Gösterilen Sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Türköne ve Baransu neden Alevilere saldırmaya başladı

  1. #1
    Forum Bağımlısı TÜLAY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03-01-2008
    Mesajlar
    2.249
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    38

    Standart Türköne ve Baransu neden Alevilere saldırmaya başladı




    Cemaatçi muhabir Mehmet Baransu ile yine aynı anlayıştan Mümtaz’er Türköne, geçen hafta Alevileri hedef alarak, ikrarlarını yerine getirdiler.

    Baransu’nun Taraf’ta kaleme aldığı yazısı, Eski Genelkurmay Başkanı Karadayı’nın “Dersim Alevi’si olduğunu ama bunu saklayarak yükseldiğini, 28 Şubatın perde arkasında Alevilerin olduğunu” ima ediyor, Türköne ise Zaman Gazetesinde kaleme aldığı yazısında, süreci yorumlarken, “Aleviler Dikkat!” diyordu…

    Alevilere vurmak, istikbalini AKP’ye bağlayan kalem erbabının geçim kapısı haline geldi. Söyledikleri yalan bile olsa, Başbakan’ın; “beni Alevi yargıçlar mahkûm etti” diyerek, Alevileri işaret ettiği günden buyana, yağcılığın bini bir paraya gidiyor! Binlerce gazete, tv, dergi, gazeteci, köşe yazarının hedefinde Aleviler var… Nefret kusuyorlar… “Alevi nefreti” yeni trend! Ne kadar saldırırsan, o kadar makam, para ve yağmalama hakkı tanınıyor… Bu yüzden de saldırının şiddeti günbegün artıyor…

    Haramın yalanla meşrulaştırıldığı ülkede, akıl ve ahlaktan savrulduğunuzda varacağınız yeri kestiremezsiniz. Rüzgâr nereyi istiyorsa sizi oraya savurur… Rüzgârın savurduğu “kadrolu yazıcılardan” Mümtaz’er Türköne ve Mehmet Baransu, yazılarında Pensilvanya’da yazıldığını düşündüğüm yeni senaryonun ipuçlarını verdiler: “Ah şu Aleviler! Aleviler(e) dikkat!” nevinden yazıların çoğalması, bunu işaret ediyor.

    Kürt sorunundan uzlaşı çıkarsa, “Alevi oyununu” gösterime sokacaklar; ötekileştirme ve nefret kampanyasının şiddetlenmesinden bunu anlıyorum…

    İMAMIN ASKERLERİ

    Dönem yezit dönemi, adamlar imamın ordusunda asker! Düğmeye basılması yetti... Ülkeyi yağmalayan, ABD’nde oturup, CIA’yle birlikte Türkiye’nin sömürgeleştirilmesine çalışan, ülkenin âli menfaatlerini satıp paraya ve siyasi güce tahvil eden, en aşağılık-ilkel İslami terör örgütleriyle ittifak yapan, para ve lojistik destek sağlayan, “Alevi ve Şii” diyerek komşu ülkelere savaş açanlar Alevlermiş gibi, Türköne tutuyor, “sahib’i” değil Alevileri uyarıyor!

    İnsani değerlerin, demokrasinin, laikliğin, AKP ve İmamın yanaşmalarının nezdinde hiçbir değeri bulunmuyor. Bizlere, bin yıl öncesinin İslami toplum anlayışını dayatan onlar: “neden şöyle yakarmıyorsun, oruç tutmuyorsun, davul çalmıyorsun, şurada ibadet etmiyorsun; orası ibadethane değildir, öyle inanç olmaz, müşriksiniz, kötüsünüz, camiye gelin, Sünniliği öğrenin, buna zorunlusunuz” diyenler onlar ama suçlu olan Aleviler, iyi mi?

    “İbadethanemin, hocamın, müftülüğümün vb. giderini beraber karşılayalım ama senin ibadethanene vermeyiz: sizi kamuda istihdam etmeyiz, terfilerinizi engelleriz; vali, kaymakam, general, müsteşar, elçi, yargıç, genel müdür yapmayız… Bize tabi olacak, bizim istediğimiz gibi yaşayacaksınız. Atatürk’ten nefret edeceksiniz; Türk-Türkmen kültürünü, geleneğinizi, öğretinizi bırakıp, Arap yaşam biçimine ve inanç anlayışına döneceksiniz…” diyenler, Mümtaz’er Hocanın şürekâsı ama kabahatli olan biziz, İyi mi?

    Bu akıl ve insanlık dışı baskıları gören, inancını açıkça yaşaması halinde binlerce Alevi subay gibi albaylıktan öteye gidemeyeceğini anlayan Karadayı, inancını saklamak zorunda bırakılmış ama kabahatli olan Karadayı’ymış, iyi mi? Nereden nereye geldiğimizi görüyor musunuz? Zulmü, baskıyı ve ayrımcılığı öven yanaşmalara, Karadayı’yı inancını saklamak zorunda bırakan mezhepçi ve ırkçılara, böylesi ilkellikler zaman harcamamıza neden olanlara lanet olsun!

    Karadayı’nın dramına bakın; bir aidiyet ya da bir insan düşünün ki, “mezhebim ortaya çıkacak, makamımdan olacağım” diyerek; tespih, seccade gezdiriyor, bunu teşhir ediyor, Ramazan orucu tutuyor gibi, namaz kılıyor gibi davranıyor ve böyle yaşamaya mahkûm ediliyor. Adeta bir dramı oynuyor… Bu yaşama katlanmalı mıydı, değer miydi; bu bireysel bir tercih; biz, soruları da sorup geçelim…

    Bu düzene hükmeden, kurallarını, konvansiyonlarını koyanlar hangi çevrenin, siyasi anlayışın, dini aidiyetin içinden çıkıyor? “Gazeteciyim” diyen ve gazeteci namusu taşıyanlar, aslında bir trajedi olan bu meselenin neresine bakmalı; mağdurunu mu, mağduriyete neden olanlarını mı sorgulamalı; alışıldığı gibi “vur abalıya mı demeli?”

    Belli ki, sistemin 28 Şubat sürecinde de, öncesinde de, sonrasında da, bugün de değişmeyen tek “ötekisi” Alevilik… Baransu’nun iddia ettiği gibi Alevilik, sisteme göre muteber bir nitelik olsaydı, Kıvrıkoğlu inancını saklar, “aman kimselere söylemeyin, yanarız” der miydi? Askeri ve sivil bürokrasideki uygulama şudur; Sünni, Şafii, dönme, devşirme, Rum, Sırp, Rus, Ermeni, Gürcü… “ne olursan ol gel ama Aleviysen gelme!” Karadayı’yı korumak bana düşmez, elimden de gelmez, hiç de ilgilendirmez. Ama eğer varsa, Karadayı’yı suçundan dolayı eleştirmek başka, “Aleviyse zaten suçludur-şüphelidir; ah bu aleviler var ya” kepazeliğine sarılmak başka şeydir…

    Nesline düşman iki “keklik” Dersim’li Mehmet Yürek ve Mehmet Baransu’nun, Pensilvanya’da kaleme alınan senaryonun sahibiymiş gibi davranması boşuna; Onlar sadece birer figüran. Şunu işliyorlar; “Atatürk, Dersim Alevi katliamının emrini verdi” propagandasını yaygınlaştıralım; Alevilerin Mustafa Kemal’den nefret etmelerini sağlayalım ve Atatürkçülerle olan ittifaklarını kıralım. Solcu, Atatürkçü, Alevi ittifakı parçalanırsa, parçaları yutmamız kolaylaşır.”

    ŞİDDETE BUALAŞMAMIZI İSTİYORLAR

    Tuzağı gördük Sn. Türköne; Alevi, solcu, laik, demokrat, aydın, ODTÜ geleneği, Atatürkçü, cumhuriyetçi birliğini kırmanıza izin vermeyeceğiz…

    AKP’nin ve Fethullah Gülen’in akıl danelerinden olan Mümtaz’er Hocanın, Alevilerin hukukunu teslim eden, zalimleri ikaz eden bir yazısını görmedim. Örneğin; “ey cemaat, ne istiyorsunuz bu Alevilerden; neden zulmediyorsunuz? Haklarını gasp ettiniz, ibadethanelerini ve inançlarını inkâr ettiniz, çocuklarına Sünni müfredatı dayattınız, kimliklerini saklamak zorunda bıraktınız, işlerini aşlarını kestiniz; yeter!” dediğini duyan, okuyan var mı?

    Bu zulüm, elbette yeni değildir; AKP’yle başladığını iddia eden de yok… 1954-55’li yıllardan buyana CHP iktidarları-koalisyonları da dâhil olmak üzere, dozunu sürekli arttıran bir süreç… Ama artık yeter! Gençlere dönüp; “geçer elbet” diyecek halimiz de, ikna edecek sözümüz de yoktur! “Bu bizim kaderimiz, onların zulmetme hakları vardır, biz sığıntıyız” mı diyeceğiz? Hem “biat etmezseniz hak hukuk beklemeyin, eşit yurttaş olmayı unutun!” diyeceksiniz, hem de itiraz ettiğimizde; “Aleviler dikkat!” diyerek, akıl verip sureti haktan görüneceksiniz. Kim dikkat etsin Sn. Türköne, Aleviler mi, iktidarı mı?

    ŞİDDETE BULAŞMAMIZI KİM, NEDEN İSTİYOR?

    Birinci neden haksıza-hukuksuza muhalif olmayı gelenek haline getiren Kızılbaşlık damarıdır. İkinci neden, Aleviler, Atatürk ilkelerinin, Cumhuriyetin, demokrasi ve laikliğin yandaşı olmuştur. Zira Cumhuriyet; üfürükçü, dinci, muskacı, şeyh, ağa, efendi, tarikatçı takımının kör olası düzenini bozup, Alevilerin nefes almalarını sağlamakla kalmamış, devrimlerle ülkenin çehresini değiştirmiş, demokrasi ve laiklik benimsenmiş, kul, birey olmuş, kadına özgürlüğü verilmiştir.

    Üçüncü neden, Alevi’yi uyuşturmak, kaderciliğe mahkûm etmek mümkün olamamaktadır… Emperyalizme karşı durmakta, feleğin çemberine çomak sokmaktadır; “çıbanbaşıdır!”

    Osmanlı artığı devşirmeler şeriat ve saltanat istiyorlar… Şeriatın simgelerini kamuya egemen kılmaya başladılar bile… Avukatlar artık türban takabilecekler. Sıra hâkimlerin türban ve sarık takmalarına geldi. “Türban dinin emri de …” dinin başka emri yok mu? Bir sonraki adım; şer-i hukuk olmayacak mı? İşte o zaman çözülür “Alevi sorunu!” Fetvayı hazırladılar bile. Türköne’nin yazısını okuduğunuzda, Ebusuud’a taş çıkartan örtülü “hedefin” ne olduğu anlaşılıyor. Meğer bütün şiddet örgütleri, Aleviliğe yaslanıyormuş; PKK’nın Alevi kanadı barışı istemiyormuş!

    AKIL VERMEDEN ÖNCE KİMLERLE SARMAŞ DOLAŞ OLDUĞUNUZU GÖRÜN

    Sn. Türköne’nin söz ettiği gibi bir alameti-farikadan söz edecek, bir yurttaş, bir aydın sorumluluğuyla yazı yazacaksanız, öncelikle bu senaryoların CİA-Cemaat alameti-farikası olduğunu görmeniz ve karşısına dikilmeniz gerekir. Emperyalizmle sarmaş dolaş olduğunuza bakmadan bize akıl veriyorsunuz. Önce bu angajmandan kurtulmanız, sonra da birlikte yaşamak zorunda olduğunuz yurttaşların hukukunu savunmanız, “ey iktidar; ne bu kepazelik!” demeniz gerekmez mi?

    Evet, sadece Türkiye’yi değil, bölgeyi ilgilendiren bir senaryo yazıldı… Çatışmanın bir yanında, çağdaş Türkiye’yi talep edenler; diğer yanda emperyalizm ve işbirlikçileri bulunmaktadır. Kör değiliz; ABD+ (AB), Türkiye, İsrail, Barzani ittifakının neyi-kimleri hedef aldığını, Türkiye’de ve bölgede neye tekabül ettiğini görüyoruz…

    Türköne’nin söz ettiği marjinal şiddet örgütlerinin nasıl taban bulduğuna gelince; örgütün yaslandığı, kesimin hukukunu çiğner, yok sayar ve bunu bir devlet-hükümet politikası haline getirirseniz, o kesimden şiddete eğilim gösteren ve “sorunun şiddetten başka çözümü yoktur” diyenlerin yolunu açmış olursunuz… Sn. Türköne; Türkiye üzerine senaryo yazan; A, B, C planları hazırlayan “dost ve müttefiklerinize Alevileri terörize etme” önerisini sizinkiler götürmüş olmasın!

    “Tedbiri” çarpıtmayın; bir sorun olduğu doğrudur ama o sorun; “Alevi sorunu” değil, hem bir rejim, hem de esas olarak bir demokrasi sorunudur…

    Murtaza Demir

    Odatv.com

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » 'Sivas'ta polis aciz kaldı...'
    • » Alevilerin ibadet evi, Cemevi’dir
    • » 28 Şubat sürecinde daha özgürdüm
    • » bu kültürü onaylıyormusunuz (alıntı)
    • » Türkiye'de bin 592 çocuk kayıp
    • » aşık veyselin 35. ölüm yıldönümü
    • » ''Bicirik'' de Anılarda Kaldı...
    • » Hayat Sizin Icin Ne Ifade Eder??
    • » "Milli Güçler" bölündü
    • » Venezuela'daki demir-çelik tesisleri...

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Ali Murat İrat: Türkiye’de bir Alevi...
    • » Alevi Federasyonu Başkanı Remzi...
    • » Alevilerin CHP den Kopması Gerekir
    • » Alevi Çalıştayı'nın ikincisi yarın...
    • » Alevi Haber-Erdoğan Çınar'ın Doğru...
    • » İrlandalı turist Alevi çıktı :)
    • » Mahkemeden talep: Sivas sanıkları...
    • » Aleviler açısından Cumhuriyet neyiifade...
    • » Alevi derneklerinden 3. köprü protestosu
    • » “sünni - alevi yan yana olmalıdır
    "Atatürk büyüktür, ruhu Ali’ dir"

  2. #2
    Forumla Bütünleşmiş gültenilik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    24-02-2008
    Bulunduğu Yer
    İst-Ümraniye
    Mesajlar
    1.651
    Ettiği Teşekkür
    6
    1 mesaja 1 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    33

    Standart

    Alevilerin cumhuriyet demokrasi ve laik anlayşindan ödün vermeyeceklerini bildiklerinden senaryo yazip ortaya atiyorlar.

    Bunlar Türkiye cumhuriyetinde beslenen leş kargalari.Besle kargayi oysun sözü tamda
    bu yalakalar göre.Çatlasanizda patlasanizda damarlarimizda ve ruhumuzda vatan ve
    Mustafa Kemal sevgisi oldukça bizler bu yolda var gücümüzle devam edeceğiz.Ama siz vatan hainlerinin sonu ne olu orasini bilemem.
    Cihana gelmişim Mustafa diye
    Atatürk büyüktür sıfat kim ile
    Allahın yolunda dervişler ile
    Mürşüt kapısıdır Zöhre Ana size


    PİR ZÖHRE ANA

  3. #3
    Yeni Üye elvan_b - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    26-01-2011
    Yaş
    48
    Mesajlar
    252
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Hedefleri Atatürk ve Cumhuriyetti, şimdide Atatürk ve Cumhuriyete bağlı en önemli kitle olan Alevi'leri hedefin merkezine getirmeye çalışıyolar...
    Ama kazdıkları kuyuya kendileri düşecekler.. Çünkü Atatürk'ün attığı temeli yıkacak güç henüz yeryüzünde yok....
    GELİN EY DOSTLARIM BİRLİK OLALIM.
    İKİ CİHAN SELVERİNDEN SORALIM
    SORULUR SORGULAR DARDA DURALIM
    MÜRŞİDİ KAMİL'E KUL OLMADIKÇA...

    ( PİR ZÖHRE ANA )

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.