5. Sayfa - Toplam 5 Sayfa var BirinciBirinci ... 345
Gösterilen Sonuçlar: 41 ile 47 ve 47

Konu: Evliyaların Mucizetlerini Anlatan Menkıbeler

  1. #41
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.378
    Ettiği Teşekkür
    55
    259 mesaja 300 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    HZ İBRAHİM'İN BÜYÜK İMTİHANI

    Hz. İbrahim’in uzun yıllar çocuğu olmamıştı. İçi Allah sevgisiyle dopdolu idi. Allah sevgisinin yerini hiçbir şey alamazdı; alamazdı; ama neslini devam ettirme arzusu, beşer sıfatı taşıyan herkeste olduğu gibi onda da vardı.
    Bu duygular içinde Hz. İbrahim bir gün ellerini yüce dergaha açarak: ‘Ya Rabbî, salih evlatlar lütfeyle bana.’ diye dua etti. Bu dua kabul gördü ve İsmail doğdu. Daha sonra Hz. İbrahim, hanımıyla oğlu İsmail’i, ekin bitmez, ziraate elverişsiz bir vadiye bırakmak zorunda kaldı. İsmail orada büyüyüp gelişmeye başladı. Annesiyle beraber bırakılan çocuk büyümüş ve koşup oynayacak yaşa gelmişti. Bu devre bir baba için çocuğun en çok sevilebileceği yaştı.
    Hz. İbrahim bir rüya görmüştü; rüyasında kendisini oğlu İsmail’i boğazlama girişiminde bulunurken görüyordu. Pek ehemmiyet vermedi önce. Sonra bu rüyalar devam etti. Sonunda anladı ki, bu İlahi bir işarettir.
    Hz. İbrahim hanımına rüyasını ve niyetini anlatmadan, sadece oğluyla dağa gideceklerini söyledi. O da bir panayıra gidiyormuş gibi güzelce giydirdi ve babasıyla beraber yola koydu.
    Oğlunu alıp kurban edeceği yere götürmek üzere yola çıktığı zaman şeytan durumu anlamıştı. Hz. İbrahim yine tam bir teslimiyet içinde Allah’ın emrini yerine getirecekti. Onu kandıramazdı artık, çünkü daha önce denemişti. Bir şefkat timsali olan annenin yanına koştu. Ancak şefkati ne kadar çok olursa olsun, o Hz. İbrahim’i tanıyordu. O yanlış bir şey yapmazdı. Zaten Hz. İbrahim’den teslimiyet ne demektir tam manasıyla öğrenmişti. Annenin yanından da yüzgeri edildi şeytan. Son çare olarak kurbanlık İsmail kalmıştı. Ona da gitti. Ancak Hz. İsmail şeytanı kovmakla kalmadı, aynı zamanda onu taşladı da.
    Hz. İbrahim oğlunu kurban etmek üzere yoluna devam ediyordu. Bu İlahi bir emirdi, yapacaktı. Ancak içini bir endişe kaplamıştı. Endişesi oğlundan yanaydı. Acaba oğlu ne derdi bu emre? İsyan mı ederdi? Kaçar mıydı?
    Endişesi boşa çıkmıştı. Zira konuyu açtığında oğlunun cevabı şu olmuştu:
    –Babacığım! Hiç çekinme, Allah tarafından sana ne emrediliyorsa onu yap. İnşallah benim de sabırlı ve dayanıklı olduğumu göreceksin.”
    Her şey tamamdı kurban merasimi için. Oğlunu şakağı üzerine yatırdı. Kesmek üzere bıçağı çıkardı. Ancak olanlar onu çok şaşırtmıştı. O kadar bileyip, ağzını keskinleştirdiği bıçak kesmiyordu. Zira ateşe “İbrahim’e karşı serin ve selametli ol.” diyen Allah. bıçağa kesmemesini emretmişti. Tam teslimiyet içindeki Hz. İbrahim’e bir nida geldi:
    –“Rüyanın gereğini yerine getirdin.”
    Zaten ondan istenen de oğlunu kurban etmekten ziyade kendisine dünyaya geliş sebebini unutturacak her şeyi, bu canından bir parça olan oğlu bile olsa feda edebileceğini ispat etme ve Allah’a karşı görevlerini her türlü şart altında yerine getirebileceğini göstermesiydi. Kur’an’ın ifadesiyle bu gerçekten ağır bir imtihandı. Kazanıldıktan sonra imtihanın ne kadar zor ve ağır olduğunun ne ehemmiyeti olabilir ki! İmtihan kazanılmış ve sonrasına bir Vacip olarak kalacak olan Allah tarafından gönderilen büyük ve gösterişli bir koç kurban edilmek üzere gönderilmişti.

    alıntıdır...
    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  2. #42
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.378
    Ettiği Teşekkür
    55
    259 mesaja 300 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Birisi dedi ki : Allah'tan cenneti istiyorum.
    İmam Caferi Sadık buyurdu ki : Siz Ehlibeyte bağlı olanlar zaten cennettesiniz. Allah'tan isteyin ki sizi dışarı çıkarmasın.
    Dediler ki : Sana feda olalım. Ama biz şu an dünyadayız.
    Buyurdu ki : Siz bizim imametimize bağlı değil misiniz? Kim bize ikrar ederse cennettedir. Allah'tan isteyin ki sizi 12 imam dairesinden çıkarmasın.

    alıntıdır...
    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  3. #43
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.378
    Ettiği Teşekkür
    55
    259 mesaja 300 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Bir Bayram günü Peygamber efendimizin sevgili torunları Hz Hasan ile Hz Hüseyin yeni elbise isterler .
    Ama damadı Hz Ali ile kızı Hz Fatîma'nın parası yoktur ki çocuklarına elbise alsınlar .
    Çocuk işte anlamaz ısrarla elbise isterler . Bunun üzerine Cebrail aleyhisselam peygamber efendimiz'e iki tane elbise getirir .
    Çocuklar yeni elbiseleri görünce sevinirler ama , keşke renkli olsaydı derler .
    Peygamber efendimiz Hz Cebrail'e bakar . Cebrail aleyhisselam Efendimiz,e derki:
    üzerlerine su serpin efendim çocuklar hangi rengi istiyorlarsa o renge dönüşsün der .
    Efendimiz üzerlerine biraz su serper .
    Hz Hasan'ın elbisesi yeşile ,
    Hz Hüseyin'in elbisesi ise kırmızıya dönüşür . Çocuklar sevinerek giderler .
    Cebrail aleyhisselam ağlamaya başlar .
    Efendimiz sorar :
    Ya Cebrail çocuklar çok sevindi neden ağlıyorsun ?
    Cebrail aleyhisselam derki :
    Ne yazık ki Hasan ileride zehilenerek vefat edecek .
    Hüseyin ise kanlar içinde öteki âleme yürüyecek .
    Seçtikleri renkler onun rengidir der .

    (Hz Hüseyin Kerbelada şehit edilip alkanlara boyanmıştır) (Hz. Hasan zehirlenerek HAK ka yürümüştür)
    Rabbim bizi iki cihandada onlardan ayırmasın... Aşk İle.
    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  4. #44
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.378
    Ettiği Teşekkür
    55
    259 mesaja 300 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Pir Sultan Abdal dar ağacına aşk ile giderken dilinden değişleri duvazları düşmüyor
    Gözleri dolu dolu pirine kavuşacağı dakikalar ile daha heyecanla yürümeye başlarken ,
    Mana aleminden bir anda Hz. Muhamamed ve Şahı Merdan Ali gelir ,
    Hz.Muhammed Hz.Ali'ye hitaben, senin aşık seni çağırıyor bak bakalım ya ALİ senden yardım mı istiyor der tebessüm ederek,
    Hz.Ali Pir Sultan'a nedir dileğin canını mı kurtarmamı istiyorsun, Ey Haydar
    Pir Sultan Abdal,hayır ey Pirim darda iken dünya gözü ile son bir defa cemalini görmek istedim der eğilerek niyaz eyler Hz.Ali'ye, sonra gönül sarhoşluğu ile yağlı urganı boynuna geçirir ve o an gündüz geceye döner bir an ve bakarlar ki Pir Sultan Abdal dar ağacında yok,o anda sır olur,gözlerden kaybolur.

    Ya gönül sende eğer sevdiğine can vermede korkak isen, aşığım deme hakkına sahip değilsin,çünkü aşk kah kanat açtırır,kah kanadı yaktırır.
    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  5. #45
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.378
    Ettiği Teşekkür
    55
    259 mesaja 300 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Hz Musa Aleyhisselâm’ın
    Kavminden bir grup adam ona; " Ya Musa! Rabbimizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız." derler.
    Hz. Musa "Nasıl olur… Allah’ın yemekten, içmekten ve mekan ile ne alakası olabilir” Bir daha böyle bir şey duymak istemiyorum” diye onları azarlar.
    Bir süre sonra Hz.Musa Sina dağına rabbine içini dökmeye çıktığında, Allah tarafından şöyle nida olunur.
    - “Ya Musa neden kullarımın davetini bana getirip söylemiyorsun?” Hz. Musa şaşırmıştır..
    -“Ya Rabbi Nasıl olur.. Böyle daveti size gelip söylemekten bile haya ederim. Zatı Ulûhiyetiniz onların söylediklerinden beridir" deyince…
    "Allah"
    - “Söyle kullarıma, onların davetine yarın akşam geleceğim” buyurur.
    Hz. Musa bunun üzerine gidip kavmini durumdan haberdar eder ve hazırlığa başlanır. Koyunlar, sığırlar kesilir Mümkün olduğu kadar mükellef bir yemek sofrası hazırlanır. Çünkü misafir her hangi biri değil, Kâinatın yaratıcısıdır. Hazırlıklar akşama doğru bittiğinde, uzaklardan geldiği belli olan yorgun argın, üstü-başı birbirine karışmış bir ihtiyar çıka gelir...
    -“Ya Musa! Uzak yollardan geldim, acım, bana bir miktar yemek verin de karnımı doyurayım" der. Bunun üzerine Hz. Musa: “ Acele etme der… Biraz sonra Allah gelecek hele şu testiyi al biraz su getir. Senin de bir katkın bulunsun.”
    İhtiyar hiç bir şey demeden testiyi alır ve gider. Bu arada gece yarısını geçmiş ne ihtiyar geri dönmüş , nede beklenen misafir görünür. Sabaha kadar bekleyip herkesin ümitleri kesilince, Hz. Musa mahcup olur.
    Ertesi gün soluğu Sina’ya dağında alır.
    - Ya Rabbi, mahcup oldum, ümmetim: “Ya Sen bizi kandırdın, ya Allah sözünde durmadı” dediler.
    - Geldim ya Musa, geldim…. Sana, açım dedim… Onca yoldan gelmeme rağmen, bir lokma ekmek bile vermedin ve beni suya gönderdin.. Beni ne sen, ne kavmin ağırladı.”
    Bunun üzerine Hazreti Musa;
    - Ya Rabbi bir ihtiyar geldi sadece, o da bir kuldu, Bu nasıl olur? dediğinde Cenabı Allah;
    İşte ben o kulumla beraber gelmiştim. Onu doyursa idiniz, beni doyurmuş olacaktınız. Onu aç olarak geri göndermekle, beni geri göndermiş oldunuz…
    "Çünkü ben yerde,nede gökteyim, Ben ancak, aciz bir kulumun gönlündeyim
    diye buyurdu..

    alıntıdır...
    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  6. #46
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.378
    Ettiği Teşekkür
    55
    259 mesaja 300 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    HIZIR İLE İHTİYAR ADAM

    Bir gün Hızır (a.s.) hamamda yıkanan bir ihtiyarın yanına yaklaşmış. İhtiyar kendi kendine yıkanmaktaymış. Hızır demiş ki:
    - Ey ihtiyar! Gençliğinde yaşlılara yardım etseydin şimdi şu gençler de sana yardım ederlerdi.
    İhtiyar adam şöyle cevap vermiş:
    - Ben gençliğimde yaşlılara yardım ederdim ama zamane gençliği şimdilerde yardım etmez olmuş. Hızır (a.s.) bir taraftan ihtiyar adamın sırtını keselerken bir taraftan da konuşmaya devam etmiş:
    - Demek ki yaptığın yardımları içinden gelerek yapmamış*sın, Allah’ın sevgisini kazanamamışsın, yoksa ettiğin o hay*rı neden görmeyeceksin ki? İhtiyar adam şöyle demiş:
    Eğer yaptığımı Allah için yapmasaydım, O’nun sevgisini kazanmasaydım, Allah bugün benim sırtımı Hızır’a kese*letir miydi?
    Hızır (a.s.) duydukları karşısında çok şaşırmış. Allah’ım de*miş, bana verdiğin Seni sevenlerin listesinde bu ihtiyarın adı yok, bu nasıl olur?
    Yüce Allah şöyle demiş:
    “Ey Hızır! Biz, bizi sevenlerin listesini sana verdik ancak bi*zim sevdiklerimizin listesi bizim yanımızdadır..."

    Hz Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî der ki;

    İnsanın kalbinde saklı öyle şeyler vardır ki verdikçe çoğalır,
    Bu hazinelerin başında SEVGİ gelir.
    İşte bir dostun bir dosta verebileceği hediyelerden bazıları şunlardır ki;
    Gönlü rahatlatacak bir TEBESSÜM! ...
    Kalbe kuvvet verebilecek bir TATLI SÖZ! ...
    Morali düzeltecek bir TAKDİR! ...
    Neşesini yerine getirecek bir ŞAKA! ...
    Kızgınlığını söndürecek bir HOŞGÖRÜ! ...
    Hoşa gidecek bir güzel DAVRANIŞ! ...
    ALLÂH’ın Râhmetini çekecek bir HAYR DUÂ! ..

    Gadir mevlam bize yardım etmezse
    Hızır gelip elimizden tutmazsa
    Garip gönül muradına yetmezse
    Çok perişan olur halımız bizim

    alıntıdır...


    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  7. #47
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.378
    Ettiği Teşekkür
    55
    259 mesaja 300 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Bektaşi Mevlevi'ye sormuş
    "Sizin hırkalarınızın yenleri neden bu kadar geniş olur?"
    Mevlevi açıklamış:
    "Başkalarında gördüğümüz kusurları örtmek için."
    Mevlevi dervişi:
    "Ya sizin hırkalarınızın yenleri niye bu kadar dar olur?"
    Bektaşi açıklamış:
    "Biz hiç kimsede kusur görmeyiz ki."

    alıntıdır...

    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 3 kullanıcı var. (0 üye ve 3 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.