KASTAMONU SEYİD AHMET

Doğma güneş bugün Karaoğlan yaslı
Kılıcımın kını işlemez paslı
Seyid Ahmed yandı ayaklar narlı
Çıkamam dağlara tepesi karlı

Anamın adına Dilber dediler
Dedem Sefil Ali Sır vermediler
Kastamonu yerim Pir bilmediler
Gelin Zöhrem gelsin er görmediler

Atımdan düşerim dere dibine
Ferman yazar gadı Ahmet ismine
Çok garip kalmışım sen yetiş Zöhre
Şimdi yetiş bana düşür dillere

Ekin gibi sakallarım yoldular
Kuyu kazıp kor ataşa koydular
Senin soyun kimdir bana sordular
Kerbela Şehidi şimdi duydular

Kastanbolu kalesinde gezerim
Çok kafir var korka korka tezerim
Canım tatlı can evimde gizlerim
Benim atam Hızır yolun gözlerim

Rasim Çavuş geldi sorar adımı
Kale dibi derin taylan atımı
Yetiştirin bana Hızır zatımı
Üst üste geliyor şehit yatırı

Yedi don değişir adı Ali’dir
Turabi Babanın ismi Veli’dir
Dereler coşuyor akar selidir
Tanıt beni Zöhrem kimlik bellidir

Benli Sultan yol vermiyor bizlere
Diz üstünde enem Zöhre sizlere
Sarı Kız dediler Faraş ilinde
Nerden vurup geldim şimdi önünde

Oniki İmam soyu Seyid gezerse
Pir Şabani Veli Hümmet ederse
Senin vaden gün gelirde yeterse
Dost Turabi ölmez hakta gezerse

Her sabah güneşe selafat veren
Deli gibi gezer aşkıma düşen
Kahbe felek kement atmış belimi büken
Has bahçe içinde güllerim diken

Aşık Sultan derbederim gezerim
Kastanbolu kalesinde ünlerim
Ejdadım Ali’dir yolun gözlerim
Her gece ilmini dile dökerim

Sor bana sen nerelerden gelirsin
Tepeler üstünde niyaz eylersin
Her taraf dumanlı gahir edersin
Şimdi Benli Sultan kimdir gezersin

Ben söyleyim katip dökek dillere
Ahiri bulunmaz gidek illere
Benden selam söyle yüce pirlere
Battal Gazi türbesinde dirile

Görünce cemalin ben hayran olam
Bugün bayram yaptım Zöhre Ana inan
Çevirdim yolunu ben Benli Sultan
Hazreti Üseyin soyumdur inan

Muhammed üstadım Pirim Ali’dir
Kırkların mekanı şehit eridir
Otuziki damarlarım Velidir
Oturmuş postuna haklı bellidir.

Sen nereden geldin düştün tuzağa
Musa gibi ders vereyim alana
Bir gartal misali kanadı kıra
Gücenme sözüme sefil atana

Pirimiz Ali’dir çoban güdüyor
Her derviş aşkınla deli geziyor
Turabi Babayım coşup teziyor
Sağ tarafı kanda kalmış beziyor

Üç bülbül dilleşir birisi Zöhre
Has bahçe içinde bahçıvan ile
Birisi Muhammed Ali önünde
İntizar edelim kıyarlar bize

Sen ötme bülbülüm kırıldı gaga
Bülbüller yerine ötemez karga
Bir garip yolcuyum düşerim aşka
Benim atam can veriyor şu taşa

Dökülür dalında yaprağım kalmaz
Vade yeter birgün haberin olmaz
Geydirir kefeni cesatın kalkmaz
Bir avuç toprağın serfetin çıkmaz

Şu aşkın ateşi sinamı yakar
Ayaklar kor gibi görenler korkar
Sarı kız yollara çıkıyor bakar
Bir köle misali bizleri satar

Tepeler üstünde sana göründüm
Bazı asker bazı insan yürüdüm
Karadaş misali kaldım üvündüm
Kimse beni bilmez kaldım dövündüm

Yaz dervişim aşikara bilinek
Bizanslar yılında ölüp dirilek
Kastanbolu şehrinde dillenek
Otuziki dişi çekip çürüdek

Pir Şabani Veli oturmuş posta
Arzuhal yazalım bilinmez dosta
Kerbela köyleri kanlıdır yasta
Ecel şerbet verdi içirir tasta

İndimki bahçeye güller soluyor
Dalında bülbülü konmuş yoruyor
Gelen giden yanık ayak soruyor
Bugün kimlik çıksın benim duruyor

Gerçek soyum Sefil Ali biilnmez
Sefil Ahmet ölmüş niye görünmez
Dervişim başında gezer bilinmez
Açıkla soyumu kimse bilemez

Çift ayağım yanmış gibi gezerim
Görünür gözüne seni ezerim
İç kapın üzerine düzerim
Sarı Kız Anadan dilek dilerim

Üst üste yazılır kadının adı
Padişah fermanı yazıyor bazı
Seyid Ahmet şehit yaparlar kazı
Kışı ben görmeden bitirdim yazı

Benim soyum Ehlibeyt bilinsin
Asırlar seneler geçer dirilsin
Hakikat dervişe haber verilsin
Oniki İmam o ölmez yine dirilsin

Sen uzat kolunu gel bana Zöhre
Şimdiden düşelim gizliden dile
Akıbet mezara gireriz yine
Ne söylesem az geliyor şu köre

Kıyamet ahiri bilinmez oldu
Seyid Ahmet öldü dirilmez oldu
Ay güneş doğuyor görünmez oldu
Kastanbolu dağından gelinmez oldu

Abbasiler hücum etti bizlere
Şimdi ders vereyim erdim sizlere
Nasıl kıyıyorlar sefil erlere
Kerbela kanlıdır akibet böyle

Şehidim büründün kanlar içinde
Şimdi beni duyur imansız piçe
Her sabah kalkamaz Sefil Seyid’e
Mağrubu maşruba yazalım Zöhre

Kalk bakalım Sefil Ahmet kim gelir
Bir gelin burada muradın verir
Vakit saat doldu niyazın bilir
Kaleler yüksektir poyrazın erir

Medine şehrinden bir çiçek geldi
Vallah rengi sarı tenine girdi
Sarı kız diyenler haneme indi
Durma Zöhrem durma zamanı geldi

Üçler Beşler bir karara duruyor
Doldurmuş badeyi elde sunuyor
Hacı Bektaş Veli şalın koruyor
Bu ayak kimdir kimden soruyor

Sefilim Muhammed seni ararım
Oniki İmam dergahında kararım
Pir Şabani Sultan hakdır sorarım
Seneler geçiyor ağlar ararım

Uzak yakın bilmez bu yolun piri
Sermaya Ali’dir Kırkların biri
Dervişler ölmüyor her zaman diri
Hakikat makamı sultan yeri

Son keserim ben adımı bildirem
Ayaklarım yanmış gibi görünem
Batında diriyim zahirde tezem
İsmim Sefil Ahmet türbemi verem

Bildiren: PİR ZÖHRE ANA

Tüm forumdan rastgele konular:

  • » Anne - Babalar için üniversite
  • » Hilal Cebeci'den "Alevilik"...
  • » Demirören'den prim dopingi
  • » Abdal Musa Dergahı
  • » Beşiktaş'ta apartman dairesine silahlı...
  • » Türkiye'yi sarsan virüs salgını
  • » Ahmet Tuncay Özkan'ın hücreden ilk...
  • » 125 bin çocuk eğitimden uzak
  • » 30 Ağustos Zafer Bayramında...
  • » Ön adli tıp raporu açıklandı

Aynı kategoriden rastgele konular:

  • » anlayan kisilere zöhre ananın ağzından...
  • » Zöhre Ana'mın deyişlerini yazarken...
  • » Vahdetname
  • » Pirim zohre anam icin
  • » Sefil Ali
  • » Seyid Ahmet
  • » Pir zohre anam icin
  • » Deli Boran
  • » Aşik Veysel'den Deyiş
  • » Nasrettin Hoca evliyadır