“İktidar, Siyasal İslam, Siyasallaşan Alevilik” isimli kitabı raflarda yerini alan Atilla Şimşek, yeni kitabını anlattı.


Atilla Şimşek, Ceylan Yayınları‘ndan çıkan “İktidar, Siyasal İslam, Siyasallaşan Alevilik” isimli kitabıyla ilgili Kahveli Okur’a verdiği röportajda Aleviliği “taraftarlık” olarak görenlere dikkat çekti.
İşte o röportajdan bir bölüm…
- Kitapta, arka kapaktada yer verdiğiniz üzere geniş bir Alevilik tanımına ulaşıyorsunuz. Peki herhangi birisi Aleviliği tanımlamaya giriştiğinde hangi adımı attığında boşluğa basar? Yani Aleviliği nasıl tanımlamak hata olur?
Herşeyden önce bilimsel objektiflik araştırmaların vazgeçilmez bir önkoşulu olmak zorunda. Siyasal güdümlü olmak, taraftarlık güdüsüyle hareket etmek, Aleviliği bu temelde çeşitli ırk, siyasi görüş v.b.’ne yedekleme çabasından sıyrılamamak, bilimsel objektiflik kaybı üzerinden yanlış değerlendirmelere götürecektir. Fakat öznellikler bağlamında türk, kürt, arap Aleviliği v.b. muhakkak mevcuttur.
Alevilik, tarihinde uğradığı katliamlara bağlı olarak, travma içinde yaşayan bir toplumsallık oluşturmaktadır. Bu durum da yer yer, duygusallık üzerinden oluşan bir bilimsel objektiflik kaybına götürmektedir. Bu da kendisini, örneğin Aleviliği İslam karşıtlığı üzerinden tanımlama çabalarında göstermektedir.


Aleviliği tanımlarken diğer dinleri şablon olarak kullanmak hatalı çıkarımlara götürecektir. Yalnızca diğer dinlerle ortaklaştığı belli noktalarda referanslar alınabilir.
Şablonlarla düşünmenin yol açabileceği bir hata da şudur: Tek tanrılı ibrani dinler dinin belli bir toplumsallaşma modelini de temsil etmektedir. Fakat dinin bu toplumsallaşma modeli evrensel değildir. Alevilik dinin bu toplumsallaşma modeline uymaz. ”Aleviliğin şartları nedir ?” sorusunun sorulmamış olması bundan kaynaklıdır.
Araştırmalarda din kavramının da durağan değil, dinamik bir olgu olduğu unutulmamalıdır. Bu yönüyle hem Hıristiyanlık hem de İslam çıkış süreçleri ve bugünkü halleri karşılaştırıldığında, toplumsal etkileri ve uygulamaları itibarıyla farklar taşımaktadır. Bu farklılıklar yalnızca zamana değil, coğrafyaya göre de değişmektedir. Çünkü dinamik bir olgu olan dinlerin oluşumunda, uygulamalarında ve geçirdiği değişimlerde tarihsel gelişmeler, üzerinde yaşanılan coğrafya, üretim ve mülkiyet ilişkileri, bölge ve toplumlara has kültürel, geleneksel ve göreneksel zemin, diğer akımlarla etkileşim v.b. rol oynamaktadır. Bütün bunlar üzerinden dinlerin günümüzdeki aktüel haline gelinmiştir. Öyleyse kendine özgünlüğünden şüphe duyulmayan Aleviliğin bu noktalardaki yapısı nasıldır?
Alevilik adı altında anılan bektaşilik, dergah pratiği, tasavvuf, vahdet-i vücud düşüncesi, farklı yerel din ve inanç öğeleri İslam’da olduğu gibi bir bütünselliğe sahip değildir. Böylesi bir kabul içinden çıkılamayacak sorulara götürmektedir.

SİSTEME KARŞI DOĞADAN YANA TARİHSEL BİR TEPKİ EVRİLİYOR
- Kitabın son bölümünde Aleviliğin, onu oluşturan mekandan bağımsız yaşanamayacağına benzer düşünceler mevcut. Bir kez terk edilmeye başlanan mekan yeniden kurulabilir mi? Tarih, buna izin verir mi?
Günümüzde alevi toplumu mekanına, köklerine yaklaşımda sistem tarafından yaratılan koşullar üzerinden teslim alınmış durumda. En azından günümüz itibarıyla durum böyle. Bu alanda, bireysellikleri aşan, kendi paradigmasına kavuşmuş sosyal bir düşünce yoğunlaşması yok. Bu Aleviliğin genelde eksik tanımlanmasının da bir sonucu. Dolaysıyla bu konu en iyimser yaklaşımla belirsizliğini koruyor.
Öte yandan gerek Türkiye’de yaşanan belli gelişmeler, gerek iklim değişimi gibi küresel gelişmeler insanlığı doğaya farklı bir gözle bakmaya zorluyor. Biz bunu topraklarında altın aranmasına direnen köylüler ya da şehirden yalnızca yaz için de olsa kaçmak için mayısla beraber köyüne gelen şehirliler olarak, Avrupa’da plastik poşet veya mazotlu araç kullanımının yasaklanması olarak v.b. görüyoruz.
Dolayısıyla insanın mekanından ve doğadan koparan sistem şimdi tarihsel bir tepki üretmeye evriliyor. Alevilierin buradaki konumlanışını iç dinamiklerinde yaratacakları , inançlarına da yansıyan bir farklılıkla bu genel eğilimin buluşma düzeyi belirleyecek.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Tüm forumdan rastgele konular:

  • » içinizdeki ben
  • » F.Bahçe'yi kurtaracak söz!
  • » Yılmaz Özdil - Yas'ak
  • » Ataması yapılmayan öğretmenlere beraat
  • » Çam balının faydaları
  • » Esma-i Hüsna (Esama’ül-Hüsna, Allahın...
  • » TARIH bir ulusun gerçek yuzunu...
  • » Battal Gazi Dergahı
  • » Penisilin alerjisini ne kadar biliyoruz?
  • » Dünyanın en yaşlı insanı öldü

Aynı kategoriden rastgele konular:

  • » Gezi'den bu yana eylemlerde Alevi...
  • » Alevi dedesi özeleştiride bulundu:...
  • » Alevi vatandaşlar muharrem orucunun ilk...
  • » Alevilik inancını açıkça hedef gösteren
  • » Türkiye’deki Alevilerde IŞİD...
  • » Gelin canlar cem olalım..[Duyuru]
  • » Gül, Alevi ve Caferileri Köşk'te...
  • » Alevi örgütleri: Çözüm Meclis'te
  • » Alevi dergâhlarının malları iade...
  • » 'Alevi-Bektaşiyle Fethullah Gülen...'