Gösterilen Sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Trabzon Alevi köyleri

  1. #1
    Söz Ola Beri Gele donanma44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu Yer
    Şırnak
    Mesajlar
    9.641
    Ettiği Teşekkür
    116
    200 mesaja 248 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart Trabzon Alevi köyleri

    Trabzon Alevi köyleri

    Trabzon Akçaabat Eskiköy ve diğer Alevi Çepni köylerinden olan Düzce Gölyaka Yunusefendi ve Kocaeli Kandıra Ballar gibi Alevi Çepni Köylerinin kuruluşu
    XIX. yüzyılın son çeyreğinde Kürtün - Harşit Vadisi yöresinden göç eden Güvenç Abdal Ocağı’na (Taşlıca) bağlı Çepniler buradan Ordu, Giresun, Samsun, Trabzon, Zonguldak, Düzce ve İzmit’e yerleşmişlerdir. Muhtemelen 93 Harbi (1877-1878) sırasında yapılan bu göçler sonrasında gidilen yerlerde Eskiköy, Yunusefendi, Ballar gibi Alevî orijinli köyler kurulmuştur (Kökel, HBVD/XXXV:7). On yıl sonrasında, 1889’da çıkan bir yazıya göre “Gümüşhane’nin Kürtün Nahiyesi ahalisinden oldukları halde önceden hane halkıyla Görele Kazasına nakil ve hicret ederek bir müddet yerleştikten sonra tekrar Kürtün’e dönme talebinde bulunanlar hakkında gereğinin icrası” istenmiş (BOA, 1598/79H.MKT.) ve Çepnilerin yöre içindeki yer değiştirmelerine bir yenisi daha eklenmiştir.
    Kaynak: Harşit Havzasında Çepniler
    SÜLEYMAN PEKİN

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » Davutoğlu hakkındaki 'tehlikeli'...
    • » Mazbatayı aldı heykeli yıktı
    • » çılgın türk özakman’dan ilginç yorum:...
    • » Uribe ve Chavez ağız dalaşına tutuştu
    • » Beklenen MEHDİ, Recep Tayyip Erdoğan mı?
    • » Nene Hatun (1857 - 1955)
    • » yeni Sayfa için Önerinizi Bekliyoruz
    • » FB'den Aragones açıklaması
    • » AKP'nin Başsavcı planı!
    • » 2001’de kafayı bulunca ....

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Erzincan'in Alevi köyleri..
    • » Tekirdag'in Cemevleri (Listesi)
    • » Tokat Alevi Köyleri
    • » üryan hizir/sultan hidir ocaği
    • » Saribal ocaği
    • » şadi aşireti
    • » SEYİTUŞAĞI AŞİRETİ (En Eski Aleviler)
    • » şeyh ahmet dede ocaği
    • » Sivas Alevi Köyleri
    • » Amasya Alevi Köyleri
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] -[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

  2. #2
    Söz Ola Beri Gele donanma44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu Yer
    Şırnak
    Mesajlar
    9.641
    Ettiği Teşekkür
    116
    200 mesaja 248 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart Trabzon"da Alevi olmak hakkında

    Trabzon"da Alevi olmak hakkında


    Hiçbirimiz Alevi nedir, nasıl bir şeydir, kime Alevi denir, bilmiyorduk.
    Küçücük çocuklardık ve trafiğe açık cadde üzerinde yorulmak nedir bilmez şekilde akşamlara kadar top oynuyorduk.
    Alevi kelimesini daha önce hiç duymamıştık ama Ali hepimizin şahıydı.
    Üstad Sezai Karakoç''un çocukluk yıllarından hafızama kazınmış şu dizleri halimizin en güzel izahıydı:
    "Babamın uzun kış geceleri
    hazırladığı cenklerde
    Binmiş gelirdi Ali bir kırata
    Ali ve at, gelip kurtarırdı
    bizi darağacından
    Asyada, Afrikada, geçmişte
    gelecekte
    Biz o atın tozuna kapanır
    ağlardık
    Güneş kaçardı, ay düşerdi,
    yıldızlar büyürdü
    Çocuklarla oynarken
    paylaşamazdık Ali rolünü Ali güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar kahraman
    Ali olmak bir hedef her
    çocukta"
    Gerçekten de, "Çocuklarla oynarken paylaşamazdık Ali rolünü."
    Birçoğumuzun evinde Gölpınarlı''nın "Nehc''ül Belâga"sı vardı. Büyüklerimiz kimi zaman bu kitaptan hikmetli sözler okur, büyük bir saygıyla dinlerdik.
    Ne ki, hiçbirimiz Alevi kelimesini bile duymamıştık.
    Günlerden bir gün, arkadaşlarımızdan en afacanı Birali, top oynadığımız caddenin karşısındaki binayı işaretle, "Bu bodrum katta bir Alevi yaşıyor…" dedi.
    Bir "heyüla" gibi düşmüştü aramıza bu söz. Hem bodrum kat, hem Alevi, hem yaşamak!...
    Ne demek?
    Birbirimize akşama kadar sorduk bunları. Sorduk, lakin, daha sonra kendi sorularımızdan korktuk!..
    Arkadaşımızın Alevi dediği şey nasıl bir şeydi? Bize zararı dokunur muydu acaba?
    Birali''yi sıkboğaz ettik:
    "Nerde gördün oğlum, nasıl bir şey Alevi?.."
    Yemin billah ederek, "Ben de görmedim, duydum sadece…" dedi, Birali.
    Korku ve heyecanla akşamı zor ettik.
    Hep birlikte soteye yatarak Alevi''nin yaşadığı bodrum katı dikizlemeye koyulduk.
    Sonunda esmer, ince, uzun boylu bir delikanlı geldi ve bodrum kata girerek gözden kayboldu.
    Tastamam manyaklaşmış, "Bu mu lan Alevi?.." gibilerinden birbirimize hayretle bakmıştık.
    Şişman lakaplı Necati dedi ki:
    "La oğlum, bu aynen bizim ağabeylerimiz gibi bir şey, bunun neresi Alevi?"
    Böylece, "Alevi ne demek?.." diye, ilk başta sorduğumuz soruya geri dönmüştük.
    Birali dahil kimsede "tıss" yoktu.
    Şişman, ben korkmaya başladım, buradan uzaklaşalım, deyince, "Korkak" diye aşağıladık onu.
    Birali, dışarıda ağabeylerimiz gibi normal bir insandır da, belki evin içinde Alevi oluyordur, gibilerinden bir şeyler geveledi.
    Saklana saklana tül perdenin aralığından bodrum kattan içeri baktık.
    "La oğlum bu adam evde de dışarıdaki gibi, hiç değişmiyor; bunun neresi Alevi?.."
    Bu halde, yani bodrum katın penceresinin kenarından içeri bakarken mahallemizin Maçkalı müftüsü bizi yakalamıştı.
    "Alevi demek, Hz. Ali''den yana olmak, Hz.Ali''yi sevmektir…" diye söze başladıktan sonra, bir daha böyle yapacak olursak kulaklarımızı eşek kulağı gibi çekeceğini söyleyerek azarlamıştı.
    Daha sonra, üniversitede okumak için Trabzon''a geldiğini öğrendiğimiz bu Alevi, kısa sürede hepimizin Cafer abisi oluvermişti.
    Alevi iftarına iştirak eden Başbakan''a karşı, kimi Alevi örgütlerin tepkisi vesilesiyle bu çocukluk anekdotunu aktardığımı söylemeye gerek yok.
    Kim ki bu memlekette, her ne nedenle olursa olsun, tanımanın, anlamanın, kavramanın önüne set çekiyorsa, ayrışmanın üzerinden geleceğini inşa etmeye çalışıyor demektir.
    Hülasa, "Gelin canlar bir olalım" ifadesinde samimiysek, bütün canlara sonuna kadar kapıları açmak zorundayız.

    Kaynak: yenisafak.com/yazarlar/salihtuna/trabzonda-alevi-olmak-hakkinda-8852
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] -[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.