1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 123 SonuncuSonuncu
Gösterilen Sonuçlar: 1 ile 10 ve 23

Konu: Dört kapı kırk makam- 4 Kapı 40 Makam

  1. #1
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    10-08-2013
    Mesajlar
    9
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Dört kapı kırk makam- 4 Kapı 40 Makam

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    Her kapının on makamı vardır.

    Seriat kapısının makamları:

    1. Iman etmek,
    2. Ilim ögrenmek,
    3. Ibadet etmek,
    4. Haramdan uzaklasmak,
    5. Ailesine faydali olmak,
    6. Cevreye zarar vermemek,
    7. Peygamberin emirlerine uymak,
    8. Sefkatli olmak,
    9. Temiz olmak ve
    10.Yaramaz islerden sakinmak.


    Tarikat kapisinin makamlari

    1. Tövbe etmek,
    2. Mürsidin ögütlerine uymak,
    3. Temiz giyinmek,
    4. Iyilik yolunda savasmak,
    5. Hizmet etmeyi sevmek,
    6. Haksizliktan korkmak,
    7. Ümitsizlige düsmemek,
    8. Ibret almak,
    9. Nimet dagitmak ve
    10.Özünü fakir görmek


    Marifet kapisinin makamlari

    1. Edepli olmak,
    2. Bencillik, kin ve garezden uzak olmak,
    3. Perhizkarlik,
    4. Sabir ve kanaat,
    5. Haya,
    6. Cömertlik,
    7. Ilim,
    8. Hosgörü,
    9. Özünü bilmek ve
    10.Ariflik.


    Hakikat kapisinin makamlari

    1. Alcakgönüllü olmak,
    2. Kimsenin ayibini görmemek,
    3. Yapabilecegin hicbir iyiligi esirgememek,
    4. Allah’in her yarattigini sevmek,
    5. Tüm insanlari bir görmek,
    6. Birlige yönelmek ve yöneltmek,
    7. Gercegi gizlememek,
    8. Manayi bilmek,
    9. Tanrisal sirri ögrenmek ve
    10.Tanrisal varliga ulasmak



    Diye Hacı Bektaşi veli sıralamış mesela şeriat kapısında yalan atma diye bir şey yazmıor yalan atınca bir şey olur mu veya birisi bana güzelce açıklayabilir mi?Sizden ricam ne olur bana bunu anlatın nasıl olacak nasıl yapacağımı bilmiyorum.

    Mesela ben şeriat kapısından tarikat kapısına atladığımı nereden bileceğim..

    Birde şeriat kapısında iken yalan atarsam,gıybet edersem bir şey olur mu yoksa sadece orada 10 tane yazan şeyi mi yapacağım.

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » ''Diyanet ve din dersi kalksın''
    • » "Hüseyin Çelik usulsüz görevlendirmeyi...
    • » ==>> ZARA Collection 2009...
    • » Cumhuriyet Mitingleri DTP'yi çark...
    • » Ayakların başı yönettiği yerde kıyamet...
    • » Ve Twitter serbest
    • » CHP mitinginde izdiham....
    • » Açıkta satılan gıdalar hasta ediyor
    • » Trakya'nın Kalbi Ağrıyor!
    • » Sitemizde Virüs Var

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Yeni Nesillere Aleviligi...
    • » 18 bin alem
    • » Okunan Dualar ve Kur'an Hakkında
    • » slm.candotlar. geçmişde bayan evliya ...
    • » Alevilik Hangisidir?
    • » Ata'mızı Ne Kadar Tanıyoruz?
    • » Sizce Canlar kim cağdışı kalmıs???...
    • » Alevi inancı taşıyanları tanımamak.
    • » Sünni bir insan '''alevi''' olabilirmi??
    • » reenkarnasyon var mıdır?
    Konu serkan80 tarafından (10-08-2013 Saat 01:40 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Söz Ola Beri Gele donanma44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu Yer
    Şırnak
    Mesajlar
    9.478
    Ettiği Teşekkür
    112
    185 mesaja 231 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Sevgili serkan, Allah bize bir kafa ve bu kafanın içine bir beyin ve bu beyinin de içine akıl verdi hiç düşündün mü neden bu kadar zahmete girişti diye?

    Lütfen dalga geçtiğimi veya alaya aldığımı düşünme samimiyetle bir soru soruyorum.

    Hacı Bektaşi veli sıralamış mesela şeriat kapısında yalan atma diye bir şey yazmıor yalan atınca bir şey olur mu
    Sabahın dördü ben hem kanal A'daki dini bir programı - soru cevaplı, programın tekrarı - izliyorum hem de sana cevap yazıyorum.

    Ne alaka laa dediğini duydum

    Şöyle; telefona bir vatandaş bağlandı sorusu aynen şu oldu :" Ramazan Bayramının" içinde evlenirsek çocuklarımız sakat, özürlü olur mu?

    Şimdi bu soruyu kabul edersen ben de sana ciddi olarak sormak istiyorum? Sence sakat olur mu olmaz mı ?


    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] -[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

  3. #3
    Bölüm Denetmeni GAMZE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Yaş
    29
    Mesajlar
    7.513
    Ettiği Teşekkür
    8
    11 mesaja 15 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    56

    Standart

    Yalan atmak diye bir kelime yoktur. Türkçemize dikkat edip yalan söylemek diye değiştirelim bunu. Şimdi biz size desek ki; Siz yalan söyleseniz de şeriat kapısından tarikat kapısına geçebileceksiniz, o zaman siz içinize sinerek yalan söyleyebilcekmisiniz?

    Sizin yaptığınız şekilciliğe girmiyorrmu? Din, ibadet şekilciliği kabul eder mi? İnsan içinden gelen şeyleri yapmalı bence, maddelere uyarak insanlar ibadet yapmaya kalkarsa yukarıdaki gibi alakasız sorular sorar. Çünkü ona göre sadece oradan oraya geçiş yapmak önemli .Özden düşünerek yapmaya ne gerek var ki ? Bence siz yinede yalan söylememeyi tercih edin yukarıdaki maddelerde olsa da olmasa da. Yalan söylememek doğru, dürüst olmak bizi biz yapar.

    Donanma44; Benim nacizane fikrim o çocuk özürlü olur. Ama bayramda evlendikleri için değil

    Allah düşünmek için akıl veriyor, kafada veriyor insanoğlu biraz gayret etse başarıcak ama ....
    Benden evvel ben oldum
    Beni bende ben buldum
    Sahralara indim durdum
    Bana Ali dediler

    Merdan idim dirildim
    Her bedene verildim
    Kırk Kapı dört makamda
    Öldüm öldüm dirildim.

    Mürşit Zöhre Ana..

  4. #4
    Forumu Seven Hür_Şehit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    06-01-2008
    Bulunduğu Yer
    ANKARA MAMAK
    Yaş
    42
    Mesajlar
    1.190
    Ettiği Teşekkür
    21
    3 mesaja 3 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    24

    Standart

    Mevlana'dan 4 kapi 40 makama ornek




    öğrencilerinden biri mevlana'ya sormuş:

    "efendim bu 4 kapı meselesini ben pek anlayamıyorum. bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız?"

    "şimdi bak, karşı medresede dersini çalışan dört kişi var ve hepsi rahlelerine eğilmiş. sen git bunların hepsinin ensesine bir şamar at, sonra gel sana anlatayım."

    öğrenci gitmiş birincinin ensesine bir tokat aksetmiş. tokadı yiyen derhal ayağa kalkıp arkasını dönmüş ve daha kuvvetli bir tokatla mevlana'nın ögrencisini yere yıkmış. öğrenci dayağı yemiş, geri dönecek ama hocasına itaat var. yaradana güvenip ikinciye de bir tokat aksetmiş. o da derhal ayağa kalkıp elini kaldırmış. tam tokadı vuracakken vazgeçip yerine oturmuş. öğrenci devam etmiş, üçüncüye de bir tokat atmış. üçüncü söyle bir kafasını çevirip baktıktan sonra çalışmasına devam etmiş. dördüncü, tokadı yemesine rağmen hiç oralı bile olmadan calışmasına devam etmiş.

    öğrenci mevlana'ya dönmüş, olanları anlatmış.

    mevlana:

    "işte sana istediğin örnekler... birinci, şeriat kapısını geçememiş biri idi. şeriatta kısasa kısas olduğu için, tokadı yiyince kalktı, aynısını sana iade etti. ikinci, tarikat kapısındadır. tokadı yiyince o da kalktı, tam tokadı iade edecekti ki tarikat öğretisinde verdiği söz aklına geldi. "sana kötülük yapana bile iyilik yap". onun için döndü, oturdu. üçüncü, marifet kapısına kadar gelmiştir. iyinin ve kötünün tek yaradandan geldiğini bilir, inanır. yaradan bu kötülüğe hangi iblisi alet etti diye merakından söyle bir dönüp baktı. dördüncü, hakikat kapısını da geçmiştir. iyinin ve kötünün tek sahibi olduğunu ve aynı olduğunu bilir. onun için dönüp bakmadı bile"

    ALINTIDIR.

    SAYGI BİZDEN OLSUN.
    Nefsi “Pir”in gölgesinden başka hiçbir şey öldüremez; o “nefs öldüren”in eteğini sımsıkı tut.

    ''HZ MEVLANA''

    ÜSEYİN'in Aşkına Şahitsen, Bu Şahadet Kutlu Olsun... Sen ÜSEYİN'in Aşkı ile Her Dem Diri Kalanlardansın, Ve Sen
    '' Aşkın Şehidi'sin!..''
    Ben HZ. ÜSEYİN'DEN NASIL YAŞAMAYI VE NASIL ÖLMEYİ ÖĞRENDİM
    ÇELEBİ

  5. #5
    Forum Gönüllüsü FadimeBK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    28-03-2008
    Mesajlar
    2.406
    Ettiği Teşekkür
    5
    8 mesaja 9 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Alıntı serkan80 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Her kapının on makamı vardır.

    Seriat kapısının makamları:

    1. Iman etmek,
    2. Ilim ögrenmek,
    3. Ibadet etmek,
    4. Haramdan uzaklasmak,
    5. Ailesine faydali olmak,
    6. Cevreye zarar vermemek,
    7. Peygamberin emirlerine uymak,
    8. Sefkatli olmak,
    9. Temiz olmak ve
    10.Yaramaz islerden sakinmak.


    Tarikat kapisinin makamlari

    1. Tövbe etmek,
    2. Mürsidin ögütlerine uymak,
    3. Temiz giyinmek,
    4. Iyilik yolunda savasmak,
    5. Hizmet etmeyi sevmek,
    6. Haksizliktan korkmak,
    7. Ümitsizlige düsmemek,
    8. Ibret almak,
    9. Nimet dagitmak ve
    10.Özünü fakir görmek


    Marifet kapisinin makamlari

    1. Edepli olmak,
    2. Bencillik, kin ve garezden uzak olmak,
    3. Perhizkarlik,
    4. Sabir ve kanaat,
    5. Haya,
    6. Cömertlik,
    7. Ilim,
    8. Hosgörü,
    9. Özünü bilmek ve
    10.Ariflik.


    Hakikat kapisinin makamlari

    1. Alcakgönüllü olmak,
    2. Kimsenin ayibini görmemek,
    3. Yapabilecegin hicbir iyiligi esirgememek,
    4. Allah’in her yarattigini sevmek,
    5. Tüm insanlari bir görmek,
    6. Birlige yönelmek ve yöneltmek,
    7. Gercegi gizlememek,
    8. Manayi bilmek,
    9. Tanrisal sirri ögrenmek ve
    10.Tanrisal varliga ulasmak



    Diye Hacı Bektaşi veli sıralamış mesela şeriat kapısında yalan atma diye bir şey yazmıor yalan atınca bir şey olur mu veya birisi bana güzelce açıklayabilir mi?Sizden ricam ne olur bana bunu anlatın nasıl olacak nasıl yapacağımı bilmiyorum.

    Mesela ben şeriat kapısından tarikat kapısına atladığımı nereden bileceğim..

    Birde şeriat kapısında iken yalan atarsam,gıybet edersem bir şey olur mu yoksa sadece orada 10 tane yazan şeyi mi yapacağım.

    Şeriat kapısı: Her pislik var, çıkar menfaat yolları
    Hakikat kapısı: Doğru yol
    Marifet: Hak'ka yakışan yol
    sırrı Hakikat: Allah'ın sırrına eren

    demektir.

    Hangi kapı olursa olsun, hiç birinde yalan söylemek doğru davranış içinde yer almaz.

    Hacı Bektaş Veli ve tüm evliyaların öğretisi " Eline-Diline-Beline Sahip ol " buyruğudur.

    Eline sahip olursan: elinle koymadığını almazsın, kimsenin malına el uzatmazsın, terazide haksızlık yapmazsın,

    Diline sahip olursan: Yalan söylemezsin, iftira atmazsın, dedikodu yapmazsın, görmediğini görmüş gibi, duymadığını duymuş gibi yapmazsın, gıybet etmezsin

    Beline sahip olursan: harama kuşak çözmezsin, kimsenin namusuna göz koymazsın, yuvasını yıkmazsın vs gibi

    Önemli olan senin içinde bulunduğun kapı değil , yukarıda yazdığım davranışlardan uzak durabilmendir.

    Tabiki bu yazdıklarımız hepimiz için geçerlidir yanlış anlaşılmasın.
    Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

    “Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”



    Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

    Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
    (Pir Zöhre Ana)

  6. #6
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    10-08-2013
    Mesajlar
    9
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Sağolun bacılar,abiler çok sağolun ancak madde madde koymuş da hacı bektaşi veli o yüzden dedim.

    Birde elime,dilime,belime sahip olursam şeriattan tarikat kapısına geçer miyim?
    Birde şeriat kapısından tarikat kapısına atladığımı nereden bileceğim .
    Konu serkan80 tarafından (11-08-2013 Saat 10:56 ) değiştirilmiştir.

  7. #7
    Forum Gönüllüsü FadimeBK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    28-03-2008
    Mesajlar
    2.406
    Ettiği Teşekkür
    5
    8 mesaja 9 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Alıntı serkan80 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sağolun bacılar,abiler çok sağolun ancak madde madde koymuş da hacı bektaşi veli o yüzden dedim.

    Birde elime,dilime,belime sahip olursam şeriattan tarikat kapısına geçer miyim?
    Birde şeriat kapısından tarikat kapısına atladığımı nereden bileceğim .

    Arkadaşım ,kapının önemi yok diyoruz,sen hala kapıdan kapıya atlar mıyım ,nerden bileceğim diyorsun.

    Ayrıca Hacı Bektaş ,bir önceki yazındaki gibi öyle bir sıralama yapmamıştır, örneğin "ilim öğrenmek" , ilim : Allah'ın sırrına erebilmektir, sen veya ben gibi insanlar bu sırra eremezler, o ancak Allah'ın gönderdiği evliyalara mahsustur.

    Bir önceki yazımda kapıların anlamlarını yazmıştım tabi anlamları benim fikrim değil ,Pirimiz Zöhre Ana'dan duyduğumuz bilgilerdi.

    Sen ,biraz dalga geçiyorsun gibime geldi sana nacizane tavsiyem, dalga geçme, geçeceksen de dalga geçeceğin yer burası olmasın....

    Tekkenin mumunu yiyenin gözü kararır haberin olsun...


    Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

    “Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”



    Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

    Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
    (Pir Zöhre Ana)

  8. #8
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    10-08-2013
    Mesajlar
    9
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    [QUOTE=FadimeBK;148487][SIZE=3]Arkadaşım ,kapının önemi yok diyoruz,sen hala kapıdan kapıya atlar mıyım ,nerden bileceğim diyorsun.

    Ayrıca Hacı Bektaş ,bir önceki yazındaki gibi öyle bir sıralama yapmamıştır, örneğin "ilim öğrenmek" , ilim : Allah'ın sırrına erebilmektir, sen veya ben gibi insanlar bu sırra eremezler, o ancak Allah'ın gönderdiği evliyalara mahsustur.

    Bir önceki yazımda kapıların anlamlarını yazmıştım tabi anlamları benim fikrim değil ,Pirimiz Zöhre Ana'dan duyduğumuz bilgilerdi.

    Sen ,biraz dalga geçiyorsun gibime geldi sana nacizane tavsiyem, dalga geçme, geçeceksen de dalga geçeceğin yer burası olmasın....Tekkenin mumunu yiyenin gözü kararır haberin olsun..
    ------------------------------------------------------------
    Aman abla ne dalgası ben hiç bir canlı ile dalga geçmem eslafirullah.
    Şimdi ben ne yaparsam nefsimi yenebilirim biraz bilgi verir misin abla eğer yanlış anlaşılma olduysa özür dilerim
    Konu serkan80 tarafından (11-08-2013 Saat 16:43 ) değiştirilmiştir.

  9. #9
    Söz Ola Beri Gele donanma44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu Yer
    Şırnak
    Mesajlar
    9.478
    Ettiği Teşekkür
    112
    185 mesaja 231 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    4 Kapı 40 Makamın sahibi , Ehlibeyt'in atası Hz.Muhammed ve Hz.Ali'dir. Dolayısıyla Aleviliğin inanç, ibadet ve yol erkânını getiren, yaşadıkları dönemde önce kendileri uygulayan sonra da inanan insanlara uygulatan Hz.Muhammed ve Hz.Ali'dir.

    Ehlibeyt bir okuldur. Bu okul fizik, kimya, Matematik değil özde "Eline diline beline" sahip olmayı yani nefsini terbiye etmeyi amaçlar. Sadece bunlar da değil tabii insana yakışan her ulvi davranışı kazandırmayı amaç edinir. Bunların en başında doğruluk, dürüstlük gelir ki biliyorsunuz Şah'ı Merdan isminde ki "Merdan" mertliktir, dürüstlüktür. Bu ismi Hz.Ali doğduğunda Hz.Muhammed koymuştur ve demiştir ki : " Mertliğinden, dürüstlüğünden bileğin bükülmeyecektir ."

    Ehlibeyt okulunda; Hakkı sevmek, onun yarattığı tüm canlıları sevmek, değer vermek, hoşgörülü olmak, yalan söylememek, boş konuşmamak, erdem sahibi olmak, benlik duygusunu yenmek, cömert olmak, hırs, kin, alay, riya gibi kötü davranışlarında n uzak durmak öğretilir.

    Bütün bu iyi davranışları kazanmak ve kötüleri terketmek için bir Mürşidinin olması gerekir. Mürşit halkı irşat edendir. Doğru yolu gösterendir. Hak sırrına eren, İlmin deryasında yüzen, Haktan alıp halka verendir. Bununla ilgili olarak "Mürşitsiz yola gitme, insan olayım dersen" sözü söylenmiştir.

    Hakikat kapısında yer alan İnsanı Kamil olmak , Hak sırrına ermek sadece peygamberlerin ve evliyaların vakıf olacağı bir mertebedir ki bu Ulu canları zaten Hak seçip topluma dönem dönem göndermektedir. Son peygamber olarak Hz. Muhammet gelmiştir ondan sonra da Ehlibeyt evliyaları ve son gelen Evliya Mürşit Zöhre Ana'dır. Biz mahlukatlar yukarıda saydığımız davranışların bir çoğuna sahip olsak ta İnsanı Kamil olup Hak sırrına eremeyiz sadece iyi insan olabiliriz.

    Tarihte Hacı Bektaş Veli tarafından yazıldığı söylenen Makâlât'ta, Dört Kapı Kırk Makam inancı yer alır. Şimdi burada temel mesele bu eserin içeriğinin yüzyıllar içerisinde değiştirilip değiştirilmediğidir !..

    Hacı Bektaş Veli'nin Makâlât adlı eserinin güvenirliğini sarsan ; eserin içinde Ramazan,zekât gibi Alevilerin tarihlerinde hiç bir zaman inanmadıkları ve uygulamadıkları sadece Sünni inanca ait olan ritüellerin olmasıdır. Çünkü Alevi/Bektaşiler Muharrem Yası Matemini halk dilinde Muharrem Orucunu tutarlar. Mürşit Zöhre Ana bir nefesinde :" Bizim tuttuğumuz oruç değil ! Yas'tır." Her perşemde Hak lokması verirler, türbeleri sık sık ziyaret edip yine lokma dağıtırlar yani yılda bir defa "zekât" adı altında bu ritüeli yapmazlar, Hac konusunda ise Alevi Bektaşiler ; Pir Hacı Bektaş Veli'nin Haktan aldığı ilimden dökülen nefesine inanırlar yani "Hararet nardadır, sacda değildir. Keramet baştadır, tacda değildir. Her ne ararsan kendinde ara. Kudüs'de Mekke'de Hac'da değildir." Hz.muhammed'i seven, Ehlibeytine değer veren ve peygamberimizin torunları için yası matem tutan tek inanç Alevi-Bektaşi inancıdır. Bunu bütün dünya bilir. Hak Muhammet Ali'yi nerede çağırırsan oradadır, Hak herkesin gönül kabesindedir. Tabi ki maddi imkanı olan canlar Hz. Muhammed'in türbesini de ziyaret edebilirler.

    Bu gerçeklerden hareketle; her kitapta, her sitede farklı gösterilen 4 kapı 40 makam zahiri sığlıkla anlaşılacak bir konu değildir.

    4 kapı 40 makamı ancak bu yolu getiren Muhammet Ali'den, Ehlibeytten ve gelen evliyalarından gerçek değerlerini öğrenebiliriz.

    Yaşayan Tek Ehlibeyt Evliyası Mürşidi Zöhre Ana'dır.
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] -[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

  10. #10
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    10-08-2013
    Mesajlar
    9
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Şimdi ben elime,dilime,belime sahip olursam nefsimi yener miyim?

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.