Gösterilen Sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Hacıbektaş'tan Avrupa'ya Aleviliğin tarihsel yol ayrımı

  1. #1
    Genel Sorumlu T U N Ç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu Yer
    Ankara
    Yaş
    46
    Mesajlar
    5.122
    Ettiği Teşekkür
    0
    4 mesaja 4 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart Hacıbektaş'tan Avrupa'ya Aleviliğin tarihsel yol ayrımı

    Av. HÜSEYİN ÖZBEK


    Köyden kente Hacıbektaş'tan Avrupa'ya Aleviliğin tarihsel yol ayrımı


    Türk halkının dörtte üçünün köylerde yaşadığı, kitle iletişiminin gelişmediği, sözlü kültürün belirleyici olduğu dönemin Aleviliği ile günümüzün metropol Aleviliği üzerine karşılaştırmalı sosyolojik çalışmaların, bilimsel incelemelerin zamanıdır artık.

    Kırsal kesimde tüketime yönelik tarımsal ağırlıklı kapalı ekonomik yapıda durağanlık esastır. Toplumsal değişim yavaş seyreder. Değer yargıları, inanç dünyası, kültürel algı kuşaklar arasında yarılmalara neden olmadan sürdürülür.

    Alevi inancı ve Alevi kültürüyle yetişmiş insanlarımız da Anadolu’ da bu sosyolojik tanıma uygun bir süreci yaşadılar. Bin yılı aşkın bir zaman diliminde birbirinden ayrışması olanaksız inanç ve kültür sarmalına dönüşmüş, Horasan’ dan Anadolu’ya uzanan Türkmen Aleviliği kendi hiyerarşini de oluşturdu.

    Alevi inanç ve kültürünün manevi otoriteleri de bin yılı aşkın bir sürecin damıtılmış saygınlığıyla inanç önderliklerini sürdüre geldiler. Anadolu Aleviliğinin anlatılan inanç kültür sentezinin yaşatılarak geçmişten geleceğe taşınması büyük ölçüde geleneksel hiyerarşinin devamına bağlıdır.

    İçe dönük tarımsal yapının çözülmesi, sanayileşmeyle koşut olarak kırsaldan kentlere göçün yoğunlaşmasıyla ortaya çıkan metropol Aleviliği günümüzün gerçeğidir. Anadolu’ da saygınlık katsayısı yüksek manevi hiyerarşinin metropollerde aynen devamı mümkün müdür? Dedelik-babalık geleneği, ocaklı olma, ocaktan gelme, manevi silsile, Kent Aleviliğinde kırsaldaki gibi mi sürecektir? Yoksa yeniden mi tanımlanacaktır? Bir başka söylemle Anadolu Alevliğinin bin yılda oluşturulan değerler dizgesi, metropol Aleviliğinin sosyolojik sürecinde ciddi değişimlere mi uğrayacaktır?

    Kent Aleviliğinin örgütlenişi, kimlik söylemiyle ortaya çıkışı ve yeniden oluşum sürecinin öncüleri kimlerdir? Dernek, vakıf, federasyon ve konfederasyon önderleri arasında Anadolu Aleviliğinin geleneksel hiyerarşinin mensuplarının oranı nedir? Kent Aleviliğinin geleneksel manevi kaynaklardan gelmeyen önderleri ile manevi kişilikler arasındaki ilişkiler ve hiyerarşik konum nasıl olacaktır?

    Anadolu Aleviliğinin coğrafi dağılımındaki nüfus oranları ile metropol Aleviliği önderliği örtüşmekte midir? Yoksa metropol Aleviliği örgütlenişinde bir ters orantı mı söz konusudur? Alevi tabanda sahip olmadığı sayısal oran ve itibarı, örgütlü kent Aleviliği piramidinin tepesini hedefleyerek sağlamak isteyen örtülü bir patronaj girişimi söz konusu mudur?

    Alevi nüfusun yoğun olduğu köy ve kasabalarda, bin yılı aşkın inanç – kültür sentezinin biçimlendirdiği sosyolojik hiyerarşinin kent Aleviliğinde sürdürülmesi mümkün müdür? Farklı bölgelerden metropollere göçmüş olan Aleviler arasındaki en geniş payda nasıl oluşturulabilir?

    Selçuklu’ dan Osmanlıya, Osmanlıdan Cumhuriyete Anadolu Aleviliğinin tarihsel karakterli hiyerarşisi ile günümüz metropol örgütlenmesi örtüşmekte midir? Metropol örgütlenmesiyle paralellik arz eden politikleşme sürecinin olası sonuçları neler olabilir? Örgütlenme önderlerinin politik kimlikleri, politik tercihleri metropol Aleviliği üzerinde ne ölçüde etkili olacaktır?

    Anadolu’nun geleneksel Aleviliğini temsil eden manevi merkezlerin ve inanç önderlerinin etki ve saygınlığı Metropol Aleviliği üzerinde ne ölçüde sürdürülebilir? Metropol Aleviliğinde günümüzün örgütlenme modeli mi, yoksa gelenek mi daha etkili olacaktır?

    Metropol Aleviliğinin sosyolojik dengelerini bulması, oluşumunun tamamlanması sonuçlanmadan bu sorulara sağlıklı cevap verilemez. Bu süreçte Aleviliğin çoğunluğunu oluşturan, geleneksel kültür ve inanç kodlarını sürdürenlerin ortak paydalarının çıkış noktası olarak alınmaması durumunda yeni yarılmalar gündeme gelecektir.

    Aleviliğin uzun, acılı, sancılı tarihsel yolculuğunda yaşananların, deneyimlerin, damıtılmış inanç kültür sarmalının oluşturduğu hiyerarşinin ve dengelerin sarsılması, örselenmesi, tartışma söylemiyle değersizleştirilmesi yeni acılara, yeni ayrışmalara yol açacaktır.

    Hacı Bektaş’ ın manevi merkez, Hacı Bektaş-ı Velinin manevi önderliği Anadolu Aleviliğinin tartışılmazıdır. Metropol Aleviliğini politik tercihlerin ve örtülü etnisitenin kaldıracı yapmaya çalışanların inisiyatif kazanması durumunda uzun ince yolda yaşanacak yeni acılar kaçınılmazlaşacaktır.

    Yurt dışı örgütlenmeler ayrı bir yazının konusudur. Metropol Aleviliği için söylediklerimiz dışarısı için de geçerlidir. Tarihten, gelenekten, coğrafyadan, inanç köklerinden koparılarak Avrupa laboratuarlarında üretilecek, kendi çıkarlarına göre programlanacak, bizim olmayan, fabrikasyon bir Alevilik Türkiye’ nin önüne konulmak istenmektedir.

    Türk ulusuna, Türkiye Cumhuriyeti’ ne, Hacı Bektaş-ı Veli’ye, Atatürk’ e yabancılaşmış, genetiği ile oynanmış, bizim olmayan bir Alevilik imali için AB laboratuarlarında epeydir yoğun bir çalışmanın varlığı saklanamaz hale gelmiştir.

    Yunus’tan Pir Sultan’a, Fuzuli’ den Şah Hatayi’ ye, Veysel’ den Mahzuni’ ye el veren, dil veren, gönül verenlerin manevi mirasçılarına epey iş düşüyor anlaşılan. Elden ele, dilden dile, gönülden gönüle taşınan manevi mirasın metropollerde kurda kuşa yem edilmemesi için sorumluluk düşüyor hepimize…

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » İyi akşamlar
    • » "Kahvaltı yaptırmadan çocuğunuzu okula...
    • » İşte Hırka-i Şerif'in varisçisi
    • » Gerçeker'den veda ziyareti
    • » nasıl bir kişiliğe sahipsin...???
    • » Yenibosna Cemevi-Kerbela Mersiye
    • » Yıkılan Deniz Gezmiş Köprüsü yenilenecek
    • » Kral ve Eşleri(mutlaka okuyun)
    • » Vladimir Nikolayeviç Ştigaşev ( 1938)
    • » Madam Maria Sklodowska

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Niçin Tunceli’ye yükleniyorlar
    • » Alevilerden ‘Fethullah Gülen’ tepkisi
    • » Alevi açılımı ve sonrası...
    • » Alevilik İnanç Merkezlerine Devletten...
    • » Cami-cemevi projesinde sırada İstanbul...
    • » ehlibeyit namazi
    • » Alevilere Alevilik öğretmekten bir...
    • » 'Alevi dedesinden 12 imamlar'
    • » Caferilere ait Ehlibeyt Camisinin...
    • » 'Alevi açılımı bitmiştir'

  2. #2
    Forum Tiryakisi Dogan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    20-02-2008
    Bulunduğu Yer
    İzmir
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.341
    Ettiği Teşekkür
    18
    7 mesaja 7 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    46

    Standart

    Türk ulusuna, Türkiye Cumhuriyeti’ ne, Hacı Bektaş-ı Veli’ye, Atatürk’ e yabancılaşmış, genetiği ile oynanmış, bizim olmayan bir Alevilik imali için AB laboratuarlarında epeydir yoğun bir çalışmanın varlığı saklanamaz hale gelmiştir.

    Yunus’tan Pir Sultan’a, Fuzuli’ den Şah Hatayi’ ye, Veysel’ den Mahzuni’ ye el veren, dil veren, gönül verenlerin manevi mirasçılarına epey iş düşüyor anlaşılan. Elden ele, dilden dile, gönülden gönüle taşınan manevi mirasın metropollerde kurda kuşa yem edilmemesi için sorumluluk düşüyor hepimize…


    Bu tespitlere katılmamak mümkün mü?
    Alevilik ele alınarak yoğrulacak bir hamur değildir,
    Alevilik, toplum mühendisliğinde kullanılacak siyasal bir araç değildir.
    Alevilik, makam ve menfaate alet edilecek bir oyuncak değildir.
    Kökleri Türk tarihiyle bir olan, 1500 yıldır Muhammed- Ali Sancağını dalgalandıran, havayla, toprakla, suyla bütünleşmiş sonsuza kadar yaşayacak gerçek bir inançtır.

    Bize düşen sorumluluklardan en büyüğü Zöhre Ana gerçeğini görmek ve sahip çıkmaktır.

    "İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

    "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

    "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


    Söz bir, söyleyen bir.

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Şehitlere mezhep ayrımı!
    Elif-K - forum Alevi Haber
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27-08-2015, 20:58
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15-05-2014, 21:16
  3. Kimya'nın Tarihsel Gelişimi
    PELİN - forum Ortaöğretim
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27-11-2008, 23:28
  4. Tarihsel Bir Gerçeklik mi, Ütopya mı?
    T U N Ç - forum Tartışmalar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 29-09-2008, 17:56
  5. Hacıbektaş (Nevşehir-Hacıbektaş)
    Haydar Beştepe - forum Diğer
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 11-02-2008, 18:07

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.