Gösterilen Sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Atatürk Zehirlendi mi???

  1. #1
    Genel Sorumlu T U N Ç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu Yer
    Ankara
    Yaş
    46
    Mesajlar
    5.122
    Ettiği Teşekkür
    0
    4 mesaja 4 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart Atatürk Zehirlendi mi???

    Yazılmayan Atatürk'e suikast girişimleri


    Atatürk'ün emir eri Ali Çavuş'un torunu Zeynel Lüle'den şok açıklamalar...

    ATATÜRK’ün, 1919’da Erzurum’a geldikten sonra yanına aldığı ve 1925 yılının ortalarına kadar bir dakika bile yanından ayırmadığı Ali Çavuş’un anılarını torunu Zeynel Lüle, "Mustafa Kemal’in Can Yoldaşı Ali Çavuş" isimli kitapta topladı.

    Zeynel Lüle, Cüneyt Özdemir'in CNNTÜRK ekranlarında yayınlanan 5N1K programına katılarak dedesi Ali Çavuş'un anılarını izleyenlerle paylaştı.

    ATATÜRK'E SUİKAST GİRİŞİMLERİ

    Lüle'nin en dikkat çeken sözleri, tarih kitaplarında pek bilinmeyen Atatürk'e yönelik suikast girişimleri oldu.

    Lüle, "En azından 3 tanesi bu kitapta detaylarıyla anlatıldı. İki tanesini bizzat Ali Çavuş'un önlediğini biliyoruz. Dedem de bunu anlatırdı" dedi.

    Zeynel Lüle'nin anlatımıyla pek bilinmeyen Atatürk'e suikast girişimleri şöyle:

    ANKARA'DA SUİKAST GİRİŞİMİ

    "Bir tanesi, Ankara'ya ilk gittiğinde Ziraat mektebinde kalıyorlar. Oraya yapılan bir çete saldırısı. Ali Çavuş ile Mustafa Kemal Paşa sırt sırta bu saldırıya karşı mücadele veriyorlar o binanın bahçesinde. Yanlarında da o anda kimse yok. Mustafa Kemal Paşa'yı korumak için özellikle gelmiş olan Salih Bozok'un elinde silah yok ve Ali Çavuş'tan istiyor, 'Ver bana silahını ben de savaşacağım' diyor. Ali Çavuş vermiyor silahı, hatta vermediği için de Divan-ı Harbe veriyor Salih Bozok onu. Neyse Mustafa Kemal Paşa kurtarıyor.

    SİVAS'TA SUİKAST GİRİŞİMİ

    Bir suikast girişimi daha var. O da Sivas'ta.
    Bir çantanın içerisinde 18 tane bomba ele geçiriliyor. Bizzat Ali Çavuş yakalıyor bu bombayı. Bir otele 3 tane yabancının yerleştiğine yönelik bir ihbar geliyor. Ali Çavuş, yüzbaşı kıyafeti giyerek gidiyor ve de valizi açıyorlar, o 3 kişiyi de tutukluyorlar. Bir tanesi Dersim kaymakamı. Atatürk'e suikast yapmak için Sivas'a gelmişler.

    ÇERKEZ ETHEM'İN ADAMINDAN SUİKAST GİRİŞİMİ

    Çerkez Ethem'in bir adamının saldırısından Ali Çavuş kurtarıyor onu. Böyle bir suikast girişimi daha var.

    ATATÜRK KARANLIKTAN KORKUYOR MUYDU?

    Can Dündar'ın Mustafa isimli filminde Atatürk'ün karanlıktan korktuğu yönündeki ifadeler büyük tartışmaya neden olmuştu. Zeynel Lüle, kitabının ham halini Can Dündar'ın okuduğunu ve bazı alıntıları da buradan yaptığını belirtti. Tartışma yaratan Atatürk'ün karanlıktan korktuğu yönündeki izlenime neden olacak konularla ile Lüle şu açıklamayı yaptı:

    "Atatürk'ün karanlıktan korkması hikayesi kitapta bu şekilde değil. Yani Atatürk'ün karanlıkta yatamadığını dedem söylerdi. O kitaba o bölümü koymamın nedeni aslında o günün Ankara'sında mum bulunamaması. Yani bu derece yoksulluk çekilmesi. Karanlıktan korktuğunu, korkmadığını düşünemiyorum. Ama aydınlıkta yatmak istediğini, daha doğrusu mutlaka başucuna bir mum koyduttuğunu biliyorum."

    KARANLIKTAN KORKSAYDI GECE NÖBET TUTAR MIYDI?


    Zeynel Lüle, Ankara'ya giderken bir çete baskınına uğrama korkusu ile Atatürk ve beraberindekilerin geceyi bir ormanda geçerdiğini, Mustafa Kemal Paşa'nın da gece yarısı 3-5 nöbetini tuttuğunu belirterek, "Sonuçta eğer karanlıktan korksaydı acaba ormanda tek başına nöbet tutar mıydı? Tabii ki Ali Çavuş hiçbir zaman bırakmıyor, başucunda da bekliyor. Nöbeti aslında iki kişi tutuyorlar" diyerek konuya farklı bakış açısı getirdi.

    ATATÜRK NEDEN ZEHİRLENDİ?

    Atatürk'ün zehirlenmesi konusuna da değinen Zeynel Lüle, mum bulunamadığı için yakılan gaz lambasından çıkan dumanın Ata'yı zehirlemesi olayını şöyle anlatıyor:

    "Ali Çavuş gidiyor diyor ki, 'Paşam mum bulamadık. Zaten çok da paramız yoktu, alamadık. Bugün karanlıkta yatacaksınız' diyor. Mustafa Kemal Paşa da 'Çocuk bak bir çaresine ben karanlıkta yatamam' diyor. Bunun üzerine Ali Çavuş yine çaresizlik içerisinde kalıyor, çünkü imkânsızı başarmak zorunda. Bir gaz lambası buluyor, dibinde biraz kalmış gaz lambasının. Onu yakıyor, başucuna koyuyor. 'Sabah 7.30'da uyanırım' diyor Atatürk, 'Tamam' diyor. Sabah 7.30'da kalkıyor. Mustafa Kemal Paşa'dan ses yok. 8 oluyor ses yok. Telaşlanıyor, kapısını tıklıyor. Hala ses yok. İçeri giriyor ki odanın içi is, duman. Tamamen karanlık. Çok telaşlanıyor tabii ki, Atatürk'ün başına bir şey geldiğini düşünüyor. Dürtüyor, 'Paşam Paşam' diye. Uyanıyor Mustafa Kemal Paşa ve hatta kızıyor, 'erken uyandırdı' diye. Sonra bir bakıyor Mustafa Kemal Paşa'nın yüzüne sim siyah. Sonra aynayı tutuyor, Mustafa Kemal Paşa 'Zehirlenmişim eyvah çocuk. Hemen doktorları çağır bana' diyor. Aylarca göğsündeki bu tahribat geçmiyor. Öksürüyor sürekli. Yani Atatürk'ün zehirlenmesi hikayesi bu." (Televizyon Gazetesi)

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » hz ali Allah degildir. tövbe haşa ALLAH...
    • » IŞİD Kuran'ı değiştiriyor
    • » Google İngiltere'yi dikizleyecek
    • » Aleviler : Cenazeleri Bile Çalınan Bir...
    • » Doğalgaza yüzde 40 müjdesi
    • » "Ekonomik kriz 3 yıl daha...
    • » Başvekil Sıyırmak Üzere...
    • » VS2005 Download İşlemi
    • » ŞOK!!! Erdoğan’ın ‘beni izlemesinler’...
    • » Tabiat Eczanesi

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Abdülhamid
    • » “Vatanımı Unutmayacağım”
    • » Atatürk'ün yaverinden bir ani. ..
    • » “Bunu Benden Kimse Alamaz!”
    • » Atatürk'ün idealindeki gençlik
    • » Atatürk'ün yaninda 12 yil kalan bir...
    • » Adam Olmak - (laiklik)
    • » Benim Kitap Alacak Param Yok
    • » Atatürk’ün alçakgönüllülüğ ü
    • » Atatürk ve Tosca'nın büyük Aryası Veli...

  2. #2
    Forum Gönüllüsü SvmDoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    15-03-2008
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Yaş
    42
    Mesajlar
    1.253
    Ettiği Teşekkür
    0
    2 mesaja 2 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Bundan üç sene önce bir doktor Atatürk'ün son dönemlerine ait bir reçeteyi göstermişti.Bu reçetede Atatürk'ün hastalığı siroz değildi.Tam aksine karnında oluşan abartılı bir şişlik tanısı konduğu idi.

    Ve bu şişliği indirmek için doktorlar tam dört kutu "kinin"denilen ilaç tedavisi uygulamışlar Atatürk'e.

    Kendisi ise bu dört kutu ilacın Atatürk'ü öldürdüğünü söylemişti.Çünkü bu ilaç
    değil dört kutu, bir kutuda bile aşırı yanetki gösteren bir ilaçmış.Bu ilaçların alınmasına onay verenin de ismet paşa olduğunu söylemişti.
    Yani bu ilaçlar Atatürk'ün ölümünü çabuklaştırmış iddiaya göre.

    Bu doktor Bir kanalın anahaberine çıkmıştı ama adını bir türlü hatırlayamıyorum.Söyledikleri çok ilginç gelmişti bana.

    Ama daha sonra bu doktoru hiçbir yerde göremedim.

    Ama söyledikleri bana mantıklı geldi. Bence Atatürk'ün son dönemlerinde saklanan bazı gerçekler var ve bunun açığa çıkmamasının istendiği de çok açık....
    Konu SvmDoğan tarafından (18-01-2009 Saat 23:02 ) değiştirilmiştir.
    Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

    Mustafa Kemal Atatürk

  3. #3
    Forum Gönüllüsü SvmDoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    15-03-2008
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Yaş
    42
    Mesajlar
    1.253
    Ettiği Teşekkür
    0
    2 mesaja 2 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    SIRLARLA DOLU CEVAPSIZ 19 SORU

    *Atatürk’ün tedavisi için doktor seçimini kim yapmıştır?

    *Purinol adlı ilaç Atatürk’ün tedavisinde ne kadar kullanılmıştır? Bu ilacı imal eden Hakkı Bey, (Ruhsat tarihinde soyadı kanunu daha çıkmamıştı.) Mustafa Hakkı Nalçacı denen kimse midir?

    *Burun kanamalarından dolayı Atatürk’ü tedavi eden Dr. Naki Yıldırım yerine Numune Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Meyer’e görev verilmesine neden ihtiyaç duyulmuştur?

    *1938 Şubat ayında doktorların gelmesini uygun bulmayan Atatürk’e rağmen Prof.Dr, Frank, Prof.Dr.Epinger hangi gerekçe ve kimlerin tavsiyesi ile niçin getirilerek destursuz Atatürk’ün vücudu onlara emanet edilmiştir?

    *Müsteşar Dr. Arar’ın yaptığı ilk teşhisi bildirdiği ve kale almayan yetkililer kimlerdi? *Atatürk’e kaşıntıların sebebini karınca ısırığı olarak teşhis eden ve Çankaya Köşkü’ne ziyaretçi olarak 1937 sonlarında gelen doktor kimdi?
    *Ölüm anında Atatürk’ün ağzına su verdiği ölüm raporunda belirtilen Dr.Kamil Berk ölüm raporunu niçin imzalamamıştır?

    *Atatürk, Dr. Nihat Reşed Belger’e daha önce kendisini muayene eden Prof. Neşet Ömer İrdelp’in koyduğu teşhisi kontrol ettirme ihtiyacı hissetmiştir?

    *Dr. Fissenger’in yazdığı reçeteleri hangi eczacı yapmıştır?Bu eczacı Mustafa HAKKI nalçacı mıydı? *Bahsi geçen yabancı doktorlar getirilmeseydi Salyrgan şırıngasını Türk doktorlar uygularlar mıydı?

    *Sürekli doktorların bilgisi dışında Paris’ten getirilen ilaçların sorumluluğu kime aittir?(Paris’ten gelen ilacı bünye kabul etmemiş, hasta daha da fenalaşmıştır. 24 Ağustos 1938’deki bu tedavi işin dönüm noktasıdır. Atatürk, o tedaviden sonra “tamamiyle başka şahsiyet olmuştum.Çok tuhaf” diye Prof.Dr. İrdelp’e anlatıyor)

    *Paris’te ilaç alınan 54 Reu Faubourrg Sainet Honere adresindeki firmanın Dr.Fissenger ile olan bağlantıları nedir?

    *Özel Kalem Müdürü göreviyle Atatürk’e Köşk’ü karıncaların bastığına inandırmaya çalışan Süreyya Anderiman kimdir?

    *Atatürk’ün ölümün üzerine düzenlenen iki rapordan; ilkinde teşhis karında toplanan sıvı, asit olarak belirtilirken, ikinci raporda alkolle ilişkili karaciğer iltihabı denmesinin sebebi nedir?

    *Atatürk’ün tedavisi ile ilgili notları olduğunu söyleyerek, bir gün hatıra yazacağını söyleyen Dr. Ömer İrdelp, bahsettiği hatırayı niçin yazmamıştır?

    *Atatürk’e biopsi ve otopsi yaptırmama kararını İçişleri Bakanı mason Şükrü Kay mı vermiştir?

    *Atatürk’ün sıhhı hayatına ilişkin bilgiler Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nda nasıl kayıp olmuştur? (Bakanlık 1976 yılında bilgi isteyen bir profesöre “tüm aramalara karşın bulunamamıştır” cevabını vermişti)

    *1948 ve 1949 yılında Bulgar yahudisi Framason Avam Benaroyas ve Yunan gazeteci Apostolos Grazos’un Yunan gazetelerinde yer alan iddiaları üzerine Türkiye Cumhuriyeti hükümeti herhangi bir araştırma ve girişimde bulunmuş mudur? Yoksa, haberi dahi olmamış mıdır?


    Bu sorular masonlukla alakalı bir konudan alıntıdır...

    Konu SvmDoğan tarafından (18-01-2009 Saat 23:23 ) değiştirilmiştir.
    Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

    Mustafa Kemal Atatürk

  4. #4
    Forum Tiryakisi Dogan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    20-02-2008
    Bulunduğu Yer
    İzmir
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.340
    Ettiği Teşekkür
    18
    7 mesaja 7 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    47

    Standart

    Atatürk'ün serumuna ilaç enjekte ettirerek zamanından önce ölmesine neden olan İnönü'dür.
    İçkiye bağlı siroz iftirası da dahil, içki- kadın gibi bir çok iftiranın kaynağıda İnönü'dür.
    Yüce Atatürk, Kurtuluş Savaşı sırasında günlerce paltosuyla karlar üstünde yattığından bağırsaklarından hastalanmıştır. Bağırsakları çalışmadığı için karnı şişmiştir.
    Karşı devrimci, Atatürk'ün milcanı İnönü'dür.

    "İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

    "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

    "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


    Söz bir, söyleyen bir.

  5. #5
    Forumla Özdeşleşmiş Y O L C U - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    28-03-2008
    Bulunduğu Yer
    Türkıye
    Mesajlar
    4.696
    Ettiği Teşekkür
    129
    19 mesaja 24 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    40

    Post

    Alıntı Dogan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Atatürk'ün serumuna ilaç enjekte ettirerek zamanından önce ölmesine neden olan İnönü'dür.
    İçkiye bağlı siroz iftirası da dahil, içki- kadın gibi bir çok iftiranın kaynağıda İnönü'dür.
    Yüce Atatürk, Kurtuluş Savaşı sırasında günlerce paltosuyla karlar üstünde yattığından bağırsaklarından hastalanmıştır. Bağırsakları çalışmadığı için karnı şişmiştir.
    Karşı devrimci, Atatürk'ün milcanı İnönü'dür.



    Sevgili Dogan hocam, vermiş oldugun bilgiye biraz açıklık getirmek ıstıyorum.
    yüce Atatürküm Bagırsalkarında Su çiceyi denen bir hastalık,çıkmiş ve bu hastalık dolaysıyla ,karın bölgesinde su birikmesine sebeb olmuşdur ve bu suyun
    siros hastalıgı ile ılgisi yokdur.
    söylediğin gibi ıftıra dan başka bir şey deyil.
    Konu Y O L C U tarafından (18-01-2009 Saat 23:56 ) değiştirilmiştir.


    ON İKİ İMAMLAR.

    *** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
    1. İmam ALİ
    2. İmam CAFER
    3. İmam ZEYNEL
    4. İmam BAKIR
    5. İmam RIZA
    6. İmam CAFERİ SADIK
    7. İmam HASAN
    8. İmam TAĞI NAĞI
    9. İmam MEHDİYE HÜDA
    10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
    11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
    12. KIRKLAR DERGAHA


    *** *** *** *** **** *** *** *** **** ***

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. 6 kişi karbonmonoksit gazından zehirlendi
    HüsniyeDuman - forum Güncel Olaylar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13-12-2010, 13:26
  2. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 16-04-2010, 20:59
  3. 60 Ögrenci Sudan Zehirlendi
    yabangülü - forum Eğitim - Öğretim
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-10-2009, 21:50
  4. 90 kız öğrenci zehirlendi
    HüsniyeDuman - forum Güncel Olaylar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-05-2009, 13:56
  5. 2 kardeş soba gazından zehirlendi
    AYFER - forum Güncel Olaylar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-03-2009, 14:52

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.