2. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu
Gösterilen Sonuçlar: 11 ile 20 ve 27

Konu: Evliyaların Mucizetlerini Anlatan Menkıbeler

  1. #11
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.014
    Ettiği Teşekkür
    56
    241 mesaja 280 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Hz Musa dağda bir çobana rastladı. Çoban aklınca Allah’ı zikrediyordu. Şöyle diyordu:
    “Hey koca Tanrı!.. Gel bana sakalını tarayayım, gel bitini ayıklayayım, gel sana süt içireyim, gel de kulübemde dinlen”
    Hz.Musa hiddetlendi:
    “Be hey sersem, Allah’la nasıl konuşuyorsun? Dua ederken kâfir oldun gitti, be hey akılsız”
    Çoban çok üzüldü , feryat edip ağlayarak çöllere düştü..
    Allah Musa’ya vahyetti;
    "Ey Musa Kulumla arama girmeye utanmaz mısın?
    O ne güzel beni kendi aklı ve gönlünce anardı. Ey Musa sen Allah’a yaklaştırmaya mı geldin uzaklaştırmaya mı?”
    Hz. Musa hatasını anladı ve üzüldü.
    Çobanın ardına düştü. Çoban çöllerde idi artık.
    Hz. Musa “Hakkını helal et, sürünün başına dön” dedi.
    Çoban “Sen beni azarlayana dek ben dünyada idim. Şimdi Rabbim beni öyle bir nurla ateşledi ki durmam artık, perde açıldı ey Musa!” dedi ve gözden kayboldu..
    "Can, gönülde oluşmuş sevgi nurudur.
    Allah can ehlinin diline bakmaz kalbine bakar.."

    alıntıdır...
    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  2. #12
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.014
    Ettiği Teşekkür
    56
    241 mesaja 280 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Vaktiyle bulunduğu küçük yerde geçim sıkıntısı çeken dürüst ve temiz yaratılışlı genç bir adam, bir gün memleketine çok uzakta bulunan bir şehir merkezine giderek iş bulup çalışmaya, kendine yeni bir hayat düzeni kurmaya karar verdi Bu niyetle vakit kaybetmeden hazırlanıp yola koyuldu Genç adam bu yolculuğu sırasında yorum ve açıklaması kendisi için imkânsız olan bir takım olaylarla karşılaştı.

    Bunlardan biri şuydu: Bazı kimseler bir tarlaya buğday ekiyorlar, ekilen buğdaylar hemen yetişip olgunlaşıyor, onlar da hiç vakit kaybetmeden hasat ediyorlar, sonra bunları ateşe verip yakıyorlardı.
    İkinci olarak şuna şahit olmuştu: Bir adam büyük bir taşı kaldırmaya çalışıyor, kaldıramıyor; ama bu taşa bir tane daha ekleyince kaldırabiliyor, bir üçüncüyü ekleyince daha da rahat kaldırabiliyordu.
    Şahit olduğu bir başka olay da şu idi: Bir adam bir koyuna binmiş, onun üzerine birkaç kişi daha binmiş koşturuyorlar, arkalarından birileri de onlara yetişmek için çabalıyor ama yetişemiyorlardı.
    Adam bunlarla kafası Karışmış birhalde uzun yolculuğun nasıl geçtiğini anlamadan şehrin kapısına geldi Burada nurani bir ihtiyar kendisini durdurup nereden geldiğini, niçin geldiğini yolculuğun nasıl geçtiğini sordu.
    Adam herşeyi anlattı ve yolda karşılaştığı alışılmamış hadiseleri de serüvenine eklemeyi unutmadı Bunun üzerine ihtiyar bu genç adama rastladığı olayları bir bir açıkladı:
    Senin yolda ilk rastladığın buğday ekip hemen hasat eden ve sonra ateşe verip yakan insanlar, iyilik edip de onu sağda solda konuşarak değerini sıfıra indiren insanları simgeler.
    Taş kaldırmaya çalışan kimse de şunu anlatır: İnsana ilk işlediği günah ağır gelir, onun altında ezilir Ama ona tevbe etmeden başka günahlar işlemeye devam ederse artık o günahlar ona hafif gelmeye başlar
    Koyun ve ona binenlere gelince, koyun cennet ******ıdır Sırtındakileri cennete taşımaktadır. Koyuna ilk defa binen alimlerdir. Ondan sonra binenler her sınıftan müminlerdir. Bunlara yetişmek için koşanlar ise inançsızlardır.
    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  3. #13
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.014
    Ettiği Teşekkür
    56
    241 mesaja 280 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    BÜTÜN İLİMLERİN HÜLASASI!
    Alimin biri çölde bir çobana rastladı ve ona şöyle dedi; Neden ilim öğrenme yerine çobanlık yapıyorsun?
    Çoban şöyle cevap verdi; Bütün ilimlerin özetini öğrenmişim.
    Alim sordu; Bütün ilimlerin özeti nedir?

    Çoban dedi beş şeydir.
    ��Doğruluk tükenmedikçe yalan konuşmuyorum
    ��Helal mal bitmedikçe haram yemiyorum
    ��Kendi ayıp ve günahlarımdan temizlenmedikçe başkalarının ayıbını konuşmuyorum
    ��Allah'ın rızkı tükenmedikçe başkasının kapısına gitmiyorum
    ��Cennete ayak basmadığım sürece nefsimden ve şeytandan gaflet etmiyorum

    Alim dedi; Hakikaten sen bütün ilimleri öğrenmişsin. Bu beş özelliğe sahip olan herkes ilim ve hikmet suyunun hakikatinden susuzluğunu gidermiştir.
    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  4. SuLTann üyemize teşekkür edenler:

  5. #14
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.014
    Ettiği Teşekkür
    56
    241 mesaja 280 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Çobanın biri her gün Allaha dua eder ve derdi'' Allahım ne olur gel senin kirli çamaşırlarını yıkayayım,saçlarını yıkayıp bitlerini ayıklayım, en güzel yemekler yapıp ikramda bulunayım'' diye dua ederdi.Ve gene bu şekilde ibadet yaparken, Hz. Musa gelip yakınında durarak çobanı dinlemeye başladı ve duydukları karşısında hiddetlenerek çobana bağırmaya başladı, ''sen nasıl bu şekilde Allaha dua ediyorsun hiç Allah böyle şeylere muhtaç mı der'',ve çoban Hz Musanın söylediklerinden sonra korkudan susmaya başlar ve bu olaydan sonra Allah Hz musa ile konuşmaz ve muhabbeti keser.

    Hz.Musa ağlayıp sızlamaya başlar kırkıncı gün gene ağlarken Cenabı Allah Musa ile konuşmaya başlar ve derki ''ey Musa seninle neden konuşmadım biliyormusun sen benim çobanımın gönlünü incittin onun duaları benim katımda kabuldü ve senden sonra artık bana dua bile etmiyor git ve çobanımın gönlünü al ''der.Hz.Musa çobanın yanına koşarak gelir fakat çoban Hz.Musanın geldiğini görünce kaçmaya başlar ve kaçarken denizin üzerinde ayakları batmadan yürümeye başlar Hz Musa ise ayakları suyun altına girmeye başlar ve Hz. Musa çobanın ardından bağırarak ne olursun kaçma içten ve gönülden yapılan ibadetler makbuldür nasıl biliyorsan öyle duanı et ve beni affet der. YA gönül seni kim kırarsa kim incitirse sen sus,sen sus ki senin gönül evinin sahibi Allah konuşsun, belki sen kırılmazsın affedersin ama Allah kırıldımı senin öcünü o alır. onun için edebi erkan,sükutu lisan.

    İltiması dua İNŞALLAH
    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  6. #15
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.014
    Ettiği Teşekkür
    56
    241 mesaja 280 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    DAVRANIŞ FUKARASI!


    Fakir biri Allah'a sordu; Neden ben bu kadar fakirim?
    Allah şöyle buyurdu: ÇünÄ·ü bağış yapmayı bilmiyorsun!
    Fakir şöyle dedi: Hiç bir şeyim yok ki bağış yapabileyim.
    Allah şöyle buyurdu: Senin varlığın az değil ve sen bunun farkında değilsin!
    -Yüzün var; Onunla gülümseyebilirsin.
    -Dilin var; Onunla başkalarının güzelliklerini konuşabilirsin, onunla güzel konuşabilirsin, onunla kederliye teselli olabilirsin, onunla iki insanın arasını sıcak edebilirsin...
    -Kalbin var; Onu başkalarına açabilirsin.
    -Gözlerin var; Onlarla başkalarına iyi niyetle bakabilirsin.
    -Elin var; Onunla düşenleri tutabilirsin.
    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  7. #16
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.014
    Ettiği Teşekkür
    56
    241 mesaja 280 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    " HZ. MUHAMMED MUSTAFA"
    (Niyaz ve Selam olsun)

    "Ben Mirac'a çıktığım gece Cebrail ( as) ile birlikte sidretül münteha'ya vardık. Cebrail ( as) bundan ilerisine gitmek bize nasip ve müyesser değildir .. Buyurun dedi; Andan ileriye gittim, çok hicaplar geçtim, nihayet il-emr bir hicaba geldim..
    Sefa geldin, hoş geldin Habibi zişan deyi verayı hicabdan bir seda ( nida) geldi.. Ol seda Ali" den olmağla sual ettim ki YA RAB, bu hitab-ı İzzet Ali lisanına (sesine ) benzer. İmdi Allah'ı Azimişşan buyurdu ki;
    " Ey Habibim, ben Şey'im.
    Lakin eşya gibi değilim. Senin kalbine muttali oldum anda muhabbeti Ali'yi buldum .. Ve Ali ile üffet ve ünsiyyetin olduğundan seni korkmayasın diye Ali lisanı ile söyledim (seslendim)" dedi.."

    ( İmam Cafer-i Sadık Buyruğu )
    Allah Allah..

    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  8. #17
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.014
    Ettiği Teşekkür
    56
    241 mesaja 280 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Hz.Musa (a.s) ve Çoban

    Hazreti Musa, bir gün bir başına dağları dolanırken, uzakta yoksul ve yalnız bir çoban gördü. Çoban dizüstü çökmüş, ellerini semaya açıp dua etmekteydi. Bu durum Hz. Musa’nın çok hoşuna gitti, ama yaklaşıpta çobanın duasını duyunca şaşırdı.
    Çoban Rabb’ine şöyle yalvarıyordu:
    Kurban olduğum Allah ‘ım. Seni ne kadar severim, bir bilsen. ne istersen yaparım, yeter ki Sen iste. Sürüdeki en yağlı koyunu kes desen, gözümü kırpmadan keserim Sen’in için. Koyun kavurması güzeldir Allah ‘ım, kuyruk yağını da alır pilavına katarsın, tadından yenmez olur.
    Hz. Musa duaya kulak kabartarak çobana yaklaştı.
    Çoban Duasına devam ediyordu:
    Yeter ki Sen dile, ayaklarını yıkarım. Kulaklarını temizler, bitlerini ayıklarım. Ne kadar çok severim ben Sen’i. Sana çok hayranım.
    Duydukları karşısında Hz. Musa öfkeden küplere bindi, bağıra çağıra kesti çobanın duasını:
    Hz. Musa:
    Sus, seni cahil adam! Ne yaptığını sanırsın?Allah pilav yer mi? Allah’ın ayakları mı var yıkayasın? Böyle dua olur mu? Külliyen günaha giriyorsun. Derhal tövbe et!
    Çoban, Hz. Musa’dan azarı işitince kulaklarına kadar kızardı, utancından yerin dibine girdi. Bir daha böyle kendi kafasına göre dua etmeyeceğine gözyaşları içinde yeminler etti. o gün akşama kadar Hz. Musa çobanın yanında durup ona temel duaları ezberletti.Sonra “Allah benden razı olur, iyi iş yaptım” diye düşünerek yoluna devam etti.
    Hz. Musa o gece bir ses işitti, seslenen Rabbi idi:
    “Ey Musa! sen bugün ne yaptın? sen ayırmaya mı geldin buluşturmaya mı? Şu garip çobanı azarladın. Onun bana ne kadar yakın olduğunu anlayamadın. Ağzından çıkan lafı bilmese de, O çoban inancında samimi idi. kalbi temiz, niyeti halisti.
    Biz kelimelere bakmayız, Niyete bakarız! kelamlara bakacak olsak yeryüzünde insan kalmazdı!
    Biz çobandan razıydık. başkasına medih olan söz sana zemdir. Ona bal olan sana zehirdir. Sen işittiklerini inkar ve küfür saydın ama bilsen ki bir kabahati varsa bile, ne tatlı kabahattır onun ki”
    Musa aleyhisselam hatasını anladı ertesi gün çobanın yanına gitti çoban duaya durmuştu yine, Ama dünkü heyecanından, samimiyetinden eser yoktu. Öğretildiği gibi yakarmaya gayret gösterdiğinden, aman bir yanlış laf etmeyeyim diye takılıyor, kekeliyor, terliyordu.
    Hz. Musa, çobana ettiğinden pişman olup sırtını okşadı ve dediki:
    ” Ey dost, ben hatalıyım, ne olur affet. Bildiğin gibi dua et.Allah nazarında böylesi daha kıymetlidir.

    alıntıdır...




    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  9. #18
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.014
    Ettiği Teşekkür
    56
    241 mesaja 280 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    HACI BEKTAŞ VELİ ve ŞEMS-İ TEBRİZİ
    Anadolu'ya gelen Mevlana hazretleri Hacı Bektaş Veli'nin ününü duyup Hünkara bir name yazarak 'bizlere bir dede gönderip bizi irşat etsin ' demiştir. O vakit Hacı Bektaş Veli çile dağında otuzaltıbin evliya ile ibadetle meşguldu. Hünkar demiştir ki Molla Hünkar bizden bir dede istemiş eğer derviş isteseydi biz kendimiz gitmemiz lazım gelirdi ancak mabeynimizde otuzaltıbin halefimiz bulunmaktadır birini göndeririz buyurmaktadır. Dönüp etrafına bakarak hanginiz gidersiniz dediğnde Şemsi Tebrizi oturduğu yerden kalkarak ''erenler şahı ben giderim'' dedi. Hazreti Hünkar Hacı Bektaş'ın mübarek sözünden öyle çıktıki ''benlik ile meydana geldin baş ile git başsız gel'' dedi. Derhal Şemsi tebrizi Hünkarın elini öperek yola çıktı. Ve Şemsi Tebrizi Mevlana Haretlerine tabi oldu. Hangisi mürşid hangisi derviş bilinmez ama işin ilginç yanı Mevlana ile Şemsin aralarındaki muhabbeti kıskananlar Şemsi Tebriziyi şehit edip şuan türbesi olan yerde kuyuya başını atıp gövdesini Hacı Bektaş Veliye göndermiştir. Hem Hacı Bektaş'ta hemde konyada iki mezarı vardır. Birinde gövdesi birinde başı. Şemsi tebrizi katledildekten sonra Mevlana hazretleri tamamen kendini soyutlamıştır. Çünkü Mevlanayı Mevlana yapan kişi Şemsi Tebrizidir. Zaten Mevlana da bunu dile kendisi getirmektedir.
    Kaynak İsteyenlere : (İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi Türkçe eski yazı bölümü 4820’deki menkabe sıra 168’de kayıtıdır,,,
    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  10. #19
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.014
    Ettiği Teşekkür
    56
    241 mesaja 280 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    İMAM RIZA ŞİFA MUCİZESİ
    Merhum Mirza, yine Muhammed Hüseyin’den şöyle nakleder:


    Şeyh Muhammed Hüseyin, İmam Rıza’yı (as) ziyaret etmek amacıyla Irak’tan Meşhed’e hareket etmişti. Mukaddes Meşhed’e girdikten sonra parmağında bir yara belirdi.Yara onu oldukça rahatsız ediyordu.Birkaç alim arkadaşı onu hastaneye götürdü. Nasrani cerrah parmağın hemen kesilmesi gerektiğini, aksi taktirde yaranın yukarılara da sirayet edeceğini söyledi.
    Şeyh, parmağının kesilmesini kabul etmedi.Doktor, “Yarına kadar beklersen, bileğine kadar olan bölümü kesmek zorunda kalacağız” dedi.
    Şeyhin ağrıları daha da artmıştı.Akşamdan sabaha kadar inleyip durdu.Ertesi gün parmağının kesilmesine razı oldu.Hastaneye götürdüklerinde cerrah, eli görünce bileğine kadar olan bölümü kesmeleri gerektiğini belirtti.Ama şeyh bunu da kabul etmeyip sadece parmaklarının kesilmesine rıza gösterdi.Cerrah, ısrarının hiçbir faydası olmadığını ve böyle kalırsa daha da yukarılara sirayet edebileceğini söyledi.Şeyh bu işe razı olmayarak eve döndü.
    Ne yazık ki ağrıları git gide artıyordu.Öyle ki, ertesi gün elinin kesilmesine de razı oldu. Tekrar cerraha gidildi.Doktor eline bakınca yaranın daha yukarılara sirayet ettiğini gödü ve omzuna kadar olan bölümün kesilmesi gerektiğini söyledi. “Bugün kolunuz kesilmezse, ertesi gün yara başka uzuvlara da sirayet eder; sonra da kalbinize işler ve bu hastalıktan ölüp ölüp gidersiniz!” dedi. Şeyh , kolunun omzuna kadar kesilmesina razı olmadı.
    Ne var ki ağrıları artık dayanılmaz bir hale gelmişti. Bu yüzden sabahlara kadar inleyip duruyordu. Arkadaşları kolunun omzuna kadar kesilmesi için onu ikna edip hastaneye kaldırdılar. Henüz yolsa giderlerken Şeyh, arkadaşlarına dönerek “Hastanede ölebilirim. Önce beni İmam’ın Türbesine götürün.” dedi. Nihayet türbeye gelmişlerdi. Bir köşeye oturup ağlamaya başladı.İmam’a “Ey efendim!Ziyaretçinizin böylesi bir musibete düştüğünüzü gördüğünüz halde nasıl feryadına yetişmezsiniz? Halbuki siz çok merhametli imamsınız; özellikle de ziyaretçilerinize daha çok merhamet edersiniz!” diye şikayette bulundu.
    Şeyh bu yakarışlarından sonra baygınlık geçirip yere uzandı.Tam o sırada (mukaşefe aleminde) İmam Rıza’yı (as) gördü. İmam, mübarek ellerini şeyhin omuzlarına ve parmaklarına sürüp “Artık iyileştin!” dedi.
    Şeyh kendine geldiğinde ağrılarından bir eser kalmadığını fark etti. Durumu arkadaşlarına belli ettirmeyip onlarla birlikte tekrar Nasrani cerraha gitti. Cerrah, Şeyh’in elini iyice kontrol etti.Parmağında ve kolundaki yaradan eser kalmamıştı.Yaranın diğer kolunda olduğunu sanıp onu da kontrol etti. Ama bir şey göremedi.Şeyh’e “İsa Mesih’i mi gördün?” diye sordu.
    Şeyh, “İsa Mesih’ten daha üstün birini gördüm; O bana **** verdi” diye cevap verdi.Daha sonra İmam’ın kendisine nasıl **** verdiğini ona da anlattı.
    ————-YAZAR: BEYTÜL AHZAN TARİH: 2 EYLÜL 2009
    “Gizemli Öyküler” kitabından alıntıdır.
    Yazar: Ayetullah Destgayb
    Öykü:9 Sayfa:32

    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  11. #20
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.014
    Ettiği Teşekkür
    56
    241 mesaja 280 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    İMAM HÜSEYNİ Mucize
    Merhum Muhammed Rahim İsmail Beyg. Ehlibeyt’e (as) tevessül etme ve İmam Huseyin’e (as) kalbi bağlılık konusunda eşine az rastlanır takva sahibi kimselerdendi. Bu yüzden bir takım manevi makamlara erişmişti.Merhum, 1387 Ramazan ayında hakkın rahmetine kavuştu.Kendisi şöyle nakleder:

    “Altı yaşında gözlerimden bir rahatsızlık geçirdim.Bu rahatsızlık, ağrısıyla birlikte üç yıl devam etti ve üç yıl sonra bu hastalık yüzünden iki gözümü de kaybettim.
    Aşura günleri muhterem dayım merhum Hacı Muhammed Taki İsmail Beyg’in evinde mersiye meclisi vardı.Hava çok sıcak olduğundan misafirlere soğuk şerbet ikram ediyorlardı. Dayıma ” Bugün davetlilere ben şerbet dağıtmak istiyorum” dedim. “Gözlerin görmediği için bu işi sen yapamazsın” dedi. Bunun üzerine ” O halde sağlam birini görevlendirin; bana yardımcı olsun” dedim. Dayım da bu teklifimi kabul etti ve bizzat kendisi yarcım ederek misafirlere birlikte şerbet ikram ettik.
    O sırada merhum Muinuşşeria İstehbânatî minbere çıkarak Hz. Zeyneb’in (sa) mersiyesini okudu. Bu mersiye beni çok etkilemişti.Dayanamayıp ağladım ve kendimden geçtim.(Mukaşefe aleminde) ihtişam ve azamet sahibi bir hanımefendi gördüm. Bu hanımefendi Hz. Zeynep (sa) Gözünde bir ağrı hissetmeyeceksin” dedi.
    Gözümü açıp meclistekilere baktım. Sevinçle dayımın yanına koştum.Meclisteki herkes şaşırmıştı. Bir anda etrafıma toplandılar. Dayımın isteği üzerine beni bir odaya götürerek kalabalığı dağıttılar.( Kör olan gözler açılmış )
    Merhum daha sonra şöyle nakleder:
    Yanımdaki alkol dolu kaseyi fark etmeden birtakım deneyler yapıyordum.Yanımdaki alkol dolu kaseyi fark etmeden kibrit yaktım.Ansızın alkol ateş alıp yanmaya başladı.Gözlerimin dışında bütün bedenimi ateş aldı.Birkaç ay hastanede tedavi gördüm. Bana ” Nasıl oldu da gözlerin sağlam kaldı?” diye soranlara bunun, İmam Huseyin’in (as) bir vergisi olduğunu, ömrümün sonuna kadar gözlerimin ağrımayacağını vaat ettiklerini söylüyordum.
    —-
    YAZAR: BEYTÜL AHZAN TARİH: 18 AĞUSTOS 2009
    “Gizemli Öyküler” kitabından alıntıdır.
    Yazar: Ayetullah Destgayb
    Öykü:32 Sayfa:71

    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 3 kullanıcı var. (0 üye ve 3 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.