2. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu
Gösterilen Sonuçlar: 11 ile 20 ve 25

Konu: Genel Kültür - Bilinmeyenler

  1. #11
    Forumun Kıpkıdemlisi HüsniyeDuman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Yaş
    28
    Mesajlar
    18.004
    Ettiği Teşekkür
    0
    1 mesaja 1 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    104

    Standart

    Gerçektan yararlı bilgiler bacı eline sağlık
    Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
    Pir Zöhre Ana





    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] -[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

  2. #12
    Bölüm Denetmeni GAMZE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Yaş
    30
    Mesajlar
    7.512
    Ettiği Teşekkür
    8
    13 mesaja 17 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    57

    Question Hapşu'nun manası

    Hapşu´nun manası

    "Hapşuuu!..Çok Yaşa"


    "Çok yaşa", "İyi ve uzun yaşa", "Sağlıklı yaşa","God bless you", "Gesundheit" ve diğerleri...

    Dünyanın her yerinde hapşıran insana söylenen bazı sözcükler. Eski insanlar nefesin veya soluğun ruh olduğuna veya yaşamın özü olduğuna inanırlardı. Tanrı insanı yarattığında soluğunu insanlara üflemişti ve o soluk bedende bulunduğu sürece yaşam sürüyordu. Bu inancın doğrultusunda hapşırınca nefesin durması veya o kasılma hareketinin sonucunda soluğun dışarıya kaçıp gideceğinden korkuluyordu. Bir başka Roma kaynağında ise hapşırma sırasında beyinde oluşan vakumun, içeriye kötü ruhların girmesine neden olacağına veya fırsat vereceğine inanıldığına raslanıyor. Roma´da hapşırmadan çok korkulur ve salgın hastalıkların ortaya çıkacağı düşünülürdü. Daha sonralarda Papa Büyük Gregory döneminde Roma´yı kasıp kavuran veba salgını sayısız insanın canına maloldu ve Papa Gregory ilk kez hapşıran insanlara karşı "God bless you/ Tanrı sizi kutsasın" sözcüğünü kullandı.Sonrası malum...
    Benden evvel ben oldum
    Beni bende ben buldum
    Sahralara indim durdum
    Bana Ali dediler

    Merdan idim dirildim
    Her bedene verildim
    Kırk Kapı dört makamda
    Öldüm öldüm dirildim.

    Mürşit Zöhre Ana..

  3. #13
    Bölüm Denetmeni GAMZE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Yaş
    30
    Mesajlar
    7.512
    Ettiği Teşekkür
    8
    13 mesaja 17 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    57

    Standart Radyo Sesi ve pil

    Pille çalışan portatif radyolarda sesin yüksekliği pilin ömrünü etkiler. Radyo açık, sesi kapalı durumu ile sesin sonuna kadar açık durumu arasındaki fark pillerin ömürlerinin üçte bir kadar kısalmasına neden olur. Ses sonuna kadar açıldığında pillerden çekilen akım yüzde 30 artmaktadır. Bu durum, küçüğünden büyüğüne, pille çalışan ve hoparlörü olan bütün radyo, teyp, volkmen vb. için aynıdır.

    Pillerin kullanış şekilleri de ömürlerini belirler. Bir radyoyu 4 saat sürekli açık tutmak ile birer saatlik aralarla 4 kere açıp kapamak arasında da fark vardır. Piller çalışmıyorken çok az da olsa kendilerini toparlayabildiklerinden, devamlı açık tutulduklarında, aynı toplam süre için ömürleri daha kısa olur. Şüphesiz bu durum ilk çalıştırmada, yani ilk hareket anında daha fazla akını çeken motorları çalıştıran piller için geçerli değildir.

    Pille çalışan hesap makinelerinde, makineyi uzun süre açık tutmak mı pilin ömrünü daha çabuk bitirir, yoksa yapılan işlemlerin yoğunluğu mu? Makinede hesapları yapan mikro işlemci, hesap makinesi çalışıyorken en fazla güç çeken kısmıdır. Ne kadar çok rakamla, ne kadar çok işlem yapılırsa, pillerin ömürleri o kadar kısalır. Hesap makinesi açıldığında, yapılan işlemin dışında akım çeken tek şey ekranın aydınlatmasıdır ki pilin ömrü üzerinde işlemler kadar etkili olamaz
    Benden evvel ben oldum
    Beni bende ben buldum
    Sahralara indim durdum
    Bana Ali dediler

    Merdan idim dirildim
    Her bedene verildim
    Kırk Kapı dört makamda
    Öldüm öldüm dirildim.

    Mürşit Zöhre Ana..

  4. #14
    Bölüm Denetmeni GAMZE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Yaş
    30
    Mesajlar
    7.512
    Ettiği Teşekkür
    8
    13 mesaja 17 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    57

    Standart ilginç gercekler

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    Mavi Renk Ve Sivrisinekler
    Mavi renk, sivrisineklerin herhangi bir renkten iki kat daha fazla ilgilerini çekermiş.

    İnsan Beyni
    Ortalama bir insan, beyninin sadece onda birini kullanırmış.

    750 Bin Arı
    750 bin arı arka arkaya dizilse, uzunlukları 9 kilometreyi bulurmuş. Toplam ağırlıkları ise ancak 75 kilograma ulaşırmış.

    Oksijen-Karbondioksit
    İnsan daha çok oksijen alabilmek ve vücudundaki karbon gazını boşaltmak için esnermiş.

    Fil Hortumu
    Bir fil hortumu yaklaşık 5 buçuk litre su taşıyabilirmiş

    En Zengin Adamın Telefonu
    Bir zamanlar dünyanın en zengin adamı olan John Paul Getty’nin evinde jetonlu telefon varmış.

    9 Bin Kişilik Restoran
    Çin’deki Beijing Duck adlı restoranda aynı anda 9.000 kişi oturarak yemek yenilirmiş.

    Garip Aralık
    Her insanın ayağının büyüklüğü, dirseğiyle eli arasında kalan kısım kadarmış.

    Bir Gramlık Pamuk
    Bir gram pamuk 23 gram su tutarmış

    Istakozlarun kanı mavidir.

    Sıradan bir ev sineği kanatlarını saniyede yaklaşık 200 kere çırpar.

    Erkek çöl örümceği, çiftlemeden önce bir kimyasal salgılayarak dişisini bayıltır. Çiftleşme, dişi baygınken gerçekleşir ve erkek örümcek işini bitirir bitirmez hızla uzaklaşır. Eğer geç kalırsa dişisi kendine gelir gelmez erkeğini öldürür.

    Bilgisayar kullanıcıları ortalama olarak gözlerini dakikada sadece 7 kez kırparlar.
    Benden evvel ben oldum
    Beni bende ben buldum
    Sahralara indim durdum
    Bana Ali dediler

    Merdan idim dirildim
    Her bedene verildim
    Kırk Kapı dört makamda
    Öldüm öldüm dirildim.

    Mürşit Zöhre Ana..

  5. #15
    Üyemiz ufuk özdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    08-07-2008
    Bulunduğu Yer
    istanbul/ümraniye
    Yaş
    27
    Mesajlar
    157
    Ettiği Teşekkür
    0
    1 mesaja 1 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    13

    Post ilginç bilgiler

    -->sinek kovucu spreyler sinekleri kovmuyor. Sizi gizliyor.Sivrisinegin alicilarini bloke ederek sizin orada oldugunuz anlamamalarini sagliyormus...
    -->Taze kakao içinde bulunan sivi, kan plazmasi yerine kullanilabiliyormus...
    -->Hiçbir kagit parçasi 7 defadan fazla ikiye katlanamiyormus..
    -->Maymunlar her yil uçak kazalarindan daha fazla insanin ölmesine neden oluyormus..
    -->Uyurken TV izlerken oldugundan daha fazla kalori harciyomusuz...
    -->Disçiler dis firçalarinin tuvaletten en az iki metre uzakta tutulmasini tavsiye ediyorlar, siçrama nedeniyle havaya karisan partiküllerden firçanizin korunmasi için...
    -->Mese agaçlari elli yasindan önce palamut vermezmis...
    -->Uzerinde bar kodu bulunan ilk ürün Wrigley's marka sakizıymıs..
    -->Kupa papazi biyiksiz olan tek papaziymis...
    -->Boeing 747'nin kanatlari uçakla uçmayi ilk basaran Wright Kardeslerin uçtugu mesafeden daha uzunmus....
    -->Amerikan Havayollari 1987 yilinda first-class da sunulan salatalardan bir adet zeytin eksiltmek suretiyle 40.000 USD kar etmis...
    -->Venüs saat yönünde dönen tek gezegenmis...
    -->Sabahlari elma kahveden daha fazla uykumuzu açarmis...
    -->Evimizdeki toz parçaciklarinin büyük çogunlugu ölmüs deri dokusuymus...
    -->Marlboro sirketinin ilk sahibi akciger kanserinden ölmus..
    -->Barbie'nin tam adi Barbara Millicent Roberts'mis..
    -->Michael Jordan bir yilda Malezya'daki Nike fabrikasinda çalisan tüm isçilerin toplam gelirinden daha fazla gelir kazanmaktaymis...
    -->Marilyn Monroe'nun alti adet ayak parmagi varmis...
    -->Walt Disney'in kendisi fareden korkarmis...
    -->Inci sirkeye konulursa erirmis...
    -->Inekler merdiven çikabilir, ama inemezlermis...
    -->Ördeklerin vak sesi yanki yapmaz, nedenini de kimse bilmiyormus...
    -->Sabahlari elma kahveden daha fazla uykumuzu açarmis...
    -->Marlboro sirketinin ilk sahibi akciger kanserinden ölmus
    -->Taze kakao içinde bulunan sivi, kan plazmasi yerine kullanilabiliyormus
    Bütün dünya bilir Türk Ordusunu
    Egemenlik kurdum yurt ulusunu
    Dillerde söylenir Allah doğrusu
    Cihana getirdim barışı sulhu

    Gökyüzünde uçar turna katarı
    Türkiye unutma güzel Atanı
    Memleket kurtaran bunca vatanı
    Her gelen gerçeğe çamur atanı

  6. #16
    Bölüm Denetmeni GAMZE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Yaş
    30
    Mesajlar
    7.512
    Ettiği Teşekkür
    8
    13 mesaja 17 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    57

    Standart Terimiz neden kokar?

    En çok alnımız ve ellerimiz terlerken buraları kokmaz da koltuk altlarımız terleyince kokarlar. Aslında ter kokusuzdur, dikkat çekici bir kokuya sahip değildir. Ancak deride birkaç saat kalırsa kokuya neden olur. Kokunun asıl nedeni, derimizde doğal olarak bulunan bakterilerin faaliyetleridir.

    Ter, vücut sıcaklığını dengeli tutmaya, üre ve karbondioksit gibi bazı zararlı maddeleri dışarı atmaya yarar. Ter yapımı saatte ortalama 40 gram, günde l litre olarak süreklidir. Bazen hissedilmeyecek kadar az bazen de tam bir boşalma şeklindedir. Havadaki nem oranı da terin buharlaşmasını etkiler. Terlemeye neden olan etkenler kasların çalışmaları, sıcak hava, ateş yükselmesi gibi nedenlerle beden ısısının artması, stres veya heyecan olabilir.

    Terleme olayını yaratan ter bezleri derinin altına yerleşmişlerdir. Deri yüzeyindeki minik deliklerden dışarıya ter adı verilen sıvıyı boşaltırlar. Ter deyince tek bir anlamı vardır ama ter bezleri tek tip değillerdir. Vücudumuzun farklı yerlerinde farklı türde ter bezleri vardır.

    Ter bezleri sadece memeli canlılarda vardır. İnsanda sayısı 2-3 milyon olan ter bezlerinden ekrin (eccrine) denilen küçük yumak bezler, başta, tüm bedende, avuç içi ve ayak tabanlarında bulunurlar. Bu bezler insanın doğumundan itibaren faaliyete geçerler. Sinir, gerilim, yüksek ateş, acı yemek sonucundaki terlemeler bu bezlerde oluşurlar.

    Ekrin bezlerinden çıkan ter, vücuttan atılması gereken çeşitli kimyasal maddeleri içeren berrak, tuzlu bir sıvıdır ve koku yapmaz. En fazla alın ve avuç içlerinde bulunduklarından şiddetli terlemeler önce buralarda başlarlar.

    Apokrin (apocrine) adı verilen büyük yumak bezler ise koltuk altlarında, üreme organları ve göğüs çevresinde yoğunlaşmışlardır. Bu bezler insanda ergenlik yaşlarında ortaya çıkarlar. Bunların salgıladıkları ter, kokunun nedeni olan bakterilerin çok sevdikleri yağ ve proteinleri içeren, yapışkan ve bulanık bir sıvıdır. Deride uzun süre kalırsa bakteriler tarafından kullanılır ve hoş olmayan vücut kokusu meydana gelir.

    Apokrin ter bezleri her insana kendine özgü bir koku verirler. *****ler insanı bu kokudan tanırlar. Sarı ırktan olanlarda apokrin ter bezleri yoktur. Kuzey Avrupalılar vücudu en çok kokanlar arasındadırlar. Japonların vücutları hemen hemen hiç kokmaz.

    Günümüzde bu kokulardan hoşlanılmasa da, insanın evrim tarihinde apokrin ter bezlerinden çıkan kokuların karşı cinsin dikkatini çekmede rol oynadıkları sanılmaktadır. Ter bezlerinin mekanizması ve niçin koktuğu ancak 19. yüzyılda tamamıyla anlaşılabildiğinden, insanların düzenli yıkanma alışkanlığı edinmesi ile modern deodorant ve terlemeyi Önleyici kozmetiklerin kullanılmasına başlanılması da bu tarihten sonra gerçekleşebilmiştir.
    Benden evvel ben oldum
    Beni bende ben buldum
    Sahralara indim durdum
    Bana Ali dediler

    Merdan idim dirildim
    Her bedene verildim
    Kırk Kapı dört makamda
    Öldüm öldüm dirildim.

    Mürşit Zöhre Ana..

  7. #17
    Forumla Bütünleşmiş güzide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    29-03-2008
    Bulunduğu Yer
    Uzay
    Yaş
    31
    Mesajlar
    1.892
    Ettiği Teşekkür
    0
    1 mesaja 1 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    26

    Standart

    PARİS'TEKİ VERSAİLLES SARAYI'NDA 1300 ODA VARDIR AMA HİÇ TUVALET YOKTUR


    yaf insanlar napıyo lavobasız allahım akla bak
    Babam Seninle Dogdum Seninle Ölecegim Varsın Bana Ölüm Senin Yolunda Senin Işıgında Gelsin Grurumsun Pirimsin Atamsın Örnek Aldıgım Tek Lidersin BABAM
    Atatürk

  8. #18
    Bölüm Denetmeni GAMZE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Yaş
    30
    Mesajlar
    7.512
    Ettiği Teşekkür
    8
    13 mesaja 17 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    57

    Standart Askerlerin selam vremesiii

    Modern orduların hepsinde askerlerin bir şekilde birbirlerini selamlamaları gelenektir. Küçük rütbeli olan selamı başlatır ve selam verdiği üst rütbelinin doğrudan yüzüne bakar.

    Avrupa'da eski çağlarda sadece askerler değil sivil halk da kılıç taşıyordu. Silahlı insanlar karşılaştıklarında sağ ellerini havaya kaldırarak kılıç çekmeye niyetli olmadıklarını birbirlerine belli ediyorlardı. El sıkma, tokalaşma adeti de aynı davranış biçiminden gelişmiştir.

    Romalılar zamanında askerler arasında selamlaşma mecburi ve standart hale getirildi. Selam, kol omuz hizasına, avuç içi dışarı bakacak şekilde kaldırılarak veriliyordu.

    Şövalyelerin başlarından parmak uçlarına kadar çelik zırhlar giydikleri ortaçağ zamanlarında, at üzerinde giderken karşılaştıklarında, birbirlerine yüzlerindeki dostça ifadeyi göstermek için, sol el atın dizginlerini tutmakla meşgul olduğundan sağ elleri ile başlığın gözün önünü kapayan kısmım yukarı kaldırıyor veya başlıklarını tamamen çıkartıyorlardı.

    Zamanla başlıklar küçüldü ve hafifledi. Adet başlığı tek el ile tutup kaldırarak selamlaşmak şeklinde değişti. En sonunda selamlama şapkayı hiç çıkarmadan kenarına parmaklarla dokunmak şekline dönüştü.

    Önceleri dostluğu karşısındakine belli etme amaçlı olan selamlama, günümüzde saygı gösterme ifadesi olarak ordu içi katı disiplinin en önemli unsuru oldu.

    Benden evvel ben oldum
    Beni bende ben buldum
    Sahralara indim durdum
    Bana Ali dediler

    Merdan idim dirildim
    Her bedene verildim
    Kırk Kapı dört makamda
    Öldüm öldüm dirildim.

    Mürşit Zöhre Ana..

  9. #19
    Forumla Bütünleşmiş güzide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    29-03-2008
    Bulunduğu Yer
    Uzay
    Yaş
    31
    Mesajlar
    1.892
    Ettiği Teşekkür
    0
    1 mesaja 1 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    26

    Standart

    güzelmiş
    Babam Seninle Dogdum Seninle Ölecegim Varsın Bana Ölüm Senin Yolunda Senin Işıgında Gelsin Grurumsun Pirimsin Atamsın Örnek Aldıgım Tek Lidersin BABAM
    Atatürk

  10. #20
    Forum Gönüllüsü PELİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu Yer
    ANKARA
    Yaş
    30
    Mesajlar
    6.509
    Ettiği Teşekkür
    1
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    52

    Standart

    Çin Seddi uzaydan görünür mü? Beynimizin sadece yüzde 10’unu mu kullanıyoruz? Esnemek bulaşıcı mıdır? Kediler dört ayak üzerine mi düşerler?

    Su, kuzey yarımkürede ayrı, güney yarımkürede ayrı yönlerde mi döner?
    Giderinden girdap oluştura oluştura akan suyun, kuzey yarımkürede ayrı yönde, güney yarımkürede ayrı yönde döndüğü sanılır, bu da dünyanın dönüş hızına bağlanır. Oysa dünyanın dönüş hızı, suyun yönünü etkileyecek kadar hızlı değildir. Lavabonun yapısına göre yan yana duran iki giderden akan suyu bile ters yönlere döndürebilirsiniz.

    İnsan, beyninin sadece yüzde 10’unu mu kullanır?
    Bilim adamlarını övmek için gazetelerin uydurduğu bir bilgi olmalı. İnsan uyurken bile beyninin büyük kısmı aktiftir. “İnsanlar, beyinlerinin olası potansiyelinin %10’unu kullanıyorlar” deselerdi belki bu kadar saçma olmazdı, beynimizin gerçek potansiyeli hakkında hiçbir fikrimiz yok. Ancak insan beyninin her kıvrımı aktif olarak çalışır. İnanmıyorsanız MR’a girin, rengârenk sonuçları kendiniz görün.

    Bir gökdelenin tepesinden bırakılan bozuk para, birini öldürebilir mi?
    Eğer kötü bir niyetiniz varsa, bozuk para seçmemenizi öneririz. Aerodinamiklikle alakası olmayan biçimini ve pütürlü yüzeyini düşünürsek, Petronas Kuleleri’nin tepesinden bile bıraksanız, evinizin penceresinden aşağı bırakmanızdan bir farkı olmaz.

    Yetişkinler, yeni beyin hücresi üretirler mi?
    Denir ki; 20’li yaşlardan sonra beyin, yeni hücre üretmez, cepten yer, bu yüzden de yaşlandıkça unutkanlaşırmışız. Gerçekten de beynin gelişiminin en hızlı olduğu dönem çocukluk, ancak ondan sonra da beyin hiç durmadan yenilenmeye devam ediyor. Annelerin, çocukları kafalarını bir yerlere çarptığında aptal olacaklar diye endişelenmelerine gerek kalmadı.

    Böcekler kafaları kesildikten sonra da yaşayabilir mi?
    Evet, böcekler kafaları olmadan, açlıktan ölene kadar yaşayabilir. Ama sadece onlar değil, tavuklar da. Tavukların kafaları olmasa da merkezi sinir sistemleri yaşamalarına izin verir. Açlıktan ölene kadar ortada gezinmeye devam ederler. Kuş beyinli işte.

    Tavuk suyuna çorba, soğuk algınlığına iyi gelir mi?
    “İyi gelmek”ten kasıt “iyileştirmek”se, o biraz zor. Ama kastedilen şey “kendini iyi hissettirmek”se, o olabilir. Tavuk suyunun, boğaz ağrılarını rahatlattığı biliniyor. Üstelik sıcak. Üstelik lezzetli. Neden olmasın?

    Esnemek bulaşıcı mıdır?
    Bu konuda hâlâ kesin bilimsel bir veri yok ama şempanzeler bile, birbirlerini esnerken görürse esnemeye başlıyor. Tamamen psikolojik olmakla birlikte, bu satırları okurken bile esnenmeye başlandığını biliyoruz.

    ******lar, afetleri önceden sezer mi?
    ******ların böyle bir yeteneği olduğuna dair hiçbir bilimsel veri yok. En azından bir altıncı hisleri yok. Ancak bizim duymadığımız frekanslardaki sesleri duyuyor olabilirler.

    Bir çiklet yutarsanız, 7 yıl boyunca midenizde kalır mı?
    Doğal gıdaları sindirmekten daha zorsa da çikletlerin mideniz tarafından böyle özel bir muameleye tabi tutulduğu doğru değil. Bu düşüncenin, yapış yapış bir şeyi yutmayalım diye annelerimiz tarafından uydurulduğuna eminiz.

    Çin Seddi, uzaydan görülebilen insan yapımı tek yapı mıdır?
    Daha atmosferden çıkmadan önce görülebildiği doğru. Ancak o yükseklikte mistik olmak istersek piramitleri, sıradan olmak istersek havaalanlarını da görebiliriz. Mesela aydan bakarsanız hiçbir şey göremezsiniz.

    Aynı yere iki kere yıldırım düşer mi?
    Yıldırım, yüksek yerlere düşer, yani etrafta yüksek olan tek bir yer varsa oraya defalarca yıldırım düşebilir. Mesela Empire State binasına yılda ortalama 25 kere yıldırım düşüyor.

    Kediler daima dört ayak üzerine mi düşer?
    Kediler gerçekten de çoğunlukla nazikçe yere inerler. Ancak her zaman değil! Düşme açısı önemlidir. Yani kedi bilinçli olarak atlarsa başına hiçbir şey gelmez, ancak ayağı kaydıysa, yani kazayla düştüyse yere dengesiz düşme ihtimali vardır. Genel kanı olan “ne kadar yüksekten düşerse o kadar iyi” düşüncesi de doğru. Yani ikinci kattan kötü bir açıda düşen kedinin dört ayak üstüne inme şansı, altıncı kattan kayarak düşen bir kedinin dört ayak üstüne inme şansından az, yükseklik, yani artan serbest düşüş süresi, kediye toparlanıp dengesini kurmak için zaman sağlıyor. Ancak bu, gökdelenden düşen kedi de dört ayak üstüne düşecek demek değil.

    Öldükten sonra saçlarımız ve tırnaklarımız uzamaya devam eder mi?
    Etmezler. Ancak vücudumuz su kaybettiği, yani büzüştüğü için tırnakların kökünü kaplayan etler bir miktar çekilebilir. Bu da sanki tırnak uzamış gibi görünmesine yol açar.



    Ben göremem daha uzun boyunu
    Ahret derler kısaltamam yolunu
    Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
    Yetis Ya Üseyin baban gidiyo

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Anıtkabir hakkında bilinmeyenler.. .
    SuLTann - forum Atatürk Haberleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29-04-2014, 14:28
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-01-2012, 20:57
  3. Atatürk ile ilgili bilinmeyenler
    adgan - forum Atatürk Haberleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30-08-2009, 15:16
  4. Diş Hakkında Bilinmeyenler
    HüsniyeDuman - forum Sağlık - Yaşam
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18-12-2008, 12:59
  5. ******lar aleminden bilinmeyenler...
    Pirim_Ali - forum Çevremiz ve Diğer Canlılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-11-2008, 11:40

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.