Anket Sonuçları: Her yerde Semah dönülür mü?

Katılımcı Sayısı
29. Sizin bu ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor
  • Sadece cemlerde dönülür...

    28 96.55%
  • Evet isteyen istediği yerde semah dönebilir...

    0 0%
  • Düğünlerde ve konserlerde dönülebilir...

    0 0%
  • Amacına uygunsa konserlerde dönülebilir...

    1 3.45%
2. Sayfa - Toplam 4 Sayfa var BirinciBirinci 1234 SonuncuSonuncu
Gösterilen Sonuçlar: 11 ile 20 ve 32

Konu: Her yerde Semah dönülür mü?

  1. #11
    Üyemiz haticetül kübra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    27-02-2008
    Bulunduğu Yer
    Adana
    Yaş
    34
    Mesajlar
    221
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart

    sevgili sibele hiç cem görmemiş olabilir mi acaba ? oradaki 12hizmeti sakka suyunu semahı görmemiş biri bunu kavrayamabilir semah Hz Muhammed efendimizin miraç gecesi arşa çıktıgında meleklerin döndügü 40lar makamında gördügüdür biz de cemin sonunda cem birlenirken semah dönülür dede baba sürekli der: seyir için olmaya hak için ola aşk için ola pir divanına yazıla Hünkar gelmiş bulunmuş ola diye vetüm cem erkenı büyülenirsin sadece izlemezsinsen de yaşarsın

  2. #12
    Kıdemli Üyemiz sibele - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    27-01-2008
    Yaş
    40
    Mesajlar
    700
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    18

    Standart

    Alıntı haticetül kübra Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sevgili sibele hiç cem görmemiş olabilir mi acaba ? oradaki 12hizmeti sakka suyunu semahı görmemiş biri bunu kavrayamabilir semah Hz Muhammed efendimizin miraç gecesi arşa çıktıgında meleklerin döndügü 40lar makamında gördügüdür biz de cemin sonunda cem birlenirken semah dönülür dede baba sürekli der: seyir için olmaya hak için ola aşk için ola pir divanına yazıla Hünkar gelmiş bulunmuş ola diye vetüm cem erkenı büyülenirsin sadece izlemezsinsen de yaşarsın
    sevgili haticetül kübra haklısınız ben hiç ceme katılmadım tv lerde gördüğüm kadarıyla cem hakkında azda olsa fikir sahibiyim.
    Eğer ikrar ile yola gidersen
    Müminin gözünde duman gerekmez
    Hak için sil süpür gönlün evini
    Yükün gevher ile saman gerekmez

    Ali dedikleri bir ulu kişi
    Elinde var idi hüneri işi
    Eğer kaldırmazsan tuttuğun taşı
    Sana ondan gelen iman gerekmez

    Pir Sultan Abdal'ım uğradım derde
    Farksızdır sofudan, kalkmyor perde
    Gör dinle, bir lokma geldi bir yerde
    Sor izle, çiğ ise yemen gerekmez.

  3. #13
    Üyemiz Bilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    09-01-2008
    Bulunduğu Yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    354
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    14

    Standart Semah izlenmelik değildir, dönenlerle dönmeyenlerin etkin katılımlarıyla gerçekleşen bir ibadet şeklidir...

    Semah bir ibadet şeklidir...

    Diğer dinlerin ve mezheplerin ibadet şekilleri gibi özel mekanlarda yapılmalıdır. Semah ibadetinde yapılan her hareketin ayrı bir anlamı vardır ve temelde semah, Hakka yönelmeyi, Hakkın güzelliğini, yüceliğini onaylamayı, ayrıca Hakk aşkına bin bir türlü zorbalıklara, işkencelere maruz kalan evliyaların çektikleri acılara duyulan hüznü, yası ve bütün bunların sonucunda Hakka yapılan yalvarmayı içerir.

    Bunun dışında, Semah dönen insanlar Hakka niyaz etmiş olurlar. Bir başka deyişle Hakkın yüceliğini kabul edip benlikten geçmiş olurlar. Ceme girenler bilirler, semah dönenler aynı zamanda o ceme katılan canların da sözcüsü konumdadırlar, onların duygularının, onların içindeki Hak sevgisinin de birer temsilcisidirler. Ceme katılanların sahip olduğu Hakkın yüceliğini onaylama, ona hayran olma duygularını ortama yansıtırlar. Yani cemdeki katılımcıların duygularının birliğini yansıtmakla yükümlüdürler.

    Semah izlenmelik bir gösteri değildir...

    Ceme katılan katılımcılar yalnızca izlemek için cemde bulunmazlar. Ceme katılıp da semah dönen kişilerin dışında kalan kişiler de semah dönen kişilerin duygularıyla bütünleşme, onlarla birlik olma sorumluluğundadırlar. Bunu da tevhid çekerek ya da Alevi cemlerinde çok sık yer alan Allah Allah nidalarıyla dışa vururlar.

    Yani semah, hem dönen kişilerin hem de izleyen kişilerin etkin katılım sağlayacağı bir ibadet şeklidir. Özellikle de düğün, konserler gibi eğlence mekanları ya da barlar gibi içkili ortamlarda yapılması semahı ibadet olarak yaşayan Alevi halkının inançlarına; evliyaların can, ser verdiği Alevilik yoluna yapılan bir saygısızlıktır...
    "Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."

    Mustafa Kemal ATATÜRK


    Ali Rıza Bey babam ise
    O Zübeyde anam ise
    Al bayrağım kanım ise
    Koymam ahtını Zöhre Ana
    M. K. ATATÜRK

    İlim ilim bilmektir
    İlim kendin bilmektir
    Sen kendini bilmezsin
    Ya nice okumaktır
    Yunus Emre

  4. #14
    Üyemiz haticetül kübra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    27-02-2008
    Bulunduğu Yer
    Adana
    Yaş
    34
    Mesajlar
    221
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sevgili haticetül kübra haklısınız ben hiç ceme katılmadım tv lerde gördüğüm kadarıyla cem hakkında azda olsa fikir sahibiyim.
    bak nası da bildim canım arkidişim inşAllah sana da nasip olur birgün (nerde yaşıyorsun bilmiyorum ama kendi görgüsünü sürdürmeyen ibadetinden uzak kalmış kardeşlerimizde yaşanan genel eksiklikten dogan sıkıntı bu geçtigimiz cumartesi bizim cemimiz vardı post dedesi önderliginde yapılıyo kısmet olur pirinkini de görürüz temennisindeyim küçük abim ikrar verdi,dedemi dardan indirdik,babamlar görüldü keşke seni cagırsaymışım gelecektin ya )bizim yolumuz töremiz folklorık bir işlem degil çıkarcılar avcılar öyle yansıtmaya çalışıyor biz niye burdayız işte bunun böyle olmadıgı herkeslere hep haykırmak için

  5. #15
    . . . . . . . Hızır Hatem Hızır Hatem Velidir.....Aşk oduna yananlarım delidir.....Hüseyin’in uğruna kanlar selidir......Zöhre Ana başı dili Ali'dir........ EKİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    26-12-2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    853
    Ettiği Teşekkür
    2
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart Yol Muhammed-Ali'nindir.

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sevgili ekin ben öyle diyorum demekki öyle gibi bir diktemmi var hayır yolun sahibi ibadet diyorsa öyledir hatta sevgili ekin ibadet diyosa hiç şüphe yoktur demekki ben sizin kadar alevi değilim demekki sizin kadar alevilik inancına bağlı değilim dolayısı ile benim için ibadet olmayabilir alevi çocuğu olduğum için hiç bir şeyi kabu etme gibi bir zorunluluğum olamaz değilmi? benim tek ibadet şeklim vardır oda allaha edilen duadır alevi olsamda sünni olsamda yada başka dinden olsamda bu bişeyi değiştirmez yola göre diyorsunuz hangi yola? yolun sahibi kimdir? hanği açıklamasında semah ibadettir der? benide aydınlatırsanız sevinirim sevgiler.
    Sevgili sibele, semahı ibadet olarak kabul etmediğini söyleyen sensin.
    Yolun sahibi Muhammed-Ali'dir. Sende alevi çocuğu isen en azından bunu bilmelisin.
    Bu kadar sinirlenmene ne gerek var. Ben dini otorite değilim, sadece yolumun gerçeğini biliyor ve dile getiriyorum. Benim söylememle inanacak değilsin. Sende
    bunları öğrenenip, bu havayı tenefüs edince daha iyi anlayabilirsin. Ekin söyledi diye değil, bildiğin için inanırsın.
    Hak nefesi döküp, Hakkın ışığını gösteren Pirlerimiz, inancımızı bizlere böyle miras bıraktılar. Canlarını inancımızın yüceliği için feda ettiler, düğünlerde semah dönelim diye değil. Lütfen birazda bu şekilde düşünmeye çalış.
    Benim de her sözümü kendine yapılmış bir hakaret olarak algılama.

    Din içinde din arama
    Din Muhammed-Ali'nindir
    Yol içinde yol arama
    Yol Muhammed-Ali'nindir
    Başı pare pare dumanlı dağlar
    Firgat ile aşıp giden ben oldum
    Eller göçün çekip gider yaylaya
    Göçün çekip sarpa düşen gene ben oldum.

    Ecel kalesine gidenler gelir
    Emir haktan vade yetenler ölür
    Nidem de sevdiğim elden ne gelir
    Ayrılık defterini yazan gene ben oldum


    Çok emek verdim candan ama
    karşıdan bakan gene ben oldum.

  6. #16
    Forum Tiryakisi Dogan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    20-02-2008
    Bulunduğu Yer
    İzmir
    Yaş
    54
    Mesajlar
    3.343
    Ettiği Teşekkür
    18
    2 mesaja 2 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    44

    Standart Hangi, yol? Yolun sahibi kim?

    "Az gittim uz gittim, bir de döndüm ki bir arpa boyu yol gitmişim."

    "İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

    "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

    "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


    Söz bir, söyleyen bir.

  7. #17
    Üyemiz Bilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    09-01-2008
    Bulunduğu Yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    354
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    14

    Standart Semahın özüne ulaşmak...

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    … alevi çocuğu olduğum için hiç bir şeyi kabu etme gibi bir zorunluluğum olamaz değilmi? benim tek ibadet şeklim vardır oda allaha edilen duadır alevi olsamda sünni olsamda yada başka dinden olsamda bu bişeyi değiştirmez yola göre diyorsunuz hangi yola? yolun sahibi kimdir? hanği açıklamasında semah ibadettir der? benide aydınlatırsanız sevinirim sevgiler.
    Sevgili sibele,

    Yalnızca bir Alevi çocuğu olduğun için hiçbir şeyi kabul etme zorunluluğun yok. Tanrı bu dünyada etrafında görüp göremeyeceğin herkesi seçimlerinde aşikare bir şekilde özgür bırakmıştır. Ama her insanı Allah’ın bir parçası olan dünyadaki tüm gerçekleri, doğruları kabul etme yükümlülüğü(sorumluluğu) ile de başaşa bırakmıştır...

    Tabii ki her dinin özü Allah’a yönelmeyi yani dua etmeyi içerir. Sünni de olsan ortodoks da olsan Alevi de olsan bu gerçeği değiştirmez.

    Peki, amacı nedir dua etmenin ?
    Tanrıya yönelmek aslında ona daha da yakınlaşmak, hatta yapabilirsen ulaşmak değil midir?

    Ancak eğer her şey sadece dua etmek ile olacaktıysa dünyada neden din, mezhep gibi kavramlar ortaya çıkmıştır?

    Bazı ihtiyaçları karşılamak için olmasın?

    Örneğin Tanrı’nın yarattığı kulundan tam olarak ne beklendiğini öğrenme ihtiyacı…
    Ya da Tanrıya daha yakın olabilmek için dünyada yaşarken neler yapılması gerektiğini öğrenme ihtiyacı...
    Nefsinden nasıl arınılabilineceğini öğrenme ihtiyacı...
    Nasıl dua edileceğini öğrenme ihityacı da olabilir…

    (Tanrıya yakın olmak da son derece önemli bir kavram... Aleviliğe göre herkes yaşamında o zamana kadar ne kadar nefsine uymuşsa ona göre bir ameli vardır, o derecede de Haktan uzak kalmıştır. Örneğin sürekli insanların canını acıtan bir hırsız ile çok fakir kaldıysa da kimsenin canını yakmayı istemediğinden bir başka deyişle kendisi üzülse açlıktan ölse bile Allah’ın hiçbir kulunu üzemeyeceğinden dolayı harama asla el uzatmayan bir kişinin Allah’a aynı derecede yakın olduğundan bahsedilebilinir mi? Tabii ki hayır... İnsanlar dünyada yaptıkları iyi ya da kötü uygulamalarla Tanrı’ya yakınlaşır ya da uzaklaşırlar…)

    Bu ihtiyaçlar inananların yaşam şekillerini, hayattaki davranışlarını düzenleyen kurallardır. Bu kurallar insanın yaşamını ciddi ölçüde etkilerler. Örneğin bir Yahudi, mensup olduğu dinin gereklerini yerine getirmek için Yahudi olmayan biriyle evlenemez. Bu inancının, dininin bir başka deyişle onu Tanrı’ya götüreceğine inandığı yolunun bir kuralıdır ve eğer yoluna inanıyorsa bu kurala da gönülden uyar…

    Bir başka deyişle yalnızca dua etmek insanların bazı temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyebilir.

    yola göre diyorsunuz hangi yola? yolun sahibi kimdir? hanği açıklamasında semah ibadettir der? benide aydınlatırsanız sevinirim sevgiler.
    Alevi çocuğu olduğunu iddia ediyorsun, bir Alevi olarak “yolun sahibi kimdir?” sorusunu sorman ne acı…

    Alevilik yolunun sahibi Allah-Muhammed-Ali ve ona can, baş vermiş Allah’ın evliyalarıdır. Bu yolu Allah-Muhammed-Ali kurmuş, evliyaları ise sürdürmüşlerdir. Yolun sahibi onlardır. Onlardan biri de bugün yaşayan, can gözü açık tek evliya olan Pir Zöhre Ana’dır...

    Aleviler her yol gibi Tanrı’ya bu yolla daha da yakınlaşılacağına inanırlar. Her yol gibi Alevilik yolunun da kendine göre kuralları vardır. Bugün nasıl Ortodoks mezhebi değişmez kurallar bütününden oluşuyor ise ve kurallarını kimse değiştiremez ise Alevilik mezhebinin de kurallarını kimse değiştiremez.

    Semahın ibadet olduğu ile ilgili ŞahımMerdan bir yazısında günümüzün tek evliyası Pir Zöhre Ana’nın düşüncelerini yansıtmış. Şuanda canlı bir evliya ile görüşme şansına sahibiz, ne mutlu! Fakat bunun dışında nasıl bir açıklama bekliyordunuz? Örneğin dini bir kitaptan alınmış bir açıklama falan mı? Alevilik, evliyaların sözleri ve icraatlerini içeren, dilden dile gelen bir yoldur. Nedeni de Yavuz Sultan Selim’ler gibi vahşi zihniyetteki insanların bu değerli yolu tahrip etmesini engellemektir. Evliyaların kayıp alemine girmesinden sonra ise Alevilik yolunu sürdürmek onun çocukları anlamına gelen dedelere düşmüştür. Bu yolu layıkıyla sürdüren dedeler de olmuştur, maalesef sürdüremeyen dedeler de…

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    şimdiki nesil olarak bir çok alevi genci var hayatında ceme katılmamış buna bende dahil ama semah izlemekten büyük keyif alıyorum bana beni benim özümü kültürümü anlatıyor onun için cemler haricindede dönülmesini istiyorum ve sakıncası olduğunu düşünmüyorum
    Hiç ceme katılmadığınızı söyleyerek Alevilikle ilgili ne kadar yetersiz bilgilere sahip olduğunuzu açıkça belirtiyorsunuz. Belki de bu eksikliğinizin sorumluluğu sizin olduğu kadar görevlerini layıkıyla yapmayacak cehalete sahip olan daha da vahimi 26 yıldır var olan bir ışığı, evliyayı araştırıp soruşturmayan, var olan günümüz evliyasının eteğinden tutmayan güya dedelere aittir.

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    semahı bir ibadet şekli olarak görmüyorum
    Sevgili sibele,
    Uğur Mumcu, bilgi olmadan fikir sahibi de olunamayacağını bildirirken doğru fikri temel alıyordu şüphesiz… Semahın ibadet olmadığını bu kadar net bir dille savunmadan önce bir ceme girip semahın oradaki konumu nedir diye de araştırmanız gerekmiyor muydu? Bana bu derece bilgi eksikliğine sahip olduğunuz halde bu derece net bir dille semahın ibadet olmadığını savunmanız anlaşılmaz, son derece tuhaf geldi…

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    belki barda dönülmesi falan hoş olmaz semahı basitleştirir çünkü semah sıradan bir halk oyunu değil aleviligi temsil eden kültürel bir simgedir ama düğünlerde veya başka mekanlarda dönülebilir bu sayede gençlerimizde bu güzelim kültürümüzü ögrenmiş mahrum kalmamış olurlar diye düşünüyorum.

    eskiden bizim köyde düğünlerde yaşlı teyzeler amacalar semah dönerlerdi benim çocukluğumda babannem dönerdi öyle hayranlıkla seyrederdimki şimdi bakıyorumda semahı bilen yok çok üzülüyorum keşke eskisi gibi düğünlerde dönülseydide unutulmasaydı diyorum
    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sevgili şahımmerdan ben sadece kendi düşüncelerimi ve isteklerimi dile getirdim barda dönülmesi nin ne açıdan uygun olmayacağınıda belirttim bar gibi bir ortamda semah dönülmesi semahı basitleştirir dedim bunun haricinde diğer mekanlarda dönülmesinde bir sakınca görmediğimide söyledim doğrudur semahı siz ibadet olarak görüyorsanız öyledir ama benim için ibadet anlamı taşımıyor sadece aleviligin kültürel bir değeri olarak görüyorum kısmet olursa bir gün zöhre ananın ögrettiği semahıda izlerim fikrim değişirmi bilmem kim bilir hayırlısı olsun sevgiler.

    Sevgili can,
    Sizin çevrenizdekiler semahı düğünlerde dönerlermiş. Referans noktanız olarak çevrenizde gördüğünüz uygulamaları almamalısınız. Unutmayınız ki çevrenizde gördükleriniz de sıradan insanlar ve onlar da hata yapabilirler…

    Semahın yalnızca bir kültür olarak görülmesine gelince...

    Her insan topluluğunun mensup olduğu dine, mezhepe göre, o din ve mezhepin temel ibadetlerinden doğan bir kültürü vardır tabii ki. Ancak siz bazı uygulamaları, bu uygulamaların o halkın inandığı din veya mezhebin temel kurallarından biri olduğu gerçeğini, onların başta birer "dini kural", "ibadet" olma kimliklerinin olduğu gerçeklerini yadsır da basitçe kültür olarak değerlenirirseniz semahın gerçek kimliğine ulaşamaz. Semahın çıkış noktasından, özünden, gerçeklerden uzaklaşmış olursunuz...

    Sevgilerimle...
    "Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."

    Mustafa Kemal ATATÜRK


    Ali Rıza Bey babam ise
    O Zübeyde anam ise
    Al bayrağım kanım ise
    Koymam ahtını Zöhre Ana
    M. K. ATATÜRK

    İlim ilim bilmektir
    İlim kendin bilmektir
    Sen kendini bilmezsin
    Ya nice okumaktır
    Yunus Emre

  8. #18
    Kıdemli Üyemiz sibele - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    27-01-2008
    Yaş
    40
    Mesajlar
    700
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    18

    Standart

    Alıntı EKİN Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sevgili sibele, semahı ibadet olarak kabul etmediğini söyleyen sensin.
    Yolun sahibi Muhammed-Ali'dir. Sende alevi çocuğu isen en azından bunu bilmelisin.
    Bu kadar sinirlenmene ne gerek var. Ben dini otorite değilim, sadece yolumun gerçeğini biliyor ve dile getiriyorum. Benim söylememle inanacak değilsin. Sende
    bunları öğrenenip, bu havayı tenefüs edince daha iyi anlayabilirsin. Ekin söyledi diye değil, bildiğin için inanırsın.
    Hak nefesi döküp, Hakkın ışığını gösteren Pirlerimiz, inancımızı bizlere böyle miras bıraktılar. Canlarını inancımızın yüceliği için feda ettiler, düğünlerde semah dönelim diye değil. Lütfen birazda bu şekilde düşünmeye çalış.
    Benim de her sözümü kendine yapılmış bir hakaret olarak algılama.

    Din içinde din arama
    Din Muhammed-Ali'nindir
    Yol içinde yol arama
    Yol Muhammed-Ali'nindir
    sevgili ekin ben çok sakinim ama birilerinin baskısı altında olmaktan hoşlanmıyorum düşüncelerimi özgürce söylemek istiyorum sözlerinizde hakaret aramıyorum ama sizin bunu bilmelisin!,bunu yapmalısın!,nasıl olurda bilmezsin vs gibilerinden sert söylemleriniz beni ister istemez sinirlendiriyor sürekli kendi düşüncelerinizi dikte etmeye çalışıyorsunuz başkalarının ne düşündüğünü umursamıyorsunuz neyse kusura bakmayın olayı kişisele çevirmek istemezdim ama açıklama yapmak ihtiyacı hissettim gelelim konuya

    evet semahı ibadet olarak görmüyorum dedim yolun sahibi semah ibadettir der diyorsunuz ben daha hiç duymadım haz alinin hz muhammedin semahı ibadet olarak gördüğünü hatta onuda geçtim semah döndüklerini cem yaptıklarınıda hiç mi hiç sanmıyorum en azından hiç ama hiç duymadım namaz kıldıklarını oruç tuttuklarını duydum ama semah cem bunları duymadım bunu söyleyen herhangi bir kaynak varmı?
    Konu sibele tarafından (26-11-2008 Saat 20:44 ) değiştirilmiştir.
    Eğer ikrar ile yola gidersen
    Müminin gözünde duman gerekmez
    Hak için sil süpür gönlün evini
    Yükün gevher ile saman gerekmez

    Ali dedikleri bir ulu kişi
    Elinde var idi hüneri işi
    Eğer kaldırmazsan tuttuğun taşı
    Sana ondan gelen iman gerekmez

    Pir Sultan Abdal'ım uğradım derde
    Farksızdır sofudan, kalkmyor perde
    Gör dinle, bir lokma geldi bir yerde
    Sor izle, çiğ ise yemen gerekmez.

  9. #19
    Kıdemli Üyemiz sibele - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    27-01-2008
    Yaş
    40
    Mesajlar
    700
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    18

    Standart

    Alıntı Bilim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sevgili sibele,

    Yalnızca bir Alevi çocuğu olduğun için hiçbir şeyi kabul etme zorunluluğun yok. Tanrı bu dünyada etrafında görüp göremeyeceğin herkesi seçimlerinde aşikare bir şekilde özgür bırakmıştır. Ama her insanı Allah’ın bir parçası olan dünyadaki tüm gerçekleri, doğruları kabul etme yükümlülüğü(sorumluluğu) ile de başaşa bırakmıştır...

    Tabii ki her dinin özü Allah’a yönelmeyi yani dua etmeyi içerir. Sünni de olsan ortodoks da olsan Alevi de olsan bu gerçeği değiştirmez.

    Peki, amacı nedir dua etmenin ?
    Tanrıya yönelmek aslında ona daha da yakınlaşmak, hatta yapabilirsen ulaşmak değil midir?

    Ancak eğer her şey sadece dua etmek ile olacaktıysa dünyada neden din, mezhep gibi kavramlar ortaya çıkmıştır?

    Bazı ihtiyaçları karşılamak için olmasın?

    Örneğin Tanrı’nın yarattığı kulundan tam olarak ne beklendiğini öğrenme ihtiyacı…
    Ya da Tanrıya daha yakın olabilmek için dünyada yaşarken neler yapılması gerektiğini öğrenme ihtiyacı...
    Nefsinden nasıl arınılabilineceğini öğrenme ihtiyacı...
    Nasıl dua edileceğini öğrenme ihityacı da olabilir…

    (Tanrıya yakın olmak da son derece önemli bir kavram... Aleviliğe göre herkes yaşamında o zamana kadar ne kadar nefsine uymuşsa ona göre bir ameli vardır, o derecede de Haktan uzak kalmıştır. Örneğin sürekli insanların canını acıtan bir hırsız ile çok fakir kaldıysa da kimsenin canını yakmayı istemediğinden bir başka deyişle kendisi üzülse açlıktan ölse bile Allah’ın hiçbir kulunu üzemeyeceğinden dolayı harama asla el uzatmayan bir kişinin Allah’a aynı derecede yakın olduğundan bahsedilebilinir mi? Tabii ki hayır... İnsanlar dünyada yaptıkları iyi ya da kötü uygulamalarla Tanrı’ya yakınlaşır ya da uzaklaşırlar…)

    Bu ihtiyaçlar inananların yaşam şekillerini, hayattaki davranışlarını düzenleyen kurallardır. Bu kurallar insanın yaşamını ciddi ölçüde etkilerler. Örneğin bir Yahudi, mensup olduğu dinin gereklerini yerine getirmek için Yahudi olmayan biriyle evlenemez. Bu inancının, dininin bir başka deyişle onu Tanrı’ya götüreceğine inandığı yolunun bir kuralıdır ve eğer yoluna inanıyorsa bu kurala da gönülden uyar…

    Bir başka deyişle yalnızca dua etmek insanların bazı temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyebilir.



    Alevi çocuğu olduğunu iddia ediyorsun, bir Alevi olarak “yolun sahibi kimdir?” sorusunu sorman ne acı…

    Alevilik yolunun sahibi Allah-Muhammed-Ali ve ona can, baş vermiş Allah’ın evliyalarıdır. Bu yolu Allah-Muhammed-Ali kurmuş, evliyaları ise sürdürmüşlerdir. Yolun sahibi onlardır. Onlardan biri de bugün yaşayan, can gözü açık tek evliya olan Pir Zöhre Ana’dır...

    Aleviler her yol gibi Tanrı’ya bu yolla daha da yakınlaşılacağına inanırlar. Her yol gibi Alevilik yolunun da kendine göre kuralları vardır. Bugün nasıl Ortodoks mezhebi değişmez kurallar bütününden oluşuyor ise ve kurallarını kimse değiştiremez ise Alevilik mezhebinin de kurallarını kimse değiştiremez.

    Semahın ibadet olduğu ile ilgili ŞahımMerdan bir yazısında günümüzün tek evliyası Pir Zöhre Ana’nın düşüncelerini yansıtmış. Şuanda canlı bir evliya ile görüşme şansına sahibiz, ne mutlu! Fakat bunun dışında nasıl bir açıklama bekliyordunuz? Örneğin dini bir kitaptan alınmış bir açıklama falan mı? Alevilik, evliyaların sözleri ve icraatlerini içeren, dilden dile gelen bir yoldur. Nedeni de Yavuz Sultan Selim’ler gibi vahşi zihniyetteki insanların bu değerli yolu tahrip etmesini engellemektir. Evliyaların kayıp alemine girmesinden sonra ise Alevilik yolunu sürdürmek onun çocukları anlamına gelen dedelere düşmüştür. Bu yolu layıkıyla sürdüren dedeler de olmuştur, maalesef sürdüremeyen dedeler de…



    Hiç ceme katılmadığınızı söyleyerek Alevilikle ilgili ne kadar yetersiz bilgilere sahip olduğunuzu açıkça belirtiyorsunuz. Belki de bu eksikliğinizin sorumluluğu sizin olduğu kadar görevlerini layıkıyla yapmayacak cehalete sahip olan daha da vahimi 26 yıldır var olan bir ışığı, evliyayı araştırıp soruşturmayan, var olan günümüz evliyasının eteğinden tutmayan güya dedelere aittir.



    Sevgili sibele,
    Uğur Mumcu, bilgi olmadan fikir sahibi de olunamayacağını bildirirken doğru fikri temel alıyordu şüphesiz… Semahın ibadet olmadığını bu kadar net bir dille savunmadan önce bir ceme girip semahın oradaki konumu nedir diye de araştırmanız gerekmiyor muydu? Bana bu derece bilgi eksikliğine sahip olduğunuz halde bu derece net bir dille semahın ibadet olmadığını savunmanız anlaşılmaz, son derece tuhaf geldi…





    Sevgili can,
    Sizin çevrenizdekiler semahı düğünlerde dönerlermiş. Referans noktanız olarak çevrenizde gördüğünüz uygulamaları almamalısınız. Unutmayınız ki çevrenizde gördükleriniz de sıradan insanlar ve onlar da hata yapabilirler…

    Semahın yalnızca bir kültür olarak görülmesine gelince...

    Her insan topluluğunun mensup olduğu dine, mezhepe göre, o din ve mezhepin temel ibadetlerinden doğan bir kültürü vardır tabii ki. Ancak siz bazı uygulamaları, bu uygulamaların o halkın inandığı din veya mezhebin temel kurallarından biri olduğu gerçeğini, onların başta birer "dini kural", "ibadet" olma kimliklerinin olduğu gerçeklerini yadsır da basitçe kültür olarak değerlenirirseniz semahın gerçek kimliğine ulaşamaz. Semahın çıkış noktasından, özünden, gerçeklerden uzaklaşmış olursunuz...

    Sevgilerimle...
    sevgili bilim sizcede bu mesajınız biraz ağır değilmi siz zöhre anaya inananlar herşeyin en doğrusunu biliyor bizse bilmiyoruz kriteriniz bu değilmi?işte asıl acı olan benim zöhre ananın söylediklerini bilmemem degil sizin bunu söylüyor olmanızdır zöhre anaya inanmayan insanları cahil fikirsiz görüyor olmanızdır.

    yolun sahibini sormaktaki maksadım size göre yolun sahibi kim anlamındaydı yukarıdaki açıklamamdada belirttim ben hz ali yada hz muhammedin semah ibadettir diyen yada semahtan bahseden hiç bir açıklamasını görmedim duymadım

    ha siz duydunuz nereden zöhre anadan zöhre anadan başkası bunu diyormu? başka herhangi bir kaynak varmı? hayır o halde zöhre ana yada düşünceleri hakkında fikir sahibi olmayan hatta ona inanmayan ben ve benim gibi milyonlarca milyarlarca insanı ne hakla cahillikle suçlarsınız eger en iyi en doğru en bilgili insanlar zöhre anaya inananlar diyorsanız bu durumda sizinle tartışmam bile saçma olur ben açık ve net bir şekilde söylüyorum zöhre ana bana göre alevilikle ilğili bir otorite değildir ve ben size ögrettiği her şeye kayıtsız şartsız inanmak zorunda değilim

    burada zöhre ana kaynak o ne derse o ama ben inanmıyorum dediğim için, dün başka bir sitede biriyle erdoğan çınarın söyediklerine inanmadığım için, yine başka biriyle haşim kutlu yu tanımıyorum dediğim için ve yine başka biriyle ışık olmadığımızı söylediğim için tartışıyorum
    yani siz farklı şeylere inanan farklı düşüncelerdeki insanlar daima kendi düşüncelerinizi empoze etmek adına karşınıza çıkan herkesi büyük bir kırıcılıkla ezmeye devam ediyorsunuz ama ben bu oyunda yer almak istemiyorum ne yol için ne başka birşey için kimseyi kırmak istemiyorum benim bildiğim tek yol var oda insanlık yolu ve bu yolda kırmak yok
    aleviliğin özünü size ben ögretecek değilim mutlaka piriniz ögretmiştir alevilik hoşgörü gerektirir sevgi gerektirir eline beline diline hakim olmayı gerektirir diline hakim olmak demek dedikodu yalan yanısıra kötü söz söylememek kırıcı olmamak demektir
    siz alevilik adına kırmaya devam edecekseniz ben kırmak ve kırılmaktansa susmaya devam edeceğim yolunuz aydınlık olsun sevgiler.
    Konu sibele tarafından (26-11-2008 Saat 20:39 ) değiştirilmiştir.
    Eğer ikrar ile yola gidersen
    Müminin gözünde duman gerekmez
    Hak için sil süpür gönlün evini
    Yükün gevher ile saman gerekmez

    Ali dedikleri bir ulu kişi
    Elinde var idi hüneri işi
    Eğer kaldırmazsan tuttuğun taşı
    Sana ondan gelen iman gerekmez

    Pir Sultan Abdal'ım uğradım derde
    Farksızdır sofudan, kalkmyor perde
    Gör dinle, bir lokma geldi bir yerde
    Sor izle, çiğ ise yemen gerekmez.

  10. #20
    Üyemiz Bilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    09-01-2008
    Bulunduğu Yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    354
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    14

    Standart "Doğruları söylemekten korkmayınız." M. K. ATATÜRK

    Sayın Sibele,

    Öncelikle şu yazdığınız cevap ile son derece haksızlığa uğratıldığımı düşünüyorum. Mesajınız baştan sonra çarpıtmalarla dolu. Size son derecede saygılı, samimi bir yazı yazdım. Üstelik yazım baştan sona iyi niyetimi yansıtan, şimdiye kadar edindiğim bilgileri yansıtan a-ç-ı-k-l-a-m-a-l-ar-l-a dopdoluydu. Şu anda o kadar zamanımı boşa verdiğimi düşünmeye başladım. Yazık… Ne oldu size birden bire? Yazdığım yazıdan çıkarta çıkarta bunları mı çıkarttınız?
    Yazımın neresinde sizi ezici, hakaretvari sözler görüyorsunuz?
    Eğer öyle ise neden o sözleri alıntı yapıp da birebir üstünde yorumlar yapmadınız da hiçbir alıntı olmaksızın çarpıtılmış yorumlarınızla kişilik haklarıma saldıran yazılarda bulunuyorsunuz? Bir de kalp kırmaktan bahsediyorsunuz? Pardon şu yukarıdaki yazımda varolan iyi niyetimi, bilgilendirme için harcadığım ince emeği görmeyen saldırı ve çarpıtmalar içerikli yazınızla kalp kırmadığınızı mı zannediyorsunuz?

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sevgili bilim sizcede bu mesajınız biraz ağır değilmi siz zöhre anaya inananlar herşeyin en doğrusunu biliyor bizse bilmiyoruz kriteriniz bu değilmi?
    Yazımdan bunu mu çıkardınız? Eğer öyleyse çıkarımınız tam anlamıyla yanlış.
    Çünkü her şeyin en doğrusunu ancak ve ancak evliyalar ya da onlardan biri olan Pir Zöhre Ana bilir.

    Tersine Zöhre Ana’ya inanların en önemli özellikleri nedir biliyor musunuz? Her şeyin en doğrusunu bilmedikleri bilincine sahip olmaları daha da ötesinde her şeyin en doğrusunu bilen zatların(evliyaların) olduğunu görmeleri (kerametlerle uygulamalarla), onların doğruluğunu, yüceliğini kabul etmeleridir.


    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    işte asıl acı olan benim zöhre ananın söylediklerini bilmemem degil sizin bunu söylüyor olmanızdır zöhre anaya inanmayan insanları cahil fikirsiz görüyor olmanızdır.
    Sözlerimi neden “çarpıtma” gereği duyduğunuzu yazar mısınız? Asla Zöhre Ana’ya inanmayan insanları yalnızca Zöhre Ana'ya inanmadıkları için cahil ya da fikirsiz olarak değerlendirmedim. Bu çarpıtmaya nasıl ve nereden ulaştığınızın cevabını bekliyorum!

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    “işte asıl acı olan benim zöhre ananın söylediklerini bilmemem degil sizin bunu söylüyor olmanızdır”
    Bu ne demektir yani şimdi?
    Yani Zöhre Ana’nın söyledikleri doğruysa ve siz doğru olmayan şeyleri savunuyorsanız bunu bilmemeniz acı değil de benim size doğruları söylemem mi acı geliyor size?
    Sizin referans noktanız nedir?
    Yalnızca dünyadaki doğrulara, gerçeklere ulaşmak mı?
    Yoksa yanlış yaptığınızı öğrendiğinizde doğru yapmadığınızı bilmekten dolayı acı çekmeniz ve bu nedenle de acı çekmekten uzaklaşmanız mı?

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yolun sahibini sormaktaki maksadım size göre yolun sahibi kim anlamındaydı yukarıdaki açıklamamdada belirttim ben hz ali yada hz muhammedin semah ibadettir diyen yada semahtan bahseden hiç bir açıklamasını görmedim duymadım
    Yazımı dikkatle okursanız ben de aynen sizin yukarıda yazıya döktüklerinizi tekrarladım. Evet sizin de belirttiğiniz gibi bu konularda cidden bilgi eksikliğiniz var… Bu konudaki samimiyetiniz için de teşekkür ederim…

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ha siz duydunuz nereden zöhre anadan zöhre anadan başkası bunu diyormu? başka herhangi bir kaynak varmı?
    Evet tabi ki de var. Siz her nekadar hiç içinde bulumadıysanız da içinde Allah-Muhammed Ali’ye yalvarmalar, semahlar, dualar olan cemler en büyük kaynak işte… Sözlerle, uygulamalarla babadan oğula devam eden bir yolun, Alevilik yolunun araştırılmasında bundan daha kaliteli bir kaynak olur mu? Neden hala görmemek de ısrar ediyorsunuz?

    Ayrıca Benim dedem de bir dede. Hem annemin hem de babamın tarafında yaşanan Alevilik ibadetlerinde de bulundum. Onlar Zöhre Ana’yı tanımadan önce de bir çok dini muhabbet yapıyorlardı. Yani Alevilik yolunun ibadetleri, dedem ve büyük dedelerimden gelen bilgilendirmeler içerisinde büyüdüm. Benim dedelerimin ocağımızdan yüzyıllardır öğrendiği uygulamalar ve edindiği bilgi de aynı gerçeği içeriyor:“semahın bir ibadet olduğu” gerçeğini…

    Sayın Sibele,
    Siz yanlışınızı farketmeyin diye hayatım boyunca yaşadığım, öğrendiğim gerçekleri söylemememi bekliyorsanız, boşuna… Çünkü bu forumda bulunmamın tek nedeni karakterime uygun olanı yapmak yani doğruları yalnızca ve yalnızca doğruları savunmaktır. Doğrıuları savunmak, Alevilik yolunun olmazsa olmaz şartıdır. Bundan da yolumdan da aman kimse kırılmasın diye asla vazgeçmem!!!

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    hayır o halde zöhre ana yada düşünceleri hakkında fikir sahibi olmayan hatta ona inanmayan ben ve benim gibi milyonlarca milyarlarca insanı ne hakla cahillikle suçlarsınız
    Buna çarpıtma deniyor ve bu çarpıtmanın kaynağı yukarıdaki yazınızla tamamıyla sizsiniz!!!

    Çarpıtmanın bu kadarına da pes doğrusu...

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    eger en iyi en doğru en bilgili insanlar zöhre anaya inananlar diyorsanız
    Bunu savunan sizsiniz. Ben en iyi, en doğru, en bilgili insanın Hakka ermiş, onunla bütünleşebilmiş bir evliya olan Pir Zöhre Ana olduğunu düşünenlerdenim…

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bu durumda sizinle tartışmam bile saçma olur
    Eğer bundan sonraki yazılarınız da yukarıda belirttiğim çarpıtmalar üzerine kurulursa ben de sizinle tartışmayı artık kesinlikle düşünmüyorum…

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ben açık ve net bir şekilde söylüyorum zöhre ana bana göre alevilikle ilğili bir otorite değildir ve ben size ögrettiği her şeye kayıtsız şartsız inanmak zorunda değilim
    Hayatım boyunca yaşadığım kerametlere, tecrübelere ve bilgi birikimine dayanarak şu ana kadarki yazımlarımda daima ama daima, yalnızca ve yalnızca “doğruyu” savunmaya çalıştım. Bu amaçla söylediğim ya da yazdığım her söz bir Âdemoğlunun acı çekmesine üzülen vicdanım sayesinde yazılmıştır. Kimseyi inandığım yola zorlamak gibi bir art niyetim olmadı ve olmayacaktır. Özellikle de dini konularda yaptığım hiçbir söylemimden ya da yazımdan hiçbir çıkarım olmadığı için ve Tanrıya ve evliyalarının haklılığına inandığım için şimdiye kadarki edindiğim bilgi birikimine göre bildiğim doğruları dile getirdim. Hangi din olursa olsun dinlerin hepsi, insanların ne olursa olsun daima doğruları savunması gerektiği konusunda hemfikirdir. Yüce Atatürk’ün de bu konudaki şu sözü daima aklımdadır: “Doğruları söylemekten korkmayınız.” Ha ben de aciz bir kul olarak doğruları söylemekle yükümlüysem ulaştığım doğruları insanca dile getiririm; alan alır; almayana da artık bir kul olarak yapacağım bir şey kalmamıştır... Gerisi tamamıyla Tanrı ile kulu arasındadır...

    Bu anlamda, bundan önceki yazımda şimdiye kadar gördüğüm bir çok doğrudan bütün iyi niyetimle, samimiyetimle, açık yürekliliğimle bahsettim. Bundan sonrası sizin sorumluluğunuzdadır... İster inanız ister inanmayın... Burada herkes kendi yaşadığı doğruları savunuyor. Kimse kimseyi zorlamıyor...


    Bu cümleyi açıkça yazan siz değil misiniz:
    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    zöhre ana bana göre alevilikle ilğili bir otorite değildir
    Bu nasıl bir “zorlama”dır ki size bu cümleyi rahatça yazdırabiliyor?

    Ayrıca eğer siz Zöhre Ana’nın verdiği bilgileri savunmayı zorlama olarak görüyorsanız, bu tuhaf bir durum… Burası Zöhre Ana forum. Zöhre Ana’ya inanaların girip Zöhre Ana’yı savunmasından daha doğal bir şey olabilir mi?

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    burada zöhre ana kaynak o ne derse o
    Zöhre Ana Forum’da başka ne tür kaynaklar gösterilmesini beklerdiniz?

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    … ama ben inanmıyorum dediğim için, dün başka bir sitede biriyle erdoğan çınarın söyediklerine inanmadığım için, yine başka biriyle haşim kutlu yu tanımıyorum dediğim için ve yine başka biriyle ışık olmadığımızı söylediğim için tartışıyorum
    yani siz farklı şeylere inanan farklı düşüncelerdeki insanlar daima kendi düşüncelerinizi empoze etmek adına …
    Yani bütün yazdıklarım size inançlarımı empoze etmek adına yazılmış öyle mi? Pardon, bir şey açıklamak/tanıtmak ile empoze etmek arasındaki farkı nasıl anlıyorsunuz? Çünkü ben yazımda tamıyla ulaştığım doğruları açıkladığımı düşünüyorum. Siz “e-m-p-o-z-e e-t-m-e-k” sonucuna nasıl, hangi kelimelerime dayanarak ulaştığınızı açıklar mısınız?
    Cevabınızı merakla bekliyorum…
    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    …karşınıza çıkan herkesi büyük bir kırıcılıkla ezmeye…
    “ezmeye” kelimesine de nasıl ulaştığınızı açıklar mısınız? Bildiğim, inandığım doğruları dile getirerek mi?
    Yine sizi kırmaya neden olan kelimelerimden bahsederseniz ben de yanlışımı anlamış olacağım…
    Her ikisi için de yanıtınızı bekliyorum…

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    …devam ediyorsunuz ama ben bu oyunda yer almak istemiyorum…
    Kim oyun oynuyor? Buradaki bütün Zöhre Ana’ya inanların samimi olduğuna % 100 inanıyorum. Ne yazdığınızı okuyor musunuz siz?

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ne yol için ne başka birşey için kimseyi kırmak istemiyorum benim bildiğim tek yol var oda insanlık yolu ve bu yolda kırmak yok
    Artık çok geç…

    Yazınız baştan aşağı benim ve benim gibi insanlar için yazdığınız empoze edici, ezici, oyuncu, insanları cahillikle suçlayıcı, gibi ithamlarla dolu…

    Oysa yazım baştan aşağı sizi bilgilendirme iyi niyetini taşıyordu… Bunu görememenizi hala anlayabilmiş değilim...

    Emin olun ki ithamlarınız sonucunda kırılanlardan yalnızca biriyim…

    Alıntı sibele Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    aleviliğin özünü size ben ögretecek değilim mutlaka piriniz ögretmiştir alevilik hoşgörü gerektirir sevgi gerektirir eline beline diline hakim olmayı gerektirir diline hakim olmak demek dedikodu yalan yanısıra kötü söz söylememek kırıcı olmamak demektir
    siz alevilik adına kırmaya devam edecekseniz ben kırmak ve kırılmaktansa susmaya devam edeceğim yolunuz aydınlık olsun sevgiler.
    Alevilik doğruları araştırmayı da içerir, onları savunmayı da...

    Kırılmamayı beklemek insanlara kullanacağınız sözleri iyi seçmeyi, onları kırmamayı da gerektirir...

    Yukarıda zamanımı harcayarak yazdığım yanıt yazısı gibi şu yazacağım cümleyi de “empoze edici” olarak yansıtabilirsiniz, bunun için yazmaya da bilirdim ancak vicdanımın sesini dinlemek ağır basıyor yine....

    Doğruları duymak sizi kırıyorsa dostane bir fikrim var bakış açınızı değiştirmeniz gerekiyor...
    Konu Bilim tarafından (27-11-2008 Saat 03:44 ) değiştirilmiştir.
    "Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."

    Mustafa Kemal ATATÜRK


    Ali Rıza Bey babam ise
    O Zübeyde anam ise
    Al bayrağım kanım ise
    Koymam ahtını Zöhre Ana
    M. K. ATATÜRK

    İlim ilim bilmektir
    İlim kendin bilmektir
    Sen kendini bilmezsin
    Ya nice okumaktır
    Yunus Emre

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. SEMAH Türküler -Sevdamız - Ateş-i Aşkına Semah
    donanma44 - forum Alevi Türküleri ,Alevi Deyişleri ,Alevi Semahları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14-07-2014, 01:26
  2. Hrant'ın vurulduğu yerde
    HüsniyeDuman - forum Güncel Olaylar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19-01-2011, 13:23
  3. Piknikte semah dönülür mü?
    Mahir B. - forum Bir Sorum Var
    Cevaplar: 26
    Son Mesaj: 11-06-2010, 22:35
  4. Bir Gün...!><BeLKi...!><Bir YerDe...!
    cagatay - forum Edebiyat
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 18-01-2009, 11:39
  5. Ayakların Baş Olduğu Yerde..........
    T U N Ç - forum Güncel Olaylar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23-04-2008, 23:35

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.