Yüce Atatürk, 29 Nisan 1935'de Kadın Esirgeme Kurumu'nun Ankara Orduevi'nde düzenlediği bir davete katılır, orada bulunan Kurum üyelerinden birinin verdiği izahatta "yoksul kadınlara yardım ediyoruz" cümlesini duyması üzerine şunları söyler:
“…Kadın denilen varlık, kendiliğinden yüksek bir varlıktır. Onun yoksulluğu olamaz. Kadına yoksul demek, onun bağrından kopup gelen bütün beşeriyetin yoksulluğu demektir. Eğer insanlık bu halde ise, kadına yoksul demek lâyık görülebilir. Gerçek bu mudur? Eğer kadın dünyada çalışan, başarı kazanan, zengin olan, maddî ve manevî zengin eden insanları yetiştirmişse, ona yoksul sıfatı verilebilir mi? Verenler varsa, onlara nankör denirse doğru olmaz mı? Bizce, TÜRKİYE CUMHURİYETİ anlamınca kadın, bütün Türk tarihinde olduğu gibi, bugün de en muhterem mevkide, her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir varlıktır...”