|
|
Alıntı:
Heyder Nickli Üyeden Alıntı
Derviş, nazarımda "ben çok kitap okudum bak neler de biliyorum" kişiler asla değillerdir. Derviş olan vicdan sahibir.
Kur'an bir manidir. Her şey bir manidier. Maniden maksat ise manadır.
Bu sözüm sadece "alevi-sunni" için değil "müslüman-hristiyan" içinde geçerlidir.
Bakınız, bir yerin altını çiziyorum "uyum sağlıyorsa"
"Ehli beyti ne güzel katletmişler, alevileri de hiç sevmem, çocuğum olsa kesinlikle alevi olmasına izin vermem" diyen bir insan bir aleviye uyum sağlayabilir mi? Hayır.
O yüzden ki "evlenemez! bitti, ne durumda olursa olsun, evlenemez!" biçimindeki bir görüş "zahitlik!" idir.
Bugün cemevlerimizde "yezid sunniller" mi deniyor yoksa "kardeşleri miz" mi deniyor? Ha tabi, aranızda "bizim tek murşidimiz Zöhre Anadır" diyenleriniz var, onlara soruyorum! Sizin için sunniler yezit midir?
Eğer ki halen nazarımızda "sunni" denen toplumun tamamı yezid ise bu insanları cemevlerimizde lanetle anmamız gerekir! Artık yol 2010 olmuş, bu insanları "kardeş" diye anıyoruz, sonrada dönüp "bunlarlarl a evlenirseniz düşkün olursunuz". Her sunni bir mi? Her sunninin beynin örümce ağlı mı olmak zorunda?
İnsanları "alevi,sunni,hr istiyan,yahudi. .." gibi ayıran zihniyet bizden uzaktır. Bizde ikiliğe yer yoktur. "Yaradılanı sevdik yaratadan ötürü".
"Zalim ile masum" vardır. Zalim ise insanlıktan hatta hayvanlıktan bile aşağıdır. Vicdan sahibi masum ise "insandır". Bundan ötürü diyorum ki "insan, insan ile evlenebilir"
|
Sevgii Canlar,
Dervişlik kitap ve mektep okuyan değil, Hak aşkıyla gezen evliyalardır. Dervişlik sonradan olunmaz, Hak tarafından yazılıp, zaman zuhur edince kendini bildirmek suretiyle Ali'nin binbir sıfatından biri olarak ortaya çıkar ve Hak yolunda kendisini bildirir...
Dervişin kendini bildirmesi ilim, ışık ve kerametleriyle olur. Kur-an Allah'ın ilmi ışığı, kerametleri ve mucizeleridir.. .
Onun için Derviş'in kitabı Kur-an, okulu Batın alemi, Hocası Evliyaların şahı Hz. Ali'dir...
Bugün ki Derviş Zöhre Ana'dır. Pirimiz Zöhre Ana'nın gözünde bütün insanlar birdir. Buna delil olarak da bugün kendi kapısında bir sürü sünni kardeşlerimizin gönüllü olarak Ali kapısına hizmet edip, Zöhre Ana'yı Pir bilmeleri, ve de Zöhre Ana'nın öğrettiği Ehlibeyt ibadetlerini biz Alevi kardeşleriyle yanyana yapmalarıdır. Bu sünni kardeşlerimiz Alevi sünni evliliğinin olmayacağını bile bile Zöhre Ana'nın yolunda gitmekteler ve buna hiçbir şekilde itiraz etmemektedirler . Bu konuda tek itiraz çok gariptir ki yolunu bilmeyen Alevilerden daha çok gelmektedir. Bu çok üzücü doğrusu...
İnsanlar istedikten sonra her konuda birbirleriyle anlaşabilirler. Bu olması gereken bir olgudur. Ancak her insan anlaşabiliyor diye veya insan insanla evlenebilir şeklinde bir bakış açısı bence doğru bir bakış açısı değildir...
Sonuçta kadın da bir insandır, erkek de bir insandır. Peki o zaman insan insanla evlenebiliyor ise, kadınla kadın, erkekle erkek evlenebilir diyebilirmiyiz? Nitekim bu tür sapıkça evlilikler de yok değildir...
Ancak bu tür hastaca yaklaşımlar zannetmiyorum ki aklı selim düşünen insanlar tarafından kabul görsün...
Bir eşek hayvan olmasına rağmen, At da hayvan olmasına rağmen, birleştiklerind e katır doğmaktadır. Ve soyları ürememektedir.. .
Bir elma fidesi ile armut fidesini aşılayabilirmis iniz. Armut ağacından elma veya elma ağacında armut çıkarabiliyormu sunuz. Sonuçta her ikisi de bitki...
İnsanlar da dünyaya geldiklerinde doğuştan kendilerine verilen bir takım genetik özellikler, renkler, fiziksel özellikler vs. vardır. Bu şekil bulundukları coğrafyanın da etkileriyle şekil olarak birbirinden ayrılmışlardır. ..
Bu gün bir çinli ile bir arap, bir zenci, bir avrupalı birbirinden farklı özellikler taşırlar. Yaratıcı olan Allah bile insanları birbiriyle aynı yaratmamışken onlara değişik özellikler vermişse bizlerin bir şey olmaz deyip, birleşip ne olduğu belirsiz başka insan tipleri yaratalım demesi çok saçma olmaz mı...
Bir zencinin soyunu yürütmesi için zenci kadın ve erkeğin evliliği şarttır. Aynı şekilde diğer ırklarında soylarını devam ettirmesi için bu yolu izlemeleri azım. Yani bu olay yanlızca Aleviler için deği, bütün insanlık için geçerlidir. Sağlıklı soy üremelerinin devamı için buna dikkat edilmesi gerekir...
Aynı şekilde Allah Muhammed Ali yolunu sürdüren ve de bu yolun yürümesinin sağlıklı bir şekilde olabilmesi için de Alevinin bir Aleviyle evlenmesi gerekmektedir. Bunda ayrımcılık falan aramak yanlış olur. Tamamen sağlıklı nesillerin yetişmesi içindir bunlar...
İnsani İlşkiler de kimse Alevi sünni ayrımı yapalım demiyor. Arkadaş olursun, dost olursun, beraber iş yaparsın, bu konuda kimsenin bir şey dediği yoktur. Ancak işin içine soyun yürümesi girince eğer benim soyum yürüsün diyorsanız kendi kanınızdan biriyle evlenmeniz şarttır. Yoksa bir hiristiyan zenciyle evlenseniz, bundan sonra da doğacak çocuklarınız zenci olsa, bir kaç kuşak sonra sizin bir beyaz, veya bir Türk veya bir Alevi olduğunuzu kim nerden bilecek. Veya soyunuzun bu şekil kalacağının bir garantisi olabilir mi...
__________________
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a
(PİR ZÖHRE ANA)
|