alevi köyleri,alevi ünlüler,alevi türküleri,alevi nedir,alevi sözleri


Toplam 5 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 5 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Alevilikte Kurban Bayramı (ALINTIDIR.)

  1. #1
    Forumun Kıpkıdemlisi AYFER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29-08-2008
    İleti
    5.034
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart Alevilikte Kurban Bayramı (ALINTIDIR.)

    Alevilikte Kurban Bayramı (ALINTIDIR.)

    Canlar kurban kelimesinin anlamı Allaha yaklaşmak Allahın rızasını kazanmak demektir
    Yani Allaha manevi açıdan yaklaşmaktır.
    Aslında sadece kurban keserek Allaha manevi açıdan yaklaşılmıyor .Bir fakir sevindirmek bir yoksulun karnını doyurmak insanlara sevgiyle yaklaşmak okumak isteyipte yoksulluktan okuyamayan öğrencileri okutmak kısacası yoksulu ve fakiri sevindirmek Allahın rızasını kazanmak demektir yani kurban kesmedende bunlar yapıldığında kurban yerine geçer

    Canlar kurban geleneği HZ. İbrahimin oğlu ismaili kurban adak etmesiyle başlar.
    HZ. İbrahim çocugu olmadığından Allaha yakınırken ya Rabbim benim günahım neydide bu kadar malım mülküm varken soyumu sürdürecek bir evlad dahi vemedin bana diye yakarırken Tanrı İbrahimin duasını kabul edip ya ibrahim sana bir evlet vereceğim sende dünyada ençok sevdiğini bana kurban edeceksin demesiyle kurban geleneğininde temeli atılmış oldu . ismail dünyaya geldiğinde Hz İbrahim şunu anladıki dünyada ençok sevdiği oğlu ismail di ve Allaha vermiş olduğu sözü yerine getirmesi gerekiyordu.

    İsmail 12 yaşına gelinceye kadar Hz İbrahim sürülerle koyun ve develer kesmesine ramen Allaha vermiş olduğu sözü yerine getirmesi gerekiyordu her gece rüyalarına vermiş olduğu söz geliyordu ve Hz İbrahim içindeki nefsi yenmesiyle ismaili kurban etmek istemide kendi varlığını Tanrı varlığında eritmesi ve böylece tümüyle Tanrıya erişmek isteğidir . Gerçektende
    Hz İbrahim vucudu yoketmeden de Tanrıya varılacağını anladı. Böylece oğlunu ve kendini yok etmekten çekinip elde ettiği bu gerçek kavuşma uğruna maddi bir kurban (koç) adadı ki
    Günümüze değin gelen kurban kesmenin kökü buraya dayanır.

    Hz ibrahimin nefsini yenmesi ismaili bıcak altından kurtaran oydu ogünden bugüne kadar insan oğlunun kurban edilmeyişi insanlar arasında sükran ,sevinç,dilekle rinin kabulolması manasında bugüne kadar bayram havasında yapılarak gelmiştir..


    Bakın bukonuda Genç Abdal nediyor

    Ayn i cem de herkes muradın buldu
    Donandı meclisler nur ile doldu
    Hep erenler evliyalar cem oldu
    Bu dem bayramımız seyranımız var

    Alevilerde ise kurban dendiği zaman asıl kurban nefsini tığlamaktır
    Çünkü Alevilerde dualarda canım kurban tenim tercüman diyerek ikrar verip ikrarında durmaktır, ilim ve irfanla olgunlaşıp erenler yolunda el ele el hakka insani kamil mertebesine erip o meydana gelmektir

    Allah Allah deyip gel bu meydana
    Can baş feda edip götür kurbana
    Boyun eğip yüz sür Şahı Merdana
    Erenler bu meydan er meydanıdır.

    Nesimi bu konuda bakın nediyor

    Canım erenlere kurban
    Serim meydanda meydanda
    İkrarım ezelden verdi
    Canım meydanda meydanda

    Gerçek olan olur gani
    Gani olan olur veli
    NESİMİ ,yim yüzün beni
    Derim meydanda meydanda

    Alevilerde kurban adak yapmanın kuralları vardır her can istediği anda kurban adayamaz
    Özellikle kurban kesecek canlar ev içerisinde dargın küskün olmayacak , kurban adak yaparken aileyi bir araya toplayıp herkeş rızalık vermesi gerekmektedir çünkü bizlerde rızasız lokma yenmez nasılki cemlerde rızalık verilmeden cemler yapılamıyorsa dedeler rızalık almadan cemi yapamıyorsa kurbandada aynı rızalık alınması gerek mektedir.

    Alevilerde özellikle adak kurbanları herhangi bir canın bir dilek dilediğinde ,bir kazadan kurtulduğunda,d ilediği bütün dileklerinin kabul olmasından sonra kurban keserler bu kurbanıda kapı komşuya ve özelikle fakirlere dağıtmaları gerekiyor.
    İkrar kurbanları vardır bu kurbanlar da yapılacak bir cem esnasında gelen bütün canlara cemde lokma olarak sunulur.

    Kurban bayramında ismail aşkına adamış oldukları kurbanını kesmeden önce ailesiylebirlik te bir dergahta bayram ibadeti yaparlar cem seklinde cemal camale dedenin karşısında kurban düvazları söylenir ve secde yapılır. Dergahların olmadığı yerde dedesini eve çağirır ve dede kurbanı n duasını verir ve kurban tığlanır. Alevilerde bayramdendiği zaman dargınların barışması,hasta ziyaretleri,kab ir ziyaretleri,büy üklerimizi ziyaret etmek ,bir fakir doyurmak,yoksul ları ziyaret etmek,ziyaretle re varıp dilek dilemek ve en önemlisi cem olup pir karşısında dua ya durmaktır

    Aslı Şah ı Merdan , Güruh i Naci
    Gerçeğe bağlıdır buyolun ucu
    Senede bir kurban talibin borcu
    Pir i Tarikata indi bu kurban

    Canlar Aleviler biryerleri taşlayarak bayram yapmazlar Alevilerin bayram anlayişı yukarda sıraladıklarımı zdır yaşadığım Tercan bölgesinde böyle bayram yapılır
    Belki yöresel olarak küçük farklılıklar olsada öz itibariyle aynıdır yani kurban kesmekten amaç yoksulun karnını doyurmaktır fakir sevindirmektir, inancınızdaki değerleri yaşatmaktır en önemliside içinizdeki kini kibiri atarak Ailenizle birlikte pirin karşısında özünüzü dara çekmektir piri pak olmaktır.

    Hak Muhammed Ali yoluna gönül verenlerin aşkına
    Hızır yardımcınız olsun

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » Sokak Modası
    • » İsrail sandık başında
    • » Tartıştığı babasını öldürdü
    • » Dört türk imamı fransa`da `laiklik...
    • » Atatürk Suçludur?
    • » .NET Nedir?
    • » "AKP Türkiye'yi Ortaçağ'a geri...
    • » Ona kendini nasıl dinletirsin?
    • » SGK'da yeni dönem
    • » Astsubay Meslek YÜksek Okullari Kanunu

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Alevi nedir, Alevilik nedir?
    • » Hasan KAYA : Türbana neden karşıyım?
    • » İnanç Boyutunda Toprak ve Ağacın Önemi
    • » Ocak Ayında Ankara'da Şimşek Çakması
    • » Aleviliğin oluşumu
    • » Daha etkin bir Alevi örgütlenmesi nasıl...
    • » Alevilik ve Bediüzzaman-2
    • » Alevi kimdir ? Alevilik Kriterleri /...
    • » Cumhuriyet Sonrası Aleviliğe Genel Bir...
    • » Evliyalarla İlgili, Yaşanmış İbretlik...
    Anamın adı Hüsniye Ana
    Babam Şah Üseyin kafası kopa
    Horasan ilinden Karyağdı Ana
    Kimseler bilemez Sultanım burada



  2. #2
    Genel Sorumlu T U N Ç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    41
    İleti
    5.175
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Alevilikle ilgili diğer konularda oluğu gibi, bu konunun da bir doğru bilineni bir de doğru olanı var...

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

  3. #3
    Forum Gönüllüsü adgan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24-02-2008
    Yaş
    42
    İleti
    2.038
    Tecrübe Puanı
    31

    Standart

    Özellikle bir şeye Alevilerin çok dikkat etmesi lazım;

    Kurban eti eğlence, piknik şeklinde yenmez. Hele içkiyle hiç mi hiç yenmez...
    Mustafa dediler benim adıma
    Bir sıfatı Ali bindi atıma
    Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
    Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

    (PİR ZÖHRE ANA)

  4. #4
    Üyemiz kadirkayaalp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    07-04-2008
    Bulunduğu yer
    ankara
    Yaş
    30
    İleti
    33
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    ayfer can emeğine sağlık ama pirimizin verdiği şekilde anlatsan daha iyi olurdu diye düşünüyorum daha önceden arkadaşlarımız Zöhre Anam ile 1 Aralık 2008 Pazartesi günü kendi mekanında bir röportaj yapılmıştı. ordan küçük bi alıntı.

    Pir Zöhre Ana: Halil İbrahim Peygamber’in çocuğu olmadığından dolayı, defalarca Allah’a yalvararak bir çocuğunun olmasını dilemiş ve “Çocuğum olduğu zaman da Allahım, tek sana kurban keseyim, yeterki bu sevinci bana yaşat,” demiş ve bunun karşılığında İsmail Peygamber isminde bir erkek çocuğu dünyaya gelmiştir.

    Ancak her an her gece verdiği ikrarı (Allah’a verdiği sözü) yerine getirmesi gerektiği aklından çıkmamış, içinin acısını da kimseyle paylaşamamıştır . Sonunda, Allah’a asi gelmemek için, bağrına taş basarak, Arafat dağında İsmail Peygamberi kurban etmek istemiştir. Kurban edeceği sırada, Halil Peygamber’in ikrarına sadık bu hareketinin Allah tarafından tekrar kabul edildiği bilinince, İsmail adına koç kurbanı gönderilmiştir.


    Musam Tur dağında koyun güdüyo
    Üç kurt geldi nasibimi ver diyo
    Kuzuyu ver koyun geri gel diyo
    Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

    Koyun meler kuzusuna süt verir
    İsmail’im taş üstünde can verir
    Haktan geldi bu emire ne denir
    Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

    Yum yavrumda bağlıyayım gözlerin
    Haktan aldım Hakka verem sözlerin
    Elif Anan dövsün iki dizlerin
    Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

    Kara koyun mor kuzuya meledi
    Altın tasdan su getirip iç dedi
    Halil sen gel bu kuzudan geç dedi
    Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

    İsmailim seni Haktan istedim
    Yağa yatırıp ben balınan besledim
    Nenni yavrum sen sesini kes dedim
    Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

    Elif Ana üryan büryan dağlandı
    Yas tutupta karaları bağlandı
    İsmailim ip içinde bağlandı
    Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

    Acı olur İsmailim acısı
    İçerimden çıkmaz bıçak sızısı
    Halil bugün kesti körpe kuzusu
    Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

    Aile efradı ve Onu seven Ehlibeyt soyları, iman getiren canlar, bu mucize karşısında sevinçlerinden bayram etmişlerdir. Bu koçu da Allah tarafından gelen “Kurban Lokması” diyerek kendi aralarında şefaatını almak için birer lokma paylaşmışlardır . Gözaydınlığına gelen canlara kısmet olsun diyerek, lokma etmişlerdir.


    Gelin ey dostlarım bayramlaşalım
    Zöhre Ana olmuşum dağlar aşarım
    Derya umman gibi taşıp coşarım
    İsmailim söyler bu da benim başarım

    Bugün arifedir kına yakarım
    Deve oldum her dergaha ıkarım
    Kesilir kurbanlar candan bıkarım
    Hak için kesen yok haram sayarım

    El gördiye kurban kesip can yakma
    Azdırıp kulları kullara takma
    Irzına göz koyup yuvasını yıkma
    Yılandır yavrusu, Zöhrem, ağusuz sanma

    İşte Zöhrem ben dersini vereyim
    Uzat yavrum o dilini yiyeyim
    Tığla kurbanları senden dileyim
    Bunca can yaktılar nasıl güleyim

    İsmailim söyler bağlandı kolum
    Kesildi kurbanım sebeplen kulum
    Çığrışır öksüzler yuvada dulum
    Cebinde yoktur ki metelik pulum

    Arafat dağları sin sin siniler
    İnsanlarla gezer bütün periler
    Toplandı bugün kırklar yediler
    Şahımerdan Ali Pirim dediler

    Yatırdım İsmail’i taşın üstüne
    Cebrail selamın başım üstüne
    Kesildi Üseyin gönlüm töslüye
    Kanlı yaşlar saçar anam Hüsniye

    Almadım İsmail baharım yazım
    Elimde tesbihim dilimdir sazım
    Daha pek körpesin kıyamam kuzum
    Çözüldü bağlarım tutumuyo dizim

    Mezar eştim sana dilek taşını
    Akıttım gözümden kanlı yaşımı
    Filte filte ettim kendi döşümü
    Nere koyam yavrum kesem başını

    Üçüncü Elif’tir Muradım veren
    Kesilmeden yavrum mor kuzun gelen
    İsmail’imin acısı ciğerim delen
    Cebrail Aleyselam selamı veren

    Kılavuz kuşumu saldım yanıma
    Uyumuyor Zöhrem derin uykuda
    Kurbanını keserler boşu boşuna
    Kavurma ederler kendi aşına

    Memleketim Yozgat Yemen’dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali’dir dilim.

  5. #5
    Forumun Kıpkıdemlisi AYFER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29-08-2008
    İleti
    5.034
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart

    Alıntı kadirkayaalp Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ayfer can emeğine sağlık ama pirimizin verdiği şekilde anlatsan daha iyi olurdu diye düşünüyorum daha önceden arkadaşlarımız Zöhre Anam ile 1 Aralık 2008 Pazartesi günü kendi mekanında bir röportaj yapılmıştı. ordan küçük bi alıntı.

    Pir Zöhre Ana: Halil İbrahim Peygamber’in çocuğu olmadığından dolayı, defalarca Allah’a yalvararak bir çocuğunun olmasını dilemiş ve “Çocuğum olduğu zaman da Allahım, tek sana kurban keseyim, yeterki bu sevinci bana yaşat,” demiş ve bunun karşılığında İsmail Peygamber isminde bir erkek çocuğu dünyaya gelmiştir.

    Ancak her an her gece verdiği ikrarı (Allah’a verdiği sözü) yerine getirmesi gerektiği aklından çıkmamış, içinin acısını da kimseyle paylaşamamıştır . Sonunda, Allah’a asi gelmemek için, bağrına taş basarak, Arafat dağında İsmail Peygamberi kurban etmek istemiştir. Kurban edeceği sırada, Halil Peygamber’in ikrarına sadık bu hareketinin Allah tarafından tekrar kabul edildiği bilinince, İsmail adına koç kurbanı gönderilmiştir.


    Musam Tur dağında koyun güdüyo
    Üç kurt geldi nasibimi ver diyo
    Kuzuyu ver koyun geri gel diyo
    Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

    Koyun meler kuzusuna süt verir
    İsmail’im taş üstünde can verir
    Haktan geldi bu emire ne denir
    Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

    Yum yavrumda bağlıyayım gözlerin
    Haktan aldım Hakka verem sözlerin
    Elif Anan dövsün iki dizlerin
    Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

    Kara koyun mor kuzuya meledi
    Altın tasdan su getirip iç dedi
    Halil sen gel bu kuzudan geç dedi
    Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

    İsmailim seni Haktan istedim
    Yağa yatırıp ben balınan besledim
    Nenni yavrum sen sesini kes dedim
    Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

    Elif Ana üryan büryan dağlandı
    Yas tutupta karaları bağlandı
    İsmailim ip içinde bağlandı
    Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

    Acı olur İsmailim acısı
    İçerimden çıkmaz bıçak sızısı
    Halil bugün kesti körpe kuzusu
    Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

    Aile efradı ve Onu seven Ehlibeyt soyları, iman getiren canlar, bu mucize karşısında sevinçlerinden bayram etmişlerdir. Bu koçu da Allah tarafından gelen “Kurban Lokması” diyerek kendi aralarında şefaatını almak için birer lokma paylaşmışlardır . Gözaydınlığına gelen canlara kısmet olsun diyerek, lokma etmişlerdir.


    Gelin ey dostlarım bayramlaşalım
    Zöhre Ana olmuşum dağlar aşarım
    Derya umman gibi taşıp coşarım
    İsmailim söyler bu da benim başarım

    Bugün arifedir kına yakarım
    Deve oldum her dergaha ıkarım
    Kesilir kurbanlar candan bıkarım
    Hak için kesen yok haram sayarım

    El gördiye kurban kesip can yakma
    Azdırıp kulları kullara takma
    Irzına göz koyup yuvasını yıkma
    Yılandır yavrusu, Zöhrem, ağusuz sanma

    İşte Zöhrem ben dersini vereyim
    Uzat yavrum o dilini yiyeyim
    Tığla kurbanları senden dileyim
    Bunca can yaktılar nasıl güleyim

    İsmailim söyler bağlandı kolum
    Kesildi kurbanım sebeplen kulum
    Çığrışır öksüzler yuvada dulum
    Cebinde yoktur ki metelik pulum

    Arafat dağları sin sin siniler
    İnsanlarla gezer bütün periler
    Toplandı bugün kırklar yediler
    Şahımerdan Ali Pirim dediler

    Yatırdım İsmail’i taşın üstüne
    Cebrail selamın başım üstüne
    Kesildi Üseyin gönlüm töslüye
    Kanlı yaşlar saçar anam Hüsniye

    Almadım İsmail baharım yazım
    Elimde tesbihim dilimdir sazım
    Daha pek körpesin kıyamam kuzum
    Çözüldü bağlarım tutumuyo dizim

    Mezar eştim sana dilek taşını
    Akıttım gözümden kanlı yaşımı
    Filte filte ettim kendi döşümü
    Nere koyam yavrum kesem başını

    Üçüncü Elif’tir Muradım veren
    Kesilmeden yavrum mor kuzun gelen
    İsmail’imin acısı ciğerim delen
    Cebrail Aleyselam selamı veren

    Kılavuz kuşumu saldım yanıma
    Uyumuyor Zöhrem derin uykuda
    Kurbanını keserler boşu boşuna
    Kavurma ederler kendi aşına

    Memleketim Yozgat Yemen’dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali’dir dilim.

    Haklısın abicim teşekkür ederim.
    Dikkatimi çekti böyle gerçekle yakından uzaktan alakası olmayan birşeyi paylaşmak istedim.
    Anamın adı Hüsniye Ana
    Babam Şah Üseyin kafası kopa
    Horasan ilinden Karyağdı Ana
    Kimseler bilemez Sultanım burada



Thread Information

Users Browsing this Thread

There are currently 1 users browsing this thread. (0 members and 1 guests)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son İleti: 05-04-2009, 13:37
  2. Cevaplar: 1
    Son İleti: 03-12-2008, 18:04
  3. Kurban Bayramı tatili uzadı. Cuma günü de tatil
    By zümre in forum Güncel Olaylar
    Cevaplar: 0
    Son İleti: 01-12-2008, 23:04
  4. Bir başkadır Zöhre Ana'yla Kurban Bayramı...
    By PELİN in forum Bir Sorum Var
    Cevaplar: 0
    Son İleti: 30-11-2008, 19:21

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, zohreana@zohreana.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.