|
|
|||||||
| Kayıt ol | Üye Listesi | Andaç (Takvim) | Etiketler | Arama | Bugünkü İletiler | Forumları Okundu Kabul Et |
| Alevilik Güncel Alevilikle ilgili yazılı ve görsel medyada yer alan haberler, tartışmalar, yorumlar... |
| ||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
|
#1 (permalink) |
|
Alıntıdır;
Can Dündar'a Cevap Bu genc arkadaş, aslanlar gibi iktidara direnen,rektörü n oğludur.. Bu iletiyi tek basına kaleme aldıgını da ögrendim.. Helal olsun bu gence.. Bu yaşta; bu kadar gözlem, bilgi ve ciddiyet…. Bizim Anadolu’muz ne cevherler yetiştiriyor.. Okudukca gururlandım.. Ulkemizin yarini asla karanlıklarda kalmayacak hatta bir güneş kadar parlak olacak.. Ben zaten umudumu asla kaybetmedim..!! ! Ne mutlu Turkum diyene.!!..mutl u böyle gençlere..!! Sayın Can Dündar, Ben Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde yüksek lisans yapmakta olan bir öğrenciyim. Adım Ateş Akaydın. Atatürk ille ilgili yaptığınız belgeseli üzülerek soyluyorum hiç beğenmedim. Özetle belgeselde rahatsız olduğum konular şunlar: Öncelikle, Vahdettin'in Atatürk’ü bilincli olarak vatani kurtarması için Samsun'a gönderdiği konusundaki iddia halen tartışılan, temelsiz ve acık söyleyeyim Fethullah taraftarları ve Osmanlı sevdalıları tarafından sıklıkla dile getirilen bir görüştür. Böyle bir konuya belgeselinizin son derece taraflı yaklaşması kanımca çok üzücüdür. Bilakis Vahdettin Atatürk için tutuklama ve idam kararı çıkartılmasına on ayak olmuş biridir. İkinci olarak, Mustafa Kemal'i Atatürk yapan ve en büyük savaşlardan biri Çanakkale savaşına son derece az yer verilirken, Atatürk’ün özel hayatına, özellikle Madam Corinne'e yazdığı mektuplara gereksiz derecede çok yer verilmiştir. Belgeselinizde Atatürk’ün yüksek idealleri ve amaçları etrafında şekillenmek yerine, Atatürk’ün aldığı - ve kanımca alınması Cumhuriyetimiz için hayati zorunluluk teşkil eden - kimi kararları Atatürk’ün kişiliğine zarar verecek şekilde kullanmanız kabul edilemez. Özellikle Atatürk’ün Ankara Meclisinin açılması sırasında takiyye yaptığını ima eder şekildeki açıklamalarınız , Atatürk’ün Lenin kozunu oynadığını dile getirirken üstüne vura vura; Müslüman ve komünist yoldaşlarım; şeklinde ifadelerin geçtiği gazete kupürlerine özellikle yer vermeniz, üslup acısından çok üzücüdür ve kullandığınız ifadeler de Atatürk’ümüzü dinsiz bir komünist gibi göstermektedir. Bu olaylar ile ilgili gerçekler,maksa tlar ve yöntemler ayırt edilebilir şekilde ve düzgün bir üslup ile sunulabilirdi ama siz bundan gördüğüm kadarıyla kaçınmışsınız. Atatürk’ün not defterindeki, kendisinin iktidara gelmesi halinde bir darbe ile ve zorla sistemi baştan aşağıya değiştireceği konusundaki ifadelerin pek çok kere vurgulanmış olması, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının liderleri ve silah arkadaşlarını idama göndermiş olması ya da onları bastırmış olması, Mussolini'nin ressamına bir portresini yaptırmış olmasına ve ressamın yorumlarına özellikle yer verilmesi ve Avrupa’da kimi gazeteler tarafından bir diktatör olarak nitelendirilmes ine özellikle yer verilmiş olması bence Atatürk’ün kişiliğine hakarettir. Yine ayni donemdeki gazeteler Atatürk’ün dünya tarihinde bin yılda bir görülen bir dahi olduğunu beyan etmektedir. Ve sizin çalışmanız, Atatürk’ün bütün dünyanın kabul ettiği bir dahi ve gerçek bir lider olduğunu adeta saklamak ister bicimde seçilmiş gazete kupürleriyle doludur. Bunlar Atatürkümüzü sanki bir diktatör gibi göstermektedir! Size soruyorum sayın Dündar siz Şeriatla ve Faşizmle yönetilen bir ülkede Cumhuriyeti getirmeyi başaran, kadınları sosyal hayata katan, nerdeyse hiç okuma yazma bilmeyen bir halkı 10 sene gibi kısa bir surede okuma yazma bilir hale getiren kaç tane diktatör gördünüz? Medeniyet için gerekli yol ve yordamları lütfen diktatörlükle karıştırmayınız . Siz Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının irticai faaliyetlerinde n bahsettiniz mi? Kubilay olayından ve Atatürk’e gönlünü vermiş diğer Kemalistlerden bahsettiniz mi? Gerçekten bir diktatörlük ve faşizm örneği görmek istiyorsanız lütfen bir İran'a bakin bir Mısır’a bakin, Afganistan'a, Pakistan'a bakin. Ve hatta hatta özellikle AKP iktidarıyla birlikte son donem Türkiye’sine bakin. Hele hele Türkiyemizde Ergenekon gibi eşi kara çarşaflı ve kendisi imam hatipli olan ve adı yolsuzluklara bulaşmış bir savcının yönettiği bir dava varken, Atatürkçü düşünce derneğinin üyeleri, profesörler, emekli komutanlar, Cumhuriyet gazetesi yazarları, Cumhuriyet mitinglerini organize edenler, Cumhuriyetle yaşıt olan insanlar ve halkın bilinçlenmesine gerçekten yardım eden insanlar haklarındaki suçlama bile netlik kazanmadan ve onlara bildirilmeden tutuklanırken, ceza evlerinde ölüme terk edilirken ve DARBECILIKLE suçlanırken, sizin çıkıp da Atatürk’e DARBECI demeniz iğrenç ve acıklı bir benzetme olsa gerek! Türkiye’nin her gün PKK terörü yüzünden şehit verdiği günümüzde, ülke iç savaşın ve bölünmenin eşiğine gelmişken, o kadar saçmalıkla doldurduğunuz belgeselinizin arasında sanki çok gerek varmış gibi 'Atatürk de Kürtlere Özerklik verilmesi ile ilgili konuşmuştu' gibi ifadeler kullanıyor olmanız yangına benzinle gitmek demek değil de nedir sayın Dündar? Sizin belgeseliniz vizyona girdiği sırada farkın damısınız ki mecliste DTPliler güzelim ülkemi 25 parçaya bölebilmek için uğraşmaktaydı? Atatürk’ün günde bir şişe rakı bitiren, sarhoş ve yalnız bir adam olarak nitelenmiş olması ve devletin önemli meselelerinin tartışıldığı ve Cumhuriyetin coşkusunun yaşandığı Atatürk’ün sofrasının bayağı ve sıkıcı olarak gösterilmesi de ayrı bir konu... Sayın Süreyya Ciliv'in ve Türkcell’in sponsorluğunuzu yapmaktan vazgeçmiş olmasına şaşmamak gerek. Zaten bu karar bile nasıl bir manzara ile karşılaşacağımı zı işin en başından haber vermişti. Zaten size olsa olsa 'Bizim Üniversitemizde Atatürkü bile eleştirebilirsi niz' diyen vakıf üniversiteleri sponsor olabilirdi ve oldu. Sonuç olarak ben bu belgeseli izledikten sonra sizi gerçekten çok ayıpladım. Siz benim eskiden tanıdığım Can Dündar olmaktan cıkmışsınız. Bu yapım kanımca sadece iki maksatla yapılmış olabilir diye düşünüyorum. Ya siz Cumhuriyet'in ve Kemalizm'in ilkelerine ters düşüp fethullahcilari n, yobazların ve bölücülerin ekmeğine yağ sürer bir hale geldiniz ya da entellektuel anlamda Türkiye’de vatan sevdasını, Atatürk sevdasını yitirmiş kimi sanatçılar ve yazarlar gibi doğru bilinen ve kabul edilen değerlere radikal ve uygunsuz bir şekilde ters düşüyor olmanın sanat olduğunu düşünmeye başladınız. Şahsen ben Turkiye’nin ikinci bir Orhan Pamuk'a ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Şayet size Atatürk’ümüze diktatör diyen O Avrupa’dan ya da O Amerika’dan birkaç ay içinde 'Mustafa' dan ötürü ödüller yağmaya başlarsa lütfen bu dediklerimi hatırlayınız ve özellikle Şevket Süreyya Aydemir'in 'Tek Adam''ını, Atatürk'ün 'Nutuk''unu tekrar ve bu sefer anlayarak okuyunuz ve Mustafa;ya Atatürk demeyi öğreniniz! Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim. Ateş Akaydın "Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerdeki cephenin suskunluğudur." K.Atatürk
__________________
Mürşidim Ali Pir'im Zöhre Ana |
|
|
|
|
| 11 Üyemiz bu mesajınıza teşekkür etti: |
alikulu (13.11.2008),
Atanali (12.11.2008),
Dilek (14.11.2008),
ERCAN (12.11.2008),
gulnaz (13.11.2008),
gultenilik (17.11.2008),
İdil (13.11.2008),
ŞahımMerdan (13.11.2008),
T U N Ç (12.11.2008),
yesilgünes (13.11.2008),
zümre (12.11.2008)
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Üyemiz
|
Gerçekten tam nokta atışı gibi bir cevap söylenmesi gereken şeyleri dolandırmadan ve gayet ciddi bir tavırla ve hatta satılmış biri olduğunu açık açık söyleyen dört dörtlük bir cevap olmuş seninde emeğine sağlık Zekai abi...
__________________
PİR SULTAN ABDAL'IM KALBİMİZ NURDUR MÜMİN OLAN GÖZLÜ MÜNAFIK KÖRDÜR ERENLERİN YOLU KADİMDİR, ÖZDÜR HER TEPE BAŞINDA BİR YOL OLMAZ YOL BİRDİR. ALLAH MUHAMMED YA ALİ |
|
|
|
| 5 Üyemiz bu mesajınıza teşekkür etti: |
Aliekber (12.11.2008),
Dilek (14.11.2008),
gultenilik (17.11.2008),
İdil (13.11.2008),
yesilgünes (13.11.2008)
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|