|
|
|||||||
| Kayıt ol | Üye Listesi | Andaç (Takvim) | Etiketler | Arama | Bugünkü İletiler | Forumları Okundu Kabul Et |
| Alevilik Güncel Alevilikle ilgili yazılı ve görsel medyada yer alan haberler, tartışmalar, yorumlar... |
| ||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
|
#1 (permalink) |
|
2 Temmuz 1993 Tarihinde Sivas’ta 33 aydınımızın yakılarak katledilmelerin i; aradan 16 yıl geçmiş olmasına rağmen gerçek faillerin cezalandırılmam ış olmasını ve bu katliamı engellemeyenler i kınıyoruz.
2 Temmuz, Aydın ve alevi insanı üzerinden Laik ve sosyal Atattürk Türkiye'sine karşı yapılmış haince bir saldırıdır. 2 Temmuz, mollaların ve ırkçıların, türban ve sakallarının arkasındaki gerçek yüzlerinin beyinlere kazındığı bir vahşettir. 2 Temmuz Türkiye tarihinin kara bir lekesidir. 2 Temmuz, Alevi insanını ötekileştirme sürecinde bir köşe taşıdır. 2 Temmuzda Türkiye’nin aydınları bir kez daha ağır bir bedel ödemiştir. Gerçek faillerin hak ettiklerin cezaları almamış olması yaşanan acıyı daha fazla arttırmıştır. 2 Temmuz, alevi insanının zaman kaybetmeksizin yoluna ve birbirlerine; şeksiz-gümansız ve çok daha sıkı bir şekilde sarılmasının ve sahip çıkmasının yaşamsal bir zorunluluk olduğunu ortaya koymuştur. 2 Temmuz, Türkiye'de aydınların ve Alevilerin üzerinde son derece örgütlü, sistemli ve acımasız oyunlar oynandığının acı bir hatırasıdır. 2 Temmuz; “bir kesimin gazını almak için”, aydınların hayatlarının hiçe sayılabileceğin in ve aydınlara ne kadar vahşice zulmedilebilece ğinin somut bir örneğidir. 2 Temmuz, bir insanlık trajedisidir. Sorumluluk sahibi Alevi kurumlarının 2 Temmuzlardan ders almış olmaları gerekir. Bunun somut göstergesi, öncelikle bir “inanç birliğinin”, sonrasında da “siyasi bir birliğin” bir şekilde temin ettiklerini ortaya koymaları olacaktır. Yoksa korkuyoruz ki yeni 2 Temmuzlar kaçınılmazdır. Tarihler, mekanlar, senaryolar, kişiler değişecek ama benzer acılar maalesef yine yaşanabilecekti r... Kurumlar arasındaki ayrışma ve diyalogsuzluk toplumumuzu her yönden etkisizleştirme ktedir. Aleviliğin asıl sıkıntıları çok başlılık ve dağınık yapısıdır, bunun aşılması gerekmektedir. Aleviliğin sorunlarının yine aleviler çözebilir. Sadece 2 temmuzlarda, Alevi çalıştaylarında siyasi ve maddi beklentilerle değil, her fırsatta bütün kurumları sağduyuyla, sorumlulukla ve inançla bir araya gelebilmeli ve bir arada durabilmelidir. Çünkü Alevi insanının sorunu günü kurtarmak değil geleceği kurmaktır. Alevi toplumu daha fazla zaman kaybetmemelidir . Bir daha 2 Temmuzlar yaşanmasın. Erlerimize, Pirlerimize, Yolumuza, İzimize ve birbirimize sahip çıkalım; bir olalım, diri olalım… Semahımızı kul ateşi ile yakılarak değil, Ali aşkı ile yanarak dönelim... 2 Temmuz 1993'de Sivas'da , ateşte semaha dönen değerli canları saygı ile anıyoruz... Unutmadık, unutturmayacağı z... Zöhre Ana Forum |
|
|
|
|
| 12 Üyemiz bu mesajınıza teşekkür etti: |
Aliekber (02.07.2009),
AYFER (02.07.2009),
cagatay (02.07.2009),
donanma44 (02.07.2009),
GARİP (02.07.2009),
Hatayli Hasan (02.07.2009),
haydarsultan (02.07.2009),
maho (03.07.2010),
sultan (02.07.2009),
SvmDoğan (03.07.2009),
ŞahımAlidir (02.07.2009),
yesilgünes (02.07.2009)
|
|
|
#2 (permalink) |
![]() |
Cumhuriyet
2 Temmuz 2009 Çok sayıda sivil toplum örgütü ve siyasi parti Madımak Oteli’nin müze yapılması istemini yineledi Madımak’ın dumanı hâlâ tütüyor “2 Temmuz’u Anma Komitesi”nin açıklamasında, üzerinden 16 yıl geçen katliam bir kez daha kınandı. MEHMET MENEKŞE SIVAS - Sıvas’ta Pir Sultan Abdal’ı anma etkinliklerinde Madımak Oteli’nde 33 sanatçı ve iki de otel görevlisi olmak üzere 35 kişinin şeriatçılar tarafından yakılarak öldürüldüğü katliamın üzerinden 16 yıl geçti. Çok sayıda sivil toplum örgütü ve siyasi partinin oluşturduğu “2 Temmuz’u Anma Komitesi” yaptığı ortak açıklamayla katliamı bir kez daha kınarken Madımak Oteli’nin müze yapılması istemini yineledi. KESK, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Halkevi, CHP, EMEP, ÖDP, TKP’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda sivil toplum örgütü ve siyasi partinin oluşturduğu anma komitesi yaptığı ortak açıklamada katliamın 16. yıl dönümünde hâlâ aynı odakların ayrımcı, ırkçı ve gerici politikalarını sürdürerek halkların kardeşçe bir arada yaşamasını engellemeye çalıştığını vurguladı. Alevilere yönelik katliamların çağlar öncesinden günümüze kadar sürdüğüne dikkat çekilen açıklamada, AKP’nin Alevilerin taleplerine karşı ikiyüzlü davrandığı belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kendisini demokrasi havarisi olarak tanıtan AKP iktidarı, gerçek yüzünü halka yönelik faşizan uygulamalarıyla göstermektedir. Demokrasi, Kürt sorunu, Alevilerin inançlarını yaşaması, sendikal haklar konusunda ve Ergenekon davasında ikiyüzlü davranmaktadır. ” Katliamın 16. yıldönümü nedeniyle bir basın açıklaması yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Fevzi Gümüş ise “Madımak müze olmalıdır, olacaktır” dedi.
__________________
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali. "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli. "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk. Söz bir, söyleyen bir. |
|
|
|
| 7 Üyemiz bu mesajınıza teşekkür etti: |
AYFER (02.07.2009),
cagatay (02.07.2009),
haydarsultan (02.07.2009),
SvmDoğan (03.07.2009),
ŞahımAlidir (02.07.2009),
T U N Ç (02.07.2009),
yesilgünes (02.07.2009)
|
|
|
#3 (permalink) |
![]() |
Cumhuriyet
02.07.2009 Rıza Aydoğmuş, Sıvas’ta 16 yıl önce yaşananları Cumhuriyet’e anlattı ‘Yobazlar öldürmeye gelmişti’ SELDA GÜNEYSU ANKARA - Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında, 2 Temmuz 1993’te Sıvas Madımak Oteli’nde katledilen 33 aydınla aynı otelde bulunan, şenliklerin tertip komitesinde yer alan Rıza Aydoğmuş, olayların üzerinden 16 yıl geçmesine karşın acıların hâlâ taze olduğunu vurguluyor. “Bizler şenlik için gitmiştik ama yobazlar öldürmeye gelmişlerdi” diyen Aydoğmuş ile o günü konuştuk: - Olaylar öğle namazından sonra başladı değil mi? - Öğleden sonraki etkinliğe katılacak sanatçılar Kültür Merkezi’ne gideceklerdi. Bu arada Paşa Camisi’nden çıkan bir grup, namaz sonrasında pankart açtı. Madımak Oteli’nin yakınında bulunan Atatürk Caddesi’ne doğru yürüyüşe geçtiler. Biz de o zaman güvenli olacağı gerekçesiyle Madımak Oteli’ne gittik. Kahvaltı salonunun kolonlarından birinin arkasına gizlendim. Bazı arkadaşlar da merdiven boşluğuna dizilmişledi. - Oteli ateşe vereceklerini düşündünüz mü hiç? - Hayır, otele girip, bize saldıracakların ı düşündük hep. Bir ara taş atmalar kesildi. Otele bir yüzbaşı ile sivil şahıslar girdi. Kurtulduk diye düşündük. Sivil şahıslardan biri, “Aranızda polis var mı” diye sordu. “Yok” dedik. Bize küfürler ederek çıktılar. Onlar uzaklaştıktan sonra dışarıdaki kalabalık yeniden slogan atmaya başladı. Akşam saatlerinde de oteli ateşe verdiler zaten. - Yangın başladıktan sonra neler oldu? - Kahvaltı salonundaki yangın söndürme tüplerinden üçünü açarak lobiye bıraktım. Döşemeler tutuşmuştu çünkü. Ancak o tüplerden beyaz bir bulut yayılınca arkadaşlar bana kızdılar. Çünkü çok rahatsız olmuştuk. Bu arada anonslar yapıldı. “Otelin ön cephesinde durmayın, kalabalık tahrik oluyor” diye. Arka kısımlara doğru geçmeye başladık. Ancak rüzgâr ters yönden estiği için duman arka odalara doğru yayılıyordu. Sonra Nesin’in koruması Mehmet Komiser, BBP’nin binasındakilere elindeki telsizi göstererek, “Ben polisim, izin verin geçelim” diyordu. Bunun üzerine binadakiler, BBP Genel Merkezi’ni aramışlar, izin istemişler. Öylelikle izin verdiler geçmemize. Tek sıra olduk. Yan binaya geçmeye çalıştık. Bir ara sloganlar durdu. Alevler üzerime doğru gelince eğildim. Eğildiğimde bu kez alevler üzerimden geçip gitmeye başlamıştı. Tesadüfen kurtulmuştum yani. Bu arada alevlerin arasından dışarıya baktım. Kalabalık otelin etrafından uzaklaşıyordu. “Arkadaşla r buraya” diye bağırmaya başladım. Resmi görevlinin Aziz Nesin’e ne yaptığını biliyorsunuz zaten. Yani, bizler o gün şenliğe gelmiştik ama onlar öldürmeye...
__________________
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali. "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli. "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk. Söz bir, söyleyen bir. |
|
|
|
| 7 Üyemiz bu mesajınıza teşekkür etti: |
AYFER (02.07.2009),
cagatay (02.07.2009),
haydarsultan (02.07.2009),
SvmDoğan (03.07.2009),
ŞahımAlidir (02.07.2009),
T U N Ç (02.07.2009),
yesilgünes (02.07.2009)
|
|
|
#4 (permalink) |
![]() |
Sivas'ta Yanan "İsimsiz" Semahçılar... 1993'te Sivas Madımak Otel'de ölen aydınların kim olduğunu hepimiz biliyoruz ancak kaçımız o gün orada hayatını kaybeden genç semahçıları tanıyor? Herhalde çok azımız. bianet genç semahçıları anıyor. Bahar TOKER İstanbul - BİA Haber Merkezi 02 Temmuz 2008 Çarşamba 15 yıl önce 2 Temmuz'da Sivas Madımak Otel'de çıkarılan yangında 37 kişi öldü. Onlar Pir Sultan Abdal Şenlikleri için oradaydı. Yangında ölen aydınlar, şairler ve yazarlar 2 Temmuzlarda hep anıldılar ancak kimileri "isimsiz" kaldı. İşte o gün orada hayatını kaybeden "isimsizler "... Ahmet Özyurt 21 yaşındaydı. Ankara'da doğmuştu. En sevdiği şeyin "kitap okumak ve spor yapmak" olduğunu söylüyordu. "Hayatın hep acılarını aklına getiren kişi mutlu değildir. Gerçekten mutlu kişi, içinde bir iyilik hisseden kişi demektir" diye yazmıştı günlüğüne... Ahmet de semahçıydı. Asuman Sivri 16 yaşındaydı. Ankara'da doğmuştu. Özverili çalışmasının karşılığını alarak 16 yaşında semah hocası oldu, üç grupta 100'e yakın kişiye semah öğretiyordu. Belkız Çakır 18 yaşındaydı. Ankara`da doğmuştu. Öldüğü yıl üniversite sınavlarında İdari Bilimler Fakültesi İsletme Bölümü'nü kazandı. Dernekte semahtan sorumluydu. Özlem Şahin Özlem’i tanıyanlar onu şöyle tanımlıyor: "Cana yakın insan sevgisiyle dolu bir genç kızdı. Özlem'in kendine güvenen rahat bir yapısı var, gülmeyi seviyor. Hızlı ve sürekli ve akıcı konuşması en önemli özelliklerinden biri, konuşmaya bir başladı mı susmak bilmiyor." Carina Johanna Cuana Hollandalı Carina 23 yaşındaydı, üniversite öğrencisiydi. Türkiye’ye kadın ve Alevi kültürünü araştırmaya gelmişti. Edibe Suları 40 yaşındaydı. Erzincan'da doğmuştu. Bassel'de yaşıyordu, Türkiye'de yapılan bütün Bektaşi Kültür etkinlikleri ve ehlibeyt cemlerine, konferanslarına katılmayı ihmal etmezdi. Erdal Ayrancı 35 yaşındaydı. Niğde'de doğmuştu. Pir Sultan etkinliklerini filme almak için Sivas´a geldi. Gülender Akça 18 yaşındaydı. Sivas, Divriği'de doğmuştu. Divriği Kültür ve Yardımlaşma derneğinde çalıştı. Kadınları örgütlüyor, folklor oynuyordu. Arkadaşlarıyla Anadolu semah araştırma topluluğunu (ASAT’ı) kurmak için çalışıyordu. Gülsün Karababa 22 yaşındaydı, Sivas Divriği'de doğmuştu. Pir Sultan Abdal Kültür etkinliklerine, Divriği Kültür Derneği kanadından katılan dört genç kadından biriydi. Handan Metin 20 yaşındaydı, Sivas Divriği'de doğmuştu. 1992'de ODTÜ Eğitim Fakültesi Biyoloji Bölümü'ne girdi. Divriği Kültür derneği kadın komisyonunda çalışıyordu. Huriye Özkan 22 yaşındaydı, Ankara`da doğmuştu. Deneme Lisesi'ni birincilikle bitirdi. Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nden mezun oldu Pir Sultan Abdal Derneği’nin çalışmalarına katılıyordu. Kardeşi Yeşim'le beraber semah ekibine girmişti İnci Türk Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesini 1992'de bitirdi. ilk tiyatro çalışmalarına Altındağ Kültür Merkezinde başlamıştı. Pir Sultan Abdal Tiyatro topluluğunun teknik kadrosunda yeralmıştı. Koray Kaya 12 yaşındaydı. Ankara'da doğmuştu. Beş yaşında okuma yazma öğrendi. Saz çalan Koray semaha başlamıştı. Mehmet Atay 25 yaşındaydı. Sivas Divriği'de doğmuştu. Gazi Üniversitesi Maliye Yüksek okulunu bitirmişti. Menekşe Kaya Semaha, tiyatroya meraklıydı. Günleri Pir Sultan Abdal Derneği’nde geçerdi. Evde kardeşi Koray’la saz çalıp semah dönerdi. Turhal-Tokat, Amasya, Gümüşhane, Hacıbektaş senliklerinde tiyatroda oynamış, Ístanbul, İzmir, Ankara'da semah dönmüştü. 15'inde son semahını 2 Temmuz 93’te Sivas’ta döndü. Muammer Çiçek 26 yaşındaydı, Tokat'ın Zile ilçesinde doğmuştu. 1992'de Gazi Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümünü bitirerek Şehir Planlamacısı oldu. Çankaya Belediyesi İmar dairesinde iki ay staj gördü. Şiir yazıyordu. Pir Sultan Abdal tiyatrosu yönetmeni, oyuncusu "Küçük Prens" adlı oyunda oynamıştı. Olaylar çıkmasa, Madımak Oteli yakılmasa 02 Temmuz saat 20.00'de Sivas Kültür Merkezinde kendisinin yönettiği Pir Sultan Abdal oyununu oynanacaktı.. Muhibe Akarsu 35 yaşındaydı, Sivas Kangal`da doğmuştu. Murat Gündüz 22 yaşındaydı Ankara’da doğmuştu. Ankara Üniversitesi, Fen Fakültesi, Fizik Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi olan Murat, Pir Sultan Abdal Derneği'nin gençlik komisyonlarında görev aldı, Sivas’a kız kardeşi Birsen’le beraber gidiyorlardı. Nurcan Şahin 18 yaşındaydı, Ankara`da doğmuştu. Hızlı ve sürekli ve akıcı konuşması en önemli özelliklerinden biri olan Nurcan okumayı çok seviyor, derneklerde her işe koşuyordu. Sait Metin Çankırı Meslek Yüksek Okulundan mezun olan Sait Metin'i aldığı bu eğitim tatmin etmiyor. "Söz veriyorum bir fakülte daha bitireceğim" diyordu ailesine. Sait Metin, Grup Güne Umut’ta saz çalıp türkü söylüyordu. Pir Sultan tiyatrosunda Pir Sultan Abdal'ı canlandırıyordu . Ayni tiyatroda Pir Sultan'ın esi Balliha’yı canlandıran Yeşim Özkan’la hayatlarını birleştirmeye söz vermişlerdi. Sehergül Ateş 30 yaşındaydı, Ankara'da doğmuştu. Açık Öğretim Fakültesi öğrencisi. Türkiye Elektrik Kurumu’nda (TEK) memur olarak çalıştı. Çok sevdiği sazı çalmayı Musa Eroğlu’ndan öğrendi. Serkan Doğan 19 yaşındaydı, Ankara'da doğmuştu.. Serkan, kardeşi Serdar ile birlikte derneğin semah topluluğunda görev alıyordu. Aynı zamanda, Pir Sultan Abdal oyununda Ali Baba’yı canlandırıyordu . Pir Sultan etkinliklerinde semah ekibinde, kitap ve kaset standında görev alıyordu. Serpil Canik 19 yaşındaydı, Ankara'da doğmuştu. Serpil Pir Sultan Abdal semah ekibinin en gençleri ve yenileri arasında yer alıyordu. Serpil Canik, Ticaret Lisesi'nde okurken staj gördüğü bir kooperatif şirketinde çalışıyor, bir yandan da harıl harıl üniversite sınavlarına hazırlanıyordu. Semahı severek oynuyordu. İşyerinden derneğe koşturuyor, hatta semah çalışmasını engelliyor diye, işinden ayrılmayı bile düşünüyordu. Uğur Kaynar Şair ve edebiyatçı Uğur 37 yaşındaydı, Sivas Zara'da doğmuştu. Edebiyat çevresine rağmen çok yalnızdı... Bir peçeteye son şiirini yazmıştı: "Öldüğümde doğduğum yere gidiyorum. Yıllarca süren bir hasret ve bilinmezliği işte böylesine yeniyorum". Yasemin Sivri 1991'de Pir Sultan Abdal Derneği’nin kültürel çalışmalarına katıldı ve kısa sürede semah topluluğuna girdi. Semah ile başladığı kişisel çalışmalarında, giderek daha farklı kanallara yönelmişti. Derneğin Gençlik Komisyonu üyesi ve aynı zamanda kütüphaneden sorumluydu. Kitapları ciltliyor, numaralandırıyo rdu. Yeşim Özkan 20 yaşındaydı. Ankara Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksek Okulu öğrencisiydi. Ablası Huriye Özkan'la birlikte semah ekibindeydi. (BT/NZ) |
|
|
|
| 6 Üyemiz bu mesajınıza teşekkür etti: |
cagatay (02.07.2009),
Dogan (02.07.2009),
SvmDoğan (03.07.2009),
ŞahımAlidir (02.07.2009),
T U N Ç (02.07.2009),
yesilgünes (03.07.2009)
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Kıdemli Üyemiz
|
Sadece inanclarindan dolayi, tarihimize kara bir sayfa olarak gecen bu akil almaz katliamin tekrar ya$anmamasi icin dua etmekten ba$ka elden ne gelirki.....Mek anlari gül bahcesi olsun bu canlarin.insanl ik zamani geriye ceviremez, lakin gecmi$ten ders alabilir...
__________________
YESILDIR GÖKYÜZÜNDE GÖRDÜGÜN GÜNES SICAKLIGI SENI,HAKIKATI BENI YAKAR... "ZAMANA ZAMAN EVLIYASI" Bir sıfatı Allah olan Bir sıfatı Ali inan Bir donu var Şahımerdan Duyanlara Helal Olsun |
|
|
|
| 4 Üyemiz bu mesajınıza teşekkür etti: |
AYFER (03.07.2009),
SvmDoğan (03.07.2009),
ŞahımAlidir (03.07.2009),
T U N Ç (03.07.2009)
|
|
|
#6 (permalink) |
![]() |
Cumhuriyet
03.07.2009 On binlerce kişi Sıvas’ta buluştu Yobazlara lanet yağdı Sıvas katliamının 16. yılında Türkiye’nin dört bir yanından on binlerce kişi, kente gelerek kurbanları andı. Sıvas Hacı Bektaş Veli Kültür Vakfı önünden başlayan yürüyüş, Ethem Bey Parkı ve valilik önünden katılımlarla Mevlana Caddesi boyunca Madımak Oteli’nin bulunduğu Atatürk Caddesi’ne kadar sürdü. Mitingde bu yıl AKP’nin “Alevi açılımı”na tepki pankartları da yer aldı. Madımak katliamı Ankara, İstanbul, İzmir’de de düzenlenen mitinglerle lanetlenirken, yaşamını yitirenler türkülerle anıldı. Başkentte binlerce yurttaş Ali Asker’in türküler söylediği mitingde hep bir ağızdan “Sıvas’ın ışığı hiç sönmeyecek” diye haykırdı. İstanbul Kadıköy’de toplanan binlerce kişi “İnsanlık Yanmasın Sıvas’ı Unutma” pankartının arkasında yürüdü. ■
__________________
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali. "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli. "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk. Söz bir, söyleyen bir. |
|
|
|
| 4 Üyemiz bu mesajınıza teşekkür etti: |
AYFER (03.07.2009),
SvmDoğan (03.07.2009),
ŞahımAlidir (03.07.2009),
T U N Ç (03.07.2009)
|
|
|
#7 (permalink) |
![]() |
Cumhuriyet
03.07.2009 AKP yine şaşırtmadı MİYASE İLKNUR Türkiye’de solun, laiklerin ve Alevilerin ajandaları yaşadıkları katliamların yıldönümleriyle doludur. Bu çevrelerin ajandalarının Temmuz ayında da 2 Temmuz Sıvas katliamı yer almaktadır. Dün 2 Temmuz Sıvas katliamının 16. yıldünümüydü... Geçen yıl olduğu gibi bu yılda 50 bine yakın insan Madımak Oteli’nin önünde şehitleri andı. Birkaç hafta önce AKP İstanbul milletvekili Reha Çamuroğlu’nun Alevilere yönelttiği “Başbağlar katliamını niçin anmıyorsunuz?” suçlamasına karşılık Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Ali Balkız, “Biz Başbağlar katliamının acısını yüreğimizde hissediyoruz, anmaya hazırız. Gelin bu yıl siz de bizle beraber Sıvas’ta yürüyün” çağrısında bulunmuştu. AKP bu kez de şaşırtmadı. Tek bir temsilcileri bile Sıvas’taki törene icabet etmedi. Otobüslerle tören için Sıvas’a gidenler önce jandarma tarafından durduruldu ve GBT soruşturmasına tabi tutuldu. Sıvas yolcuları 2 kilometre sonra da bu kez polis tarafından aynı işleme tabi tutuldular. Otobüsteki yolcuların polise, “Biraz önce de jandarma aynı işlemi yapmıştı” itirazları ise hiçbir işe yaramadı. Ancak itiraf etmek gerekir ki gerek girişteki kontrollerde, gerek Sıvas’taki 10 kilometrelik yürüyüş sırasında polis olağanüstü kibardı... Bu özene rağmen yine de mini çaplı bir olay yaşandı. Olay göstericilerle polis arasında değil Büyük Birlik Partililer arasında oldu. Madımak Oteli’nin karşısındaki sigorta acentasındaki çalışanlar Madımak Oteli’nde toplananlara İBDA-C hareketi yapıp Muhsin Yazıcıoğlu’nun resimlerini gösterince bir anda ortalık karıştı. 16-18 yaş grubundaki gençler Yazıcıoğlu’nun resminin gösterildiği cama su dolu pet şişeleri fırlatmaya başladı. Büyüklerin araya girmesi ve gençleri çembere almasıyla olay yatıştırıldı. Törene katılan gençlerin Yazıcıoğlu’nun bozuk sicilini bilmeye yaşları müsait değil. Ancak hemen hepsi 2 Temmuz 1993’te içeride yananların, kurtulmak için bitişikteki Büyük Birlik Partisi İl Merkezi’ne hava boşluğundan geçmek isterken sopalarla geri püskürtülmesi sonucu yandıklarını da biliyorlar. Sanırım bu kadar tahrik olmalarındaki asıl neden o gün yaşanan bu olay...
__________________
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali. "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli. "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk. Söz bir, söyleyen bir. |
|
|
|
| 3 Üyemiz bu mesajınıza teşekkür etti: |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son İleti |
| "Sıvas Katliamı'nı unutmayacağız, unutturmayacağız" | ŞahimAlidir | Güncel Olaylar | 0 | 01.07.2009 13:13 |
| 2 Temmuz madımak katliamını unutmadık | Ehlibeyt | Güncel Olaylar | 2 | 02.05.2009 14:56 |
| Semaha karşı çıkan sunniler bakarmısınız ? | zümre | Alevilik Güncel | 0 | 06.04.2009 19:59 |
| Onlar Ateşe Semaha Durdular | HEROCUK | Diğer | 2 | 05.01.2009 18:42 |
| Özlemle anıyoruz | İdil | Güncel Olaylar | 0 | 10.11.2008 22:20 |
| Seçenekler | |
|
|