alevilik,alevi forum,Alevi forumu,alevi,aleviler,alevilik tarihi


Toplam 6 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 6 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree1Likes

Alevi kimdir ? Alevilik Kriterleri / Hamza AKSÜT

Alevilik Genel

Kategorisinde ve Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları Forumunda Bulunan Alevi kimdir ? Alevilik Kriterleri / Hamza AKSÜT Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçeriği Kısaca ->> Türkiye’de Alevilik üzerine kafa yoranların ve yazı üretenlerin unuttuğu ya da değinmediği bir nokta vardır: Alevi kimdir , ya da bir kişiye Alevi demek için hangi kriterler kullanılmalıdır ? Bir yazının bilimsel nitelik taşıması için o yazıda geçen kavram ve terimlerin giriş bölümünde açıklanması şarttır. Konu Alevilik olunca da aynı ...

  1. #1
    Söz Ola Beri Gele donanma44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu yer
    Şırnak
    İleti
    5.941
    Tecrübe Puanı
    30

    Question Alevi kimdir ? Alevilik Kriterleri / Hamza AKSÜT

    Türkiye’de Alevilik üzerine kafa yoranların ve yazı üretenlerin unuttuğu ya da değinmediği bir nokta vardır: Alevi kimdir, ya da bir kişiye Alevi demek için hangi kriterler kullanılmalıdır ? Bir yazının bilimsel nitelik taşıması için o yazıda geçen kavram ve terimlerin giriş bölümünde açıklanması şarttır. Konu Alevilik olunca da aynı durum geçerlidir. Oysa Türkiye’de Alevilik üzerine yazı yazanların neredeyse tümünün herhangi bir tanımlamada bulunmadığı görülmektedir. Bu durum, anlaşılmazlığa, manipülasyona, istismara açık kapı bırakan önemli bir etkendir. Hatta bazı görüş sahipleri “Alevilik tanımlanamaz, yaşanır” gibi bir şehir efsanesi de yaratmıştır. Türkiye’deki Alevilerde gözlenen kafa karışıklığında ve fraksiyonlaşmad a bu etkenin büyük payı vardır. Düşünsenize, son yirmi yılda yazılanlarda Aleviliğin, Çin’den Fransa’ya, hatta Kuzey Amerika’ya kadar olan coğrafyadaki inançlarla köken bağlantısı olduğuna dair birçok görüş dile getirildi. Şamanizm, Brahmanizm, Budizm, Yesevilik, Haydarilik, Kalenderilik, Sünnilik, Şiilik, Maniheizm, Zerdüştizm, Paulikienizm, Bogomolizm, Katharizm tezleri havada uçuşuyor. Hatta bunlardan Paulikienizm, Bogomolizm ve Katharizm, doğrudan Alevilik olarak tercüme edilerek Dünya tarihinde görülmemiş bir skandala imza atıldı ve ne yazık ki, Alevilerin bir bölümü bu skandalı fark edemeyerek onun çekiciliğine kapıldı ve kiliselere eğilim duymaya başladı.


    Bu durumun baş nedeni, okula giden ve kente göçen ilk kuşağın özgüven eksikliğidir. Oysa çok değil bir kuşak öncesindeki atalarından başlamak üzere Aleviler, tüm dünyaya meydan okurcasına zengin bir edebiyat, müzik ve mizah yaratmış bir topluluktu. Ayrıca, bu topluluk, öteki inançlardan daha fazla yazılı ve sözlü kaynak yaratmıştı. Aleviliğin yazılı kaynağının olmadığı tezinin inandırıcı bir yanı yoktur. Bu tezi üretenler, kendi kafasına göre Alevilik yorumu yapmanın ortamını hazırlama çabasında olanlardır. Bunlar, Alevi deyişlerini sözlü kaynak olarak sunmaktadır ki, kesinlikle yanlıştır. Deyişler, divanlarda ve cönklerde yüzlerce yıl önceden yazılmış ürünlerdir. Nesimi Divanı, Hatayi Divanı gibi. Cönkler de Aşıkların yaşadığı dönemde yazılmış ürünlerdir. Bunların dışında, Buyruk, Kitab-ı Serencam gibi yolun kurallarını ve yapısını anlatan çok önemli kitaplar vardır. Makalatnameler, menakıbnameler, vilayetnameler, erkannameler de işin cabası. Üstelik, Alevilik tarihe karışmış bir yapı değildir. Bulgaristan’dan Basra körfezine kadar geniş bir coğrafyada Alevi topluluklar vardır ve günümüzde bunların büyük bölümü (Türkiye bir istisnadır) Aleviliğin gereklerini yerine getirmektedir.


    Bu durumda yapılması gereken şey gayet basittir. Bu geniş coğrafyada yaşayan Alevileri gözlemek, onları sorgulamak, ayrıca yazılı kaynaklara başvurmak. Oysa araştırmacılar bunları yapmak yerine, özgüven eksikliğinin getirdiği kompleksle Aleviliği oradan buradan gelmiş bir yapı gibi sunmaktadır.
    Bu yazılı kaynaklara ve günümüzdeki Alevi topluluklara baktığımızda Alevilik kriterleri kendiliğinden ortaya çıkacaktır.



    İşte benim kullandığım kriterler:


    1- Bir dede (ya da pir, şeyh) grubundan olan, ya da bu gruba talip olarak bağlı olan


    2-Cem yapan. Buna bağlı olarak yıllık görgü ve sorgudan geçen


    3- Ahiret kardeşi (musahip) olan


    4-Hızır orucu tutan (üç ya da yedi günlük)


    5-Muharrem orucu tutan. (Muharrem orucu yalnızca Alevilerin tuttuğu bir oruçtur. Yaygın kanının tersine Şiiler Muharrem orucu tutmaz, Muharrem yası tutar. 1324 yılında Güneydoğu Anadolu’daki Fırat boylarını gezen bir Arap yazar, buradaki halkın bir bölümünün Muharrem orucu tuttuğunu yazmıştır. Bu halk, Kuran’ın tahrif edildiğine de inanmaktadır. Sözü edilen topluluk Alevilerdir.)


    Bu kriterlerin yanında:


    6-Evliliğin şart olduğu, tek eşliliğin esas olduğu, çok özel durumlar dışında boşanmanın yasak olduğu


    7- Kurbanlı ibadetin temel olduğu, (tavşan yemenin yasak olduğu)


    8-Turna, güvercin gibi kuşların, nergis gibi çiçeklerin kutsal olduğu


    9-Kirvelik kurumunun çok önemli olduğu


    10-İçki yasağının olmadığı, tam tersine 12 Hizmetten birinin dem olduğu


    11-Erkeklerin özel bıyığı


    12-Dede ile talibin evlenmesinin yasak olduğu


    13-Kadının sosyal konumunun öteki inançlara göre çok yüksek olduğu
    gibi kriterleri sayabiliriz.


    Bu kriterlere kuşkusuz birkaç kriter daha ekleyebilirim. Ben bir topluluğu Alevi olarak yazıyorsam, bu kriterleri kullanarak yazıyorum. (Bazı kriterler farklı formlar gösterebilir. Örneğin, Arapça konuşan, daha doğrusu Arap olan Alevilerdeki din amcalığı kurumu tam anlamıyla bir musahiplik olduğu halde form farklılığı vardır.)


    Bu durumda Aleviliğin Maniheizm, Zerdüştizm, Şamanizm, Kalenderilik, Budizm, Paulikienizm, Bogomolizm, Katharizm vb. inançlardan geldiğini iddia edenler kendi kriterlerlerini koyarak konuyu anlatmalıdır. Aksi halde, kendi fantezilerini anlatmış olacaklardır. Ortaya koydukları iddiaların da gerçeklik değeri olmayacaktır.


    Benim sıraladığım kritelere göre bu yapılarla Alevilik arasında bir bağlantı yoktur. Alevilerde et yememe, içki içmeme, evlenmeme gibi kurallar yoktur. Bunlar Maniheizm, Bogomolizm, Katharizm, Kalenderilik gibi yapılarda vardır. Örnek olarak bunlardan Kalenderiler, asosyal kişiler olup görgü ve sorgudan geçemeyecek olan insanlardır. Bunların Alevi olmasına imkan yoktur. Oysa bazı yazarlar, (örneğin Fuad Köprülü, A. Yaşar Ocak gibi) sokakta serseriyane gezen bu kişileri neredeyse Alevi dedeleri ile özdeşleştirmekt edir.


    Şamanizm, Zerdüştizm, Budizm gibi yapılar günümüzde varlığını sürdürmektedir. Örneğin, Alevilik ile Zerdüştizm arasında bağlantı kuranlar, İran’a gidip Tahran’daki Zerdüşt tapınağındaki ayinleri incelemeli, onların kutsal kitabı olan Avesta’yı da inceleyerek somut örnekler sunmalıdır. Ayrıca, Ankara’da dahi bulunan bir şamanı çağırarak onun gösterisini izlemeli ve ona göre iddia geliştirmelidir . Bunlar yapılmayıp da eften püften bazı benzerlikler yakalayarak Aleviliği bu yapılara bağlamak, ciddiyetten uzaktır ve özgüven eksikliğinin ya da ideolojik yamamanın bir sonucudur.


    Yukarıda sunulan kriterler kullanıldığında Aleviliğe an yakın yapının Yezidilik olduğu apaçık ortadadır. Ahiret kardeşliği (musahiplik), kirvelik, Hızır orucu, pir-talip ilişkisi, tavşan yemezlik gibi birçok öge her iki yapıda ortaktır. Kadının konumu da her iki yapıda aynıdır. Alevilik ve Yezidilik arasındaki bu büyük benzerlik gayet doğaldır. Çünkü her iki yapı Mezopotamya’da ortaya çıkmıştır. Alevi topluluklar İran, Irak, Azerbaycan, Suriye, Lübnan, Ürdün, İsrail, Türkiye, Bulgaristan ve Yunanistan’a Mezopotamya’dan dağılmıştır, Aleviliğin temel kurumu olan dede ocakları da bu coğrafyada ortaya çıkmıştır. Bugün bu toplulukların ve dede ocaklarının Mezopotamya’dak i yerlerini nokta nokta sunma olanağımız vardır.


    Sonuç olarak, Aleviliği ve Aleviliğin kökenini bir başka inanca bağlayanlar, kriterlerini ortaya koyarak iddialarını savunmalıdır. Aksi halde bu iddialar, fantezilerden ve ideolojiye malzeme hazırlamaktan öteye gidemeyecektir.


    KAYNAK : [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » İşte New York'a yapılacak cami
    • » Fazıl Say Ankara'da konser verecek
    • » Cezaevinde samanyolu tv’ye izin var,...
    • » 20. Hafta Konuğumuz Atanali
    • » 2 milyar YTLmize ne oldu?
    • » Paris gezisine çıkmaya ne dersiniz?
    • » Atatürk büstü önünde eylem
    • » Sahnede elbisesi koptu! Rezil oldu!
    • » Amasya alevi yerleşim yerleri
    • » KişiLik

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Dersim Ve Atatürk
    • » Sünniler; Hz Ali Sevmekse Alevilik,...
    • » Ayin-i Cem Nedir?
    • » Nusayriler'de Hz. Ali Makamı Anlatımı..
    • » zülfikar'daki iki uç kısım
    • » Yeni dünyada insani kamil olmak
    • » Arzuladığınız nasıl bir Alevilik?
    • » Pir Sultan Abdal Hayatı ve Pir Sultan...
    • » Semah nedir?
    • » İmam Ali’yi kaybeden maslahat gemisine
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] -[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

  2. #2
    Уσℓυ๓ѕυηЧа Ąℓ¡ Mahir B. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu yer
    αηкαяα
    İleti
    2.845
    Tecrübe Puanı
    37

    Standart

    Sevgili Hamza Aksüt, Ankara'da yaşayan şamandan bahsediyor.

    Ankara'daki şaman değil, bir Hak evliyasıdır.

    Ve der ki: Cemde içki olmaz.

    Belli ki sevgili Hamza Aksüt henüz Zöhre Ana'nın yürütmüş olduğu bir ceme girmemiş.

    Bir alevinin en temel kriteri "Pirini Bilmek ve O'nu Bulmaktır"

    Eğer Pirini bulursa zaten gerisi kendiliğinden gelir ve ayakları yere basan bir inançla hayatına devam eder.
    "Benim Testim Kerbela Suyudur..."

    Zöhre Ana


  3. #3
    Forum Gönüllüsü FadimeBK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28-03-2008
    İleti
    2.460
    Tecrübe Puanı
    26

    Standart

    Şamanizm, Zerdüştizm, Budizm gibi yapılar günümüzde varlığını sürdürmektedir. Örneğin, Alevilik ile Zerdüştizm arasında bağlantı kuranlar, İran’a gidip Tahran’daki Zerdüşt tapınağındaki ayinleri incelemeli, onların kutsal kitabı olan Avesta’yı da inceleyerek somut örnekler sunmalıdır. Ayrıca, Ankara’da dahi bulunan bir şamanı çağırarak onun gösterisini izlemeli ve ona göre iddia geliştirmelidir . Bunlar yapılmayıp da eften püften bazı benzerlikler yakalayarak Aleviliği bu yapılara bağlamak, ciddiyetten uzaktır ve özgüven eksikliğinin ya da ideolojik yamamanın bir sonucudur.


    Yukarıda sunulan kriterler kullanıldığında Aleviliğe an yakın yapının Yezidilik olduğu apaçık ortadadır. Ahiret kardeşliği (musahiplik), kirvelik, Hızır orucu, pir-talip ilişkisi, tavşan yemezlik gibi birçok öge her iki yapıda ortaktır. Kadının konumu da her iki yapıda aynıdır. Alevilik ve Yezidilik arasındaki bu büyük benzerlik gayet doğaldır. Çünkü her iki yapı Mezopotamya’da ortaya çıkmıştır. Alevi topluluklar İran, Irak, Azerbaycan, Suriye, Lübnan, Ürdün, İsrail, Türkiye, Bulgaristan ve Yunanistan’a Mezopotamya’dan dağılmıştır, Aleviliğin temel kurumu olan dede ocakları da bu coğrafyada ortaya çıkmıştır. Bugün bu toplulukların ve dede ocaklarının Mezopotamya’dak i yerlerini nokta nokta sunma olanağımız vardır.

    Aleviliği oraya buraya yamamaya çalışacağınıza gelen evliyalara,onla rın getirdiklerine, amaçlarına,geli ş nedenlerine,kim ler olduğuna,kimi temsilen geldiklerine,di llerinden ne döküldüğüne,150 0 yıldır neden dönem dönem geldiklerine,Mu hammed-Ali'nin kim olduğuna,Ehlibe yt'i kimlerin oluşturduğuna dair daha önemli şeylere bir bakın.

    Bugün BUDA dediğimiz,Uzakd oğu'luların taptığı mübarek de Ehlibeyt'ten geliyor,hiç kimsenin aklına gelmeyecek olan Edison,Mozart bunlar hep Hakkın gönderdikleridi r ve hepsinin geliş amacı farklıdır.

    Ankara'da ki şaman dediğiniz Pir Zöhre Ana ise, siz O'na ne derseniz diyebilirsiniz, siz nasıl görürseniz görün,O;hakkın ışığı,Hakkın maşuğu,dünyaya 7 kere gelmiş,dünyayı doludurup boşaltmış,Şahım erdan ALi'nin binbir sıfatından biridir....
    Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

    “Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”



    Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibe yt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

    Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsa n yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldı ğı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsa n en büyük mutluluk budur.
    (Pir Zöhre Ana)

  4. #4
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    23-07-2011
    Bulunduğu yer
    istanbul/bahçelievler-yayla
    Yaş
    34
    İleti
    6
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alevi:Allaha kul,habibin muhammed mustafaya ümmet,veli ve vasi olan hz aliyel murtezaya ve ehlibeyte bağlı kalandır.
    Alevi:Eline,bel ine,diline ve tüm nefsani duygularına sahip olabilendir.
    Alevi:Kin,şidde t,cebir ve nefretten uzak olandır.
    Alevi:Yoluna sık bağlanıp ikrarında daim kalan ve evlilik dahi yapsa ikrarına bağlı biriyle ikrar vererek bu yola girendir.
    Alevi:Yedi ulu ozana bağlı kalıp onların yolu olan türklük yolunu benimseyen ve mustafa kemal atatürk ve onun ilkelerine sadık kalandır.
    Alevi:İbadetini cem evinde yapan,orucunu muharrem ayı ve hızır ayında eli,beli ve dilini terbiye ederek tutandır.
    Alevi:düşkünlük yapmayan,hırsız a ibadetini açmayan,temiz olan ehli kamil kişidir ve irfan sahibidir.İlime önem verendir.,
    Alevi:Kısaca tüm insanlıktan geçen yoldur.Güzel olan herşeydir.Kötüd en uzak olandır.

  5. #5
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    25-07-2011
    Yaş
    28
    İleti
    5
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Doğuştan mı kazanılır? Bazı aleviler sünnilerle evliliğin yasak olduğunu söylüyorlar. Bu sadece peygamber soyundan olanlar için mi geçerli yoksa herkes için mi?

  6. #6
    Söz Ola Beri Gele donanma44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu yer
    Şırnak
    İleti
    5.941
    Tecrübe Puanı
    30

    Arrow

    Alıntı magisa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Doğuştan mı kazanılır? Bazı aleviler sünnilerle evliliğin yasak olduğunu söylüyorlar. Bu sadece peygamber soyundan olanlar için mi geçerli yoksa herkes için mi?
    Magisa can,

    Doğuştan mı kazanılır dediğin zannedersem Alevilik. Eğer böyle ise sorunun cevabı Evet. Burada ki Evet biyolojik olarak Alevi Anne ve Babadan gelmesinden kaynaklanmaktad ır.Felsefik olarak bakarsak; sunni olup ta Alevi inanç ve ibadetlerine bir aleviden daha bağlı sunni arkadaşlarımızı n varlığı inkâr edilemez. Pirimizin dediği gibi :" İçi yezit olduktan sonra,Alevi olmuş ne Sunni olmuş ne !". İnsanlar arasında kesinlikle Alevi-sunni ayrımı yapılmamalıdır. İnsanlık açısından durum budur.

    Ancak konu evlilik olunca durum değişiyor. Teşbihte hata olmaz, "Her ot kendi kökünde biter" sözü Pirlerimizin konu hakkındaki sözüdür. Alevi Alevi ile Sunni sunni ile evlenmelidir.

    Aleviler şehir hayatına geçtikten sonra ne yazık ki inanç ve kültür erozyonuna uğradılar. Gençlerimiz alevi inanç ve ibadetlerinden uzaklaştığı için alevi-sunni evliliklerine bakış açısı da değişti. Artık gençler arasında bu konuya dikkat edilmiyor bunu gözlemliyorum. Tabii gençlerimiz böyle düşünüyor diye Hakikat değişmez...

    Hz.İmam Hasan'ın zehirlenerek şehit edilmesi ile başlayan Ehlibeyt düşmanlığı, insanlar arasında Alevi Sunni ayrılığının temeli oldu.

    Peygamber soyu yani Ehlibeyt'in başlattığı ve uyguladığı kurallar hepimizi için geçerlidir. Aleviliğin temeli zaten Ehlibeyt değil midir? Çünkü Ehlibeyt, Muhammed Ali yoludur. Onların inandıkları inancımız, yaptıkları ise ibadetlerimizdi r.
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] -[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Thread Information

Users Browsing this Thread

There are currently 1 users browsing this thread. (0 members and 1 guests)

Tags for this Thread

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, zohreana@zohreana.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.