşivlerini açmışlar ve savaş dönemine ait belgeler yayınlamaya başlamışlardır. Bunlar, yıllar boyu sürecek, tekrar edilen bilimsel bir araştırmanın bir parçası olmuştur.

    3.KİTABIN ANA FİKRİ:

    Tarih yazmak tarih yapmak kadar mühimdir.Yazan yapana sadık kalmadığı müddetçe değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet kazanır.

    4.KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLME Sİ:

    Tamamen gerçek,yaşanmış ve anlatılması duygu bakımından acı veren olaylarla kaplanmıştır.

    5.KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:

    Akıcı,etkileyic i ve okudukça okuyucuyu sürekli olarak olayları sanki kendisinin yaşadığını anlamasını sağlayan harika bir kitaptır.

    6.KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:

    1943 yılında Adana’da doğdu.ilköğreti mi Adana Mehmetcik ilkokulu,Ortaöğ retimi Nurettin Ersin ve mütakiben Atatürk Lisesi’ni bitirdi.1960 yılında ankara Dil-tarih Coğrafya Fakültesi’ne girmiş ve 1981 yılında aynı üniversitede master ve doktorasını tamamlamıştır.A ynı üniversitede öğretim üyesidir ve ileri seviyede Almanca,ingiliz ce bilgisi vardır.Bu çeşit birçok eserivardır.



    Ben göremem daha uzun boyunu
    Ahret derler kısaltamam yolunu
    Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
    Yetis Ya Üseyin baban gidiyo

  9. #9
    Forum Gönüllüsü PELİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Yaş
    25
    İleti
    6.513
    Tecrübe Puanı
    47

    Standart

    KİTAP ÖZET FORMU


    KİTABIN ADI:
    HUZUR
    KİTABIN YAZARI:
    AHMET HAMDİ TANPINAR
    YAYIN EVİ VE ADRESİ:
    DERĞAH YAYINLARI
    BASIM YILI:
    1949


    1.KİTABIN KONUSU:

    Mümtaz’ın Nuran’a olan aşkının öyküsü.

    2.KİTABIN ÖZETİ:

    Mümtaz ve Suat'ın Nuran'a olan aşklarıdır öykünün merkezi. Mümtaz ve Nuran birbirini sevmekte ve evlenmeyi tasarlamaktadır lar. Ümitsizliğe düşen Suat ise kendini asarak intihar eder. Bu trajedi nedeni ile Nuran'dan ayrılan Mümtaz'ın iç dünyası yıkılmıştır. Radyoda II.Dünya savaşının başladığı haberi verildiği sırada, Suat'ın hayalini gören Mümtaz merdiven başına yıkılır (bazı edebiyat incelemecileri, sonda Mümtaz'ın öldüğü biçiminde yorumlar yapmış olsalar da, Tanpınar'ın metninde ölüm telaffuz edilmiyor).

    Mümtaz, Beyazıt Sahaflar Çarşısında, salaş dükkanlarda, bit pazarında, Çekmece'de balıkçı muhitinde ve kır kahvelerinde dolaştırırken, İstanbul'un bir kronikçisi, İstanbul'da eski zamanın donup kaldığı ve biriktiği köşelerin bir tasvircisi oluyor romanda. Huzur'un sonraki bölümlerinde Boğaz'a, zengin bir eve, sanki başka bir dünyaya geçiyoruz. Pırıl pırıl görünen modern semtte önceleri çok mutlu olan Mümtaz, giderek bu çevrede yaşayan insanlardan kaynaklanan olayların sonucunda yıkılır. Geçilmemesi gereken bir sınırı çiğnemiştir o!

    Her yeni tecrübe gibi şahsîdir, her yeni tecrübe gibi ilktir. Mümtaz, bindiği bir Ada vapurunda Nuran’a rastlamış ve “Tehlikeli denecek derecede zengin, her ihtimale gebe, her mânasında velûd bir kadınlık hayatı(nın), bakımsız bir tarla gibi sırf kendisini işleyecek erkeğin yokluğundan yarı hülyâ, yarı verimsizliğin bütün sebeplerini kendisinde gören bir aşağılık duygusu içinde akıp gittiğini” farketmiştir. Bu tesbitin arkası kendiliğinden gelecek ve zalim bir çocukluğun ara sokaklarından geçerek kendisini İhsan’ın kollarına atan Mümtaz, fikrî zeminini sağlamlaştırmış bir insan olarak duygusal arka planını inşa etmeye soyunacaktır: “O madem ki artık benim için herşeydir, o halde bütün kâinatımla ona taşınmalıyım.” der.




    3.KİTABIN ANA FİKRİ:

    Her aşkın bir ızdırap ve çilesi bazen insana mutluluk bazen de mutsuzluk verir.


    4.KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLME Sİ:

    Dört bölümden oluşan kitabın her bölümü, öykünün dört kahramanının, İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz'ın adlarıyla verilir. Ancak, romanın ana karakteri Mümtaz'dır. Yazar, diğer üç
    karakteri de Mümtaz'la olan ilişkileri çerçevesinde tanıtır bize. Birinci dönem Türk romanında mekan Doğu-Batı değerlerini temsil etmek bakımından bir anlam taşıyor ve kent ikiye ayrılıyordu. İstanbul tarafının mahalleleri Osmanlı-İslam geleneklerinin, göreneklerinin değerlerinin yaşadığı semtlerdi. Beyoğlu tarafı ise kentin Batılılaşmış öteki yarısıydı. Oturulan mekan olarak konak ve apartman Doğu-Batı karşıtlığının simgesiydi. İlk dönem yazarları arasında, Doğu-Batı karşıtlığı ve kimlik sorununu, İstanbul'un farklı semtlerini karşı karşı getirerek işlemektedir.



    5.KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:

    Kitap okuyucuyu aşırı şekilde etkilememekte ve okurken insanı çok sıkmakta,bunalm aktadır.


    6.KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:




    Ahmet Hamdi Tanpınar, 1901 İstanbul doğumlu. Babasının işi gereği, ilkokuldan liseye kadar Andolu'nun çeşitli şehirlerinde sürdürdü eğitmini. İstanbul Darülfünun Edebiyat bölümününden 1923'de mezun olduktan sonra Erzurum, Konya ve Ankara'da edebiyat öğretmenliği yaptı. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nde dersler veren Tanpınar, İÜ Edebiyat Bölümü Tanzimat Edebiyatı kürsüsünde proesörlüğe seçildi. 1942-1946 yılları arasında Maraş milletvekili olduktan sonra yeniden eğitim hizmetine döndü, 1949 yılında İÜ Edebiyat Bölümü Yeni Türk Edebiyatı profesörlüğüne getirildi. 1962 yılında kalp rahatsızlığı sonucu ölen Ahmet Hamdi, çok sayıda şiir, hikaye, roman ve deneme yazmıştı.
    1949 tarihinde basılan "Huzur", Ahmet Hamdi Tanpınar'ın en tanınmış romanıdır.



    Ben göremem daha uzun boyunu
    Ahret derler kısaltamam yolunu
    Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
    Yetis Ya Üseyin baban gidiyo

  10. #10
    Forum Gönüllüsü PELİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Yaş
    25
    İleti
    6.513
    Tecrübe Puanı
    47

    Standart

    ESERİN ADI: ÇÖLDE BİR İSTANBUL KIZI
    KİTABIN YAZARI: ESAT MAHMUT KARAKURT
    YAYINEVİ VE ADERESİ: İNKILAP VE AKA KİTABEVLERİ KOLL.ŞTİ. ANKARA CAD.NO :95 –İSTANBUL
    BASIM YILI: 1980 ( İLK 1926 )
    KİTABIN KONUSU : Arabistan çöllerinde yaşanan ilginç bir aşk hikayesidir.
    KİTABIN ANA FİKRİ :Aşkın ferman dinlememesidir.
    KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLME Sİ: Melike bir subay kızıdır, hayatta her alanda başarılı olmuş, kendini beğenmiş birsidir. Hüseyin ise subay olup onun nişanlısıdır. Aziz ise çölde eşkiyaların başıdır.
    KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER :Bir solukta okunacak akıcılıkta ve anı niteliği taşıdığından çok etkileyici ve dilide oldukça sadedir. Başkı arayanlar için güzel bir roman olup, herkesin okuması gereken bir yapıttır.
    YAZAR HAKKINDA KISA BİLGİ: İstanbul’da 1902’de Şürayı Devlet üyesi Mahmut Nedim Paşanın oğlu olarak dünyaya gelen romancımız, 1977’de hakkın rahmetine kavuşmuştur. Diş hekimliği okulunu (1924), İstanbul Üniversitesi hukuk fakültesini bitirdi (1930). Gazetecilik ve Galatasaray lisesinde öğretmenlik yaptı. Politikaya atılarak Urfa’dan önce millet vekili (1957-60), sonra da senatör seçildi. (1961-66).
    Aşk ve serüven romanlarıyla ün kazandı canlandırdığı gözü pek güçlü erkek kahramanlar aracılığı ile balkan savaşı ( Vahşi Bir Kız Sevdim ,1926 ) , I. Dünya Savaşı (Son Gece,1938) ,Kurtuluş savaşı (Allahaısmarlad ık,1936 ) dekorları içinde aşk ve kahramanlık konuları işledi.
    Serüven, hareket niteliklerini duygusallıkla birleştiren romanları, Çölde Bir İstanbul Kızı (1926), İlk ve Son (1940), Erikler Çiçek Açtı (1952) devrik cümlelere, hareketli betimlemelere yer veren anlatımıyla dikkat çekti.birçok yapıtı filme alındı.







    KİTABIN ÖZETİ:
    Hasan Bey Arabistan çöllerinde ortaya çıkmış olan eşkiyaları ortadan kaldırmak için bu bölgeye askerleriyle birlikte görevlendirilir . Kızı Melike küçük yaşta annesini kaybetmiştir ve her alanda kendini en iyi şekilde geliştirmiştir. Nişanlısıda babasıyla gideceği için onlarla birlikte Arabistan çöllerine gitmek ister. Babasıda onu kıramaz.
    Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra çöle varırlar ama ortada ne bir çete ne de insan bulamazlar. Çevrede arama yaparlar ancak bir türlü başarılı olamamışlardır. Melike’nin canı çölde fazlasıyla sıkılır, babasından kendisini sıradışı, farklı bir yerlere götürmesini ister. Ancak babası buna şiddetle karşı çıkar. O sırada bir asker yakın bir yerlerde bir han bulunduğunu ve buranın güvenli bir yer olduğunu söyler. Babası istemeyerek de olsa kızı ve damadına izin verir. Yanlarına da bir çavuş gönderir. Gerçekten de Melike tüm güzelliğini ortaya koymuş hana girdiği andan itibaren herkesin ilgisini üstüne çekmiştir. Bu sırada büyük bir ses kopmuş herkes birden gelen adamın önünde diz çökmüştür. İçeri giren kişi çok yakışıklı ve herkesin korktuğu birisidir. Melike bu sırada ona tüm adamlarının önünde saygısızlık eder. Aziz buna dayanamaz ve kızı adamlarıyla birlikte kaçırır. Bu arada nişanlısı da kabile tarafından öldürülür.
    Kızın cezası ise kabile kurallarına göre onu ele geçirenler arasından kura çekip onunla birlikte olmaktır. Melike çok gerizekalı ve yakışıklı olmayan birisiyle olmak zorunda bırakılmıştır. Ancak Melike onu öldürür ve kabile kurallarına göre onun cezası da ölümdür. Bu cezayı da infaz edecek kişide Aziz’den başkası değildir. Önce bunu kabul edemez ancak kurallar kesindir. Sabah şafağa kadar onu öldürmek zorundadır. Fakat bu kendisi için çok zordur. Çünkü Melike’den hoşlanmıştır ve kız suçsuzdur. Kızla odaya girdiklerinde aynı şeyleri hissetmişlerdir . Tüm gece sevgiyle birbirlerini kucaklamışlardı r. Ancak sabah olmuştur onu artık öldürmek zorundadır. Tam o sırada babası kızını kurtarır ve Aziz’i de esir alır. Aziz yaptıklarından pişman olur, ancak çok geçtir. İstanbul’da hapise atılır. Fakat Melike’nin yardımıyla ordan kaçar ve mutlu bir yaşarlar



    Ben göremem daha uzun boyunu
    Ahret derler kısaltamam yolunu
    Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
    Yetis Ya Üseyin baban gidiyo

Thread Information

Users Browsing this Thread

There are currently 1 users browsing this thread. (0 members and 1 guests)

Benzer Konular

  1. 11 adet yüz var, haydi bulun bakalım!!!
    By figen in forum Zeka Soruları
    Cevaplar: 2
    Son İleti: 23-02-2009, 20:28
  2. 1000 Adet Dövme Deseni
    By PELİN in forum Photoshop Ip Uclari & Materyalleri
    Cevaplar: 0
    Son İleti: 24-11-2008, 22:06
  3. InDesign CS3 Özeti
    By donanma44 in forum İndesign Hakkında
    Cevaplar: 0
    Son İleti: 31-10-2008, 02:07
  4. 6000 adet graident
    By idil in forum Photoshop Ip Uclari & Materyalleri
    Cevaplar: 0
    Son İleti: 31-10-2008, 01:31
  5. 26 Adet El Yazısı Font
    By idil in forum Photoshop Ip Uclari & Materyalleri
    Cevaplar: 0
    Son İleti: 17-08-2008, 11:43

Tags for this Thread

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, zohreana@zohreana.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.