Alevi inacında “Pence-i Ali Aba” veya “Ana Fatıma” eli vardır. “Penc” kelimesi Farsça bir kelimedir ve “beş” anlamındadır, aynı zamanda “El”i ifade eder. Kökeni Arapça olan “Aba” kelimesi ise; Dövme yünden yapılmış, kalın ve kaba bol giyimli bir libas(giysi), hırka.

Hz.Muhammed de bu hırkayı giyerdi. ‘Al-i Aba’ ise; Hz-Muhammed’in abası/hırkası altında olanlar anlamına gelmektedir. Ehl-i Beyt, Seyyid-i Saadet Evlad-ı Resul demektir. Pençe-i Al-i Aba ise, Hz.Muhammed'in abası/hırkası altındaki beş kişi demektir. Dolayısıyla Ehl-i Beyt’in Hz.Muhammed’in soyunun sürdüğü; Şahı Merdan Ali, Ana Fatıma, İmam Hasan, İmam Hüseyin ve Hz.Muhammed'le beraber bu beş kişi, Pence-i Ali Aba’yı oluşturuyor.

Pence-i Ali Aba ile; Şah-ı Merdan Ali, Ana Fatıma, İmam Hasan ve İmam Hüseyin ve kendilerinden devam eden “Nesli Pak” olmaları konu edinmiştir. Hz.Muhammed’in üstlerine abasını atıp Allah’tan; tüm günahlardan arınmalarını, korunmalarını niyaz ettiği dört ulu kişilerdir.

Bununla ilgili yaşanan olay şöyledir:
Hristiyan din önderleri, Hz. Muhammed’i haşa yalancılıkla suçladılar. Bunun üzerine vahi geldi ve “De ki; oğullarınızı ve oğullarımızı, kendinizi ve kendimizi alıp meydana çıkalım. Kim yalancı ise lanetleşelim, Allah’ın laneti yalancıların üzerine olsun diyelim” diye buyruldu. Bu vahiy edilince, Hz. Muhammed; Şahı Merdan Ali, Ana Fatıma, İmam Hasan ve İmam Hüseyin’i alıp, hep beraber beş kişi hep birlikte Hristiyan din önderleriyle (rahiplerle) lanetleşmek için meydana çıktılar. Fakat Hristiyan din önderleri korktular ve meydana çıkmadılar. Bunun üzerine Hz. Muhammed abasını sırtından çıkararak, Şahı Merdan Ali, Ana Fatıma, İmam Hasan ve İmam Hüseyin’i örttü, işte “Benim Ehl-i Beyt’im-Ev Halkım bunlardır” dedi. “Pençe-i Ali Aba” Hz. Muhammed’in Abasının/Hırkasının altında olan Ehl-i Beyt’ir.

Sonuç itibariyle; Hz. Muhammed’in Abası/Hırkası altında korunmaya alınmış, yüceltilmiş ve sevilmesi, sayılması, inanılması, saygı duyulması gereken “Aile Fertlerim” anlamındadır.

alıntıdır...